Danıştay9. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 9. Daire E.2023/5019 K.2024/1367
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/5019
Karar No : 2024/1367
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Kuyumculuk İnşaat Ltd. Şti.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2007/Ekim-Aralık ile 2008/Ocak-Aralık dönemlerine ait vergi ziyaı cezaları ve 2008/Şubat ile 2007/Aralık dönemleri yargı harçları ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2008/Aralık ile 2009/Ocak, Şubat dönemlerine ait özel usulsüzlük cezaları dışında kalan kısımları bakımından; davacının 01/10/2007-12/03/2009 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu, söz konusu vergi, ceza ve ferilerin doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihlerin davacının kanuni temsilcilik görevinin son bulduğu tarihten sonrasına ilişkin olduğu anlaşıldığından, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin bu kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, kalan kısımlar için ise; asıl borçluşirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak banka mal varlığı sorgusunun yapıldığına ilişkin belge gönderilmediği, özet haciz bildiri tarihleri çıktısının gönderildiği, trafik ve tapu sorgularının ise davacıya ödeme emri tebliğ tarihlerinden sonrasına ilişkin olduğunun anlaşıldığı, bu durumda şirketten usulüne uygun takip edilmesine karşın tahsil edilemediği ortaya konulmayan alacaklar için davacının takip edilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının asıl şirketin kanuni temsilcisi olduğu döneme ait yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun “Terimler” başlıklı 3.maddesinde, amme borçlusu veya borçlu teriminin, amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini ifade ettiği belirtilmiş, tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı terimi ise, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacakları şeklinde tanımlanmıştır.
Bu çerçevede, 213 sayılı Kanunun 10. maddesi hükmüne göre kanuni temsilci sıfatıyla ilgili kişilerin takip edilebilmesi için, asıl borçlu şirket nezdinde vergi borcunun usulüne uygun bir biçimde tarh, tahakkuk ve tebliğ safhalarından geçerek kesinleştirilmesi ve amme alacağının vergi borçlusundan kısmen veya tamamen tahsil imkanının bulunmadığının somut biçimde ortaya konulması, bir başka ifadeyle, asıl borçlu hakkında 6183 sayılı Kanun ile belirlenen takip ve tahsil yollarının tüketilmesi gerekmektedir.
Dosyada, asıl borçlu ... Kuyumculuk İnşaat Ltd. Şti.'nin vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının şirket tüzel kişiliğinden tahsili imkanı kalmadığının anlaşılması üzerine davacı adına ödeme emirleri düzenlenmiştir. Davacı adına ödeme emirleri düzenlenmeden önce söz konusu amme alacağı davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketten tahsil edilmeye çalışılmış, bunun için şirket hakkında malvarlığı araştırılması yapılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda şirket mal varlığının borcu karşılamayacağı ve amme alacağının şirketten tahsilinin mümkün olmadığı hususu tespit edilmiş ve dosyadaki bilgi ve belgelerin de bu durumu teyit ettiği anlaşıldığından davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu nedenle, davalının temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihlerin davacının kanuni temsilciliğinin sona erdiği 12/03/2009 tarihinden öncesine rastlayanlara ilişkin kısmı yönünden bozulması gerektiği oyu ile kararın bu kısmına katılmıyoruz.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/5019
Karar No : 2024/1367
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Kuyumculuk İnşaat Ltd. Şti.'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2007/Ekim-Aralık ile 2008/Ocak-Aralık dönemlerine ait vergi ziyaı cezaları ve 2008/Şubat ile 2007/Aralık dönemleri yargı harçları ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2008/Aralık ile 2009/Ocak, Şubat dönemlerine ait özel usulsüzlük cezaları dışında kalan kısımları bakımından; davacının 01/10/2007-12/03/2009 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu, söz konusu vergi, ceza ve ferilerin doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihlerin davacının kanuni temsilcilik görevinin son bulduğu tarihten sonrasına ilişkin olduğu anlaşıldığından, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin bu kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, kalan kısımlar için ise; asıl borçluşirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak banka mal varlığı sorgusunun yapıldığına ilişkin belge gönderilmediği, özet haciz bildiri tarihleri çıktısının gönderildiği, trafik ve tapu sorgularının ise davacıya ödeme emri tebliğ tarihlerinden sonrasına ilişkin olduğunun anlaşıldığı, bu durumda şirketten usulüne uygun takip edilmesine karşın tahsil edilemediği ortaya konulmayan alacaklar için davacının takip edilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının asıl şirketin kanuni temsilcisi olduğu döneme ait yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun “Terimler” başlıklı 3.maddesinde, amme borçlusu veya borçlu teriminin, amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini ifade ettiği belirtilmiş, tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı terimi ise, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacakları şeklinde tanımlanmıştır.
Bu çerçevede, 213 sayılı Kanunun 10. maddesi hükmüne göre kanuni temsilci sıfatıyla ilgili kişilerin takip edilebilmesi için, asıl borçlu şirket nezdinde vergi borcunun usulüne uygun bir biçimde tarh, tahakkuk ve tebliğ safhalarından geçerek kesinleştirilmesi ve amme alacağının vergi borçlusundan kısmen veya tamamen tahsil imkanının bulunmadığının somut biçimde ortaya konulması, bir başka ifadeyle, asıl borçlu hakkında 6183 sayılı Kanun ile belirlenen takip ve tahsil yollarının tüketilmesi gerekmektedir.
Dosyada, asıl borçlu ... Kuyumculuk İnşaat Ltd. Şti.'nin vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının şirket tüzel kişiliğinden tahsili imkanı kalmadığının anlaşılması üzerine davacı adına ödeme emirleri düzenlenmiştir. Davacı adına ödeme emirleri düzenlenmeden önce söz konusu amme alacağı davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketten tahsil edilmeye çalışılmış, bunun için şirket hakkında malvarlığı araştırılması yapılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda şirket mal varlığının borcu karşılamayacağı ve amme alacağının şirketten tahsilinin mümkün olmadığı hususu tespit edilmiş ve dosyadaki bilgi ve belgelerin de bu durumu teyit ettiği anlaşıldığından davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu nedenle, davalının temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihlerin davacının kanuni temsilciliğinin sona erdiği 12/03/2009 tarihinden öncesine rastlayanlara ilişkin kısmı yönünden bozulması gerektiği oyu ile kararın bu kısmına katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.