‹ Ana sayfa
Yargıtay 1. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2008/3467 K.2010/664

Esas No: 2008/3467 · Karar No: 2010/664 · Karar Tarihi: 08.02.2010
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın bir kişiyi bıçakla yaralamış olması ve bu suçun Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 04/07/2007 tarihli hükmün Yargıtay tarafından incelenmesiyle ilgiliydi. (2) Mahkeme, savunmanın reddedilmesinin yanı sıra delillerin yetersizliği, tıbbi rapor eksikliği ve cezanın belirlenmesinde hatalı değerlendirme nedeniyle mahkeme kararını bozdu ve yeniden inceleme talep etti.
...'ı bıçakla yaralamaktan sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (SEYDİŞEHİR) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04/07/2007 gün ve 233/129 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık ve müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C. Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta, katılan vekilinin vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) Mağdurun tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, mağdurdaki yaralar ile ilgili olarak, Adli Tıp Kurumu'ndan 5237 sayılı TCK.nun 86 ve 87. maddeleri kapsamında rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın, 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca şartla salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun hüküm fıkrasında gösterilmemesi,
c) Kabule göre de;
Mağdurda meydana gelen yaraların sayısı ve tespit edilen özellikleri gözönüne alınarak temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 08/02/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?