‹ Ana sayfa
Danıştay9. Daireİdare Hukuku

Danıştay 9. Daire E.2022/4790 K.2023/5022

Esas No: 2022/4790 · Karar No: 2023/5022 · Karar Tarihi: 30.11.2023
T.C.D A N I Ş T A YDOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/4790 Karar No : 2023/5022 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi ...

**VEKİLİ:** Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

**VEKİLİ:** Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Tem. Oto. Nak. İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve..., 2 ve 3 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; asıl borçlu şirketin kesinleşmiş tüm borçlarının 17/07/2018 tarihinde 7143 sayılı Kanun ve 03/09/2021 tarihinde ise 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, oluşturulan tecil dosyalarına ödeme yapılmadığı, yapılandırmayla birlikte borcun tutarı, vadesi, dönemi ve ödenmemesi halinde sorumlu tutulacak kişi değiştiğinden, bir başka ifadeyle borcun artık nitelik değiştirdiği kabul edildiğinden eski borcun sona erdiği, yeni bir borç doğduğu, eski borçlunun sorumluluğunun da ortadan kalktığı; bu nedenle yenilenen bu borcun ödenmemesi halinde önce asıl borçlu şirkete, şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması durumunda da asıl borçlu şirketin yapılandırma tarihindeki temsilcisine ve ortağına yönelinmesi gerektiği, dava konusu ödeme emirleri içeriği borçlar her ne kadar davacının kanuni temsilci olduğu dönemlere ilişkin ise de, davacının asıl borçlu şirketteki kanuni temsilcilik görevinin sona ermesinden sonra yeni kanuni temsilci tarafından iki kez söz konusu vergi borçlarının da içerisinde yer aldığı şirkete ait borçların yapılandırılması karşısında, gerek yapılandırma sırasında gerekse söz konusu taksitlerin vade tarihlerinde şirketle bağı bulunmayan davacı bu borçlardan sorumlu olmayacağından davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, 7326 sayılı Kanun'un "Ortak Hükümler" başlıklı 9. maddesinin sekizinci fıkrasında "Bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar. Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam eder." hükmü mevcut ise de, bu hükmün asıl borçlu dışındaki sorumluluk hükümlerinin tatbikinde Kanun'un yayım tarihinden önce başlamış olan takip işlemlerine etkisinin bulunduğu, hiç başlanılmamış takip işlemlerinde takip tarihi itibarıyla mevcut yasal düzenlemeler ve somut olay dikkate alınarak sorumluluk değerlendirmesi yapılmasına engel teşkil etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 7326 sayılı Kanunda yer alan "...bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam eder." hükmü dikkate alındığında bu Kanun uyarınca yapılandırılıp koşulları ihlal edilen kamu alacaklarının yeniden takibi sırasında yapılandırma öncesi yapılan işlemlerin geçerliliğini koruduğu ve takibin, alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak, hangi aşamada kaldıysa o aşamadan devam ettirileceği, dolayısıyla kamu alacağı açısından yeni bir hukuki durumun oluşmayacağının ve borcun doğumunda ortak ve yönetici olan şahısların sorumluluğunun devam edeceğinin kabulü gerektiğinden Vergi Mahkemesi kararının gerekçesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, bununla birlikte dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden asıl borçlu şirket nezdine malvarlığı araştırmasının en son 2016 yılı içerisinde yapıldığı, şirket adına dayanak ödeme emirlerinin tebliğinden sonra ise mal varlığı araştırması yapılmaksızın dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği görüldüğünden asıl borçlu şirket adına başlatılan takip sonuçlandırılmaksızın düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan borçlar için 04/07/2016-03/07/2018 tarihleri arasında kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve Kanunya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE

**GEREKÇE:** MADDİ

**OLAY:**... Tem. Oto. Nak. İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ..., 2 ve 3 sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.

**İLGİLİ MEVZUAT:**213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir. 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 2. maddesinde, (1) Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil); a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının, b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine, bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden tahsilinden vazgeçileceği hüküm altına alınmıştır. 09/06/2021 tarih ve 31506 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasında, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, aynı maddenin 8. fıkrasında ise bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği hükme bağlanmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:7143 sayılı yapılandırma Kanundan farklı olarak 7256 sayılı Kanun ve sonrasında yayımlanan 7326, 7440 sayılı Kanunlarla, kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemlerinin ilgili mevzuat kapsamında yapılacağı ve kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği yönünde hüküm getirildiği, bu hüküm dikkate alındığında 7326 sayılı Kanun uyarınca yapılandırılıp koşulları ihlal edilen kamu alacaklarının yeniden takibi sırasında yapılandırma öncesi yapılan işlemlerin geçerliliğini koruduğu ve takibin, hangi aşamada kaldıysa o aşamadan devam edeceği hususunun açıkça belirtildiği görülmüştür.Dosyanın incelenmesinden; kanuni temsilcisi olduğu ... Tem. Oto. Nak. İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emirleri düzenlendiği, ödeme emirlerine konu borçlar için asıl borçlu şirket tarafından, davacının 30/07/2017 tarihi itibarıyla kanuni temsilcilikten ayrılmasından sonra 17/07/2018 tarihinde 7143 sayılı Kanun, 03/09/2021 tarihinde ise 7326 sayılı Kanun uyarınca taksitlendirme talebinde bulunulduğu, 7143 sayılı Kanun uyarınca oluşturulan tecilin 20/03/2019 tarihine kaldırıldığı anlaşılmıştır.Temyize konu kararda; 7326 sayılı Kanundan yararlanılarak borçların yapılandırılması daha sonra yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda borcun yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takibe devam edileceği, daha önceden yapılan takip işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceği yönündeki değerlendirme hukuka uygun ise de; asıl borçlu şirket tarafından 7326 sayılı Kanun kapsamında borçlar yapılandırılmadan önce 7143 sayılı Kanun kapsamında borçların yapılandırıldığı, 7143 sayılı Kanunda da 7326 sayılı Kanunun aksine yapılandırmanın ihlalinden sonra 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan takip işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceğine dair hüküm bulunmadığı ve davacının kanuni temsilciliğinin de bu yapılandırmadan önce sona erdiği dikkate alındığında, yapılandırmayla ortaya çıkan yeni bir hukuki durum nedeniyle yapılandırma sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının yapılandırılan borçlardan sorumlu tutulması mümkün bulunmadığı, yeni kanuni temsilci tarafından 7143 sayılı Kanun uyarınca anılan borçların davacının sorumluluğu sona erdikten sonra şirket adına yapılandırıldığı, 7326 sayılı Kanun kapsamında anılan kanunun yayım tarihinden önce başlamış olan takip işlemlerine etkisi bulunduğu, davacının 7143 sayılı Kanun uyarınca yapılandırılan borç için sorumluluğunun söz konusu olmadığı görüldüğünden davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemini gerekçeli reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.Davalının temyiz isteminin reddine,2.... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?