Danıştay9. Daireİdare Hukuku
Danıştay 9. Daire E.2021/2888 K.2023/324
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2888
Karar No : 2023/324
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
**VEKİLİ:** Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Kardeşler Nakliyat Hafriyat San. ve Tic. Ltd. Şti'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; asıl borçlu şirketin 11/10/2006-07/01/2013 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olan davacının bu döneme ilişkin vergilendirmeye dair ödevlerin ihlal edilmesinden sorumlu tutulacağı, dava konusu ödeme emri içeriği borçlardan kanuni süresinden sonra verilen düzeltme beyannamesi üzerine tahakkuk eden 2010/Ağustos,Eylül,Ekim dönemleri katma değer vergisi, damga vergisi, gecikme faizi yönünden gerek beyannamelerin verildiği gerekse vade tarihleri itibariyle kanuni temsilci olmayan davacının sorumlu tutulması mümkün olmayacağından ödeme emrinin bu kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu ödeme emrinin, 2010/Ocak-Mart, Mayıs-Temmuz, Ekim, Aralık ve 2011/Temmuz,Eylül,Aralık dönemleri katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi borçları yönünden ise davacının kanuni temsilci olduğu dönemlere ilişkin cezalı tarhiyata karşı açılan davanın reddine karar verilmesi neticesinde şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, alacağın şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine şirketten tahsil imkanı kalmayan kamu alacağı için ilgili dönem kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin bu kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu ödeme emri içeriğindeki kamu alacakları 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmışsa da, borçların yapılandırılmasının davacının kanuni temsilci olduğu dönemlere ait vergisel ödevlerin yerine getirilmemesi nedeniyle doğan borçlardan kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ödeme emrinin 2010/Ağustos,Eylül,Ekim dönemleri katma değer vergisi, damga vergisi ve gecikme faizi yönünden iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının, 11/10/2006-07/01/2013 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu, davacının kanuni temsilciliğinin sona ermesinden sonra, 23/11/2016 tarihinde, ödeme emri içeriği borçların asıl amme borçlusu şirket tarafından 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, yapılandırma nedeniyle şirkete ait kamu alacaklarına ilişkin yeni bir hukuki durum ortaya çıktığı, bu durumda yapılandırma sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının söz konusu borçlar nedeniyle sorumlu tutulması mümkün olmadığından, davacının kanuni temsilci sıfatıyla takip edilmesinde ve adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurunun reddine, davacının istinaf başvurusunun ise kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 6736 sayılı Kanun kapsamında asıl borçlu şirketin borçlarının yapılandırdığı, yapılandırma başvurusunun dava konusu ödeme emri içeriği borçları da kapsadığı, ancak yapılandırma şartlarına riayet edilmediğinden ve hiç bir ödemede bulunulmadığından yapılandırmanın iptal edildiği, şirketten tahsil imkanı kalmayan alacağın kanuni temsilci olan davacıdan istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/02/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2888
Karar No : 2023/324
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
**VEKİLİ:** Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Kardeşler Nakliyat Hafriyat San. ve Tic. Ltd. Şti'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; asıl borçlu şirketin 11/10/2006-07/01/2013 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olan davacının bu döneme ilişkin vergilendirmeye dair ödevlerin ihlal edilmesinden sorumlu tutulacağı, dava konusu ödeme emri içeriği borçlardan kanuni süresinden sonra verilen düzeltme beyannamesi üzerine tahakkuk eden 2010/Ağustos,Eylül,Ekim dönemleri katma değer vergisi, damga vergisi, gecikme faizi yönünden gerek beyannamelerin verildiği gerekse vade tarihleri itibariyle kanuni temsilci olmayan davacının sorumlu tutulması mümkün olmayacağından ödeme emrinin bu kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu ödeme emrinin, 2010/Ocak-Mart, Mayıs-Temmuz, Ekim, Aralık ve 2011/Temmuz,Eylül,Aralık dönemleri katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi borçları yönünden ise davacının kanuni temsilci olduğu dönemlere ilişkin cezalı tarhiyata karşı açılan davanın reddine karar verilmesi neticesinde şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, alacağın şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine şirketten tahsil imkanı kalmayan kamu alacağı için ilgili dönem kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin bu kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu ödeme emri içeriğindeki kamu alacakları 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmışsa da, borçların yapılandırılmasının davacının kanuni temsilci olduğu dönemlere ait vergisel ödevlerin yerine getirilmemesi nedeniyle doğan borçlardan kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ödeme emrinin 2010/Ağustos,Eylül,Ekim dönemleri katma değer vergisi, damga vergisi ve gecikme faizi yönünden iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının, 11/10/2006-07/01/2013 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu, davacının kanuni temsilciliğinin sona ermesinden sonra, 23/11/2016 tarihinde, ödeme emri içeriği borçların asıl amme borçlusu şirket tarafından 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, yapılandırma nedeniyle şirkete ait kamu alacaklarına ilişkin yeni bir hukuki durum ortaya çıktığı, bu durumda yapılandırma sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının söz konusu borçlar nedeniyle sorumlu tutulması mümkün olmadığından, davacının kanuni temsilci sıfatıyla takip edilmesinde ve adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurunun reddine, davacının istinaf başvurusunun ise kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 6736 sayılı Kanun kapsamında asıl borçlu şirketin borçlarının yapılandırdığı, yapılandırma başvurusunun dava konusu ödeme emri içeriği borçları da kapsadığı, ancak yapılandırma şartlarına riayet edilmediğinden ve hiç bir ödemede bulunulmadığından yapılandırmanın iptal edildiği, şirketten tahsil imkanı kalmayan alacağın kanuni temsilci olan davacıdan istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/02/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.