‹ Ana sayfa
Danıştay 9. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 9. Daire E.2021/2032 K.2022/4995

Esas No: 2021/2032 · Karar No: 2022/4995 · Karar Tarihi: 20.10.2022
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: OnamaKimin lehine: Davacı
Uyuşmazlık
Davacı, sit alanı ilan edilen ve koruma amaçlı imar planı bulunmadığı için tasarrufu kısıtlanan taşınmazları için re'sen tarh edilen emlak vergisi, katkı payı ve vergi ziyaı cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.
Kaynak pasajlar (1)
  • Dava konusu istem: Davacı adına, 2015 ilâ 2019 yıllarına ilişkin olarak re'sen tarh edilen emlak (arsa) vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
Gerekçe
Danıştay 9. Dairesi, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğuna ve temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (1)
  • Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Sonuç
Davacı, imar planı eksikliği nedeniyle mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmazları için kesilen vergi ve cezaların iptalini istemiştir. Danıştay, yerel mahkeme kararını hukuka uygun bularak temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına hükmetmiştir.
Kaynak pasajlar (4)
  • Dava konusu istem: Davacı adına, 2015 ilâ 2019 yıllarına ilişkin olarak re'sen tarh edilen emlak (arsa) vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
  • Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla; davacının maliki bulunduğu taşınmazları da kapsayan alanın sit alanı olarak ilan edildiği, bununla birlikte, 1/5000 ölçekli Adalar İlçesi Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının mahkeme kararıyla iptal edildiği, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar planının da bulunmaması nedeniyle, taşınmaz üzerinde ne tür bir yapılaşmaya gidileceğinin somut olarak belirlenmediği, bu haliyle gayrimenkul üzerindeki mülkiyet hakkından el verdiği ölçüde istifade edilemediği, idari yapıda oluşan gecikmelerden ötürü halen mevcut bulunmayan koruma amaçlı plan nedeniyle, geçici olarak nitelendirilebilecek geçiş dönemindeki belirsizliğin, ihtilaf konusu taşınmazların tasarrufunu engellediği ve kısıtlı bir mülkiyet hali doğurduğu, bu durumda, 1319 sayılı Yasanın 30. maddesine göre davacıya ait taşınmazın tasarrufunun kısıtlanmış olduğu kabul edilerek emlak vergisinin 1/10 oranında tahsili gerekirken, kısıtlılık hali göz ardı edilerek vergi ceza ihbarnamesi ile davacıya tebliğ edilen emlak (arsa) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payları ve vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu vergi ve cezaların kaldırılmasına karar verilmiştir.
  • Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
  • 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
T.C. DANIŞTAY DOKUZUNCU DAİRE
Esas No: 2021/2032
Karar No: 2022/4995

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediyesi Başkanlığı-...

VEKİLİ: Av....

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av....

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 2015 ilâ 2019 yıllarına ilişkin olarak re'sen tarh edilen emlak (arsa) vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla; davacının maliki bulunduğu taşınmazları da kapsayan alanın sit alanı olarak ilan edildiği, bununla birlikte, 1/5000 ölçekli Adalar İlçesi Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının mahkeme kararıyla iptal edildiği, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar planının da bulunmaması nedeniyle, taşınmaz üzerinde ne tür bir yapılaşmaya gidileceğinin somut olarak belirlenmediği, bu haliyle gayrimenkul üzerindeki mülkiyet hakkından el verdiği ölçüde istifade edilemediği, idari yapıda oluşan gecikmelerden ötürü halen mevcut bulunmayan koruma amaçlı plan nedeniyle, geçici olarak nitelendirilebilecek geçiş dönemindeki belirsizliğin, ihtilaf konusu taşınmazların tasarrufunu engellediği ve kısıtlı bir mülkiyet hali doğurduğu, bu durumda, 1319 sayılı Yasanın 30. maddesine göre davacıya ait taşınmazın tasarrufunun kısıtlanmış olduğu kabul edilerek emlak vergisinin 1/10 oranında tahsili gerekirken, kısıtlılık hali göz ardı edilerek vergi ceza ihbarnamesi ile davacıya tebliğ edilen emlak (arsa) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payları ve vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu vergi ve cezaların kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Adalar İlçesi için geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarının belirlendiği, dolayısıyla, taşınmaz üzerinde ne tür bir yapılaşmaya gidileceğinin somut olarak belirlenemediğinin ileri sürülemeyeceği, taşınmaza ait özel bir düzenleme var ise emlak vergisi kısıtlamasının gündeme gelebileceği, bir alanın plansız kalmasının bu alanda yer alan taşınmazlar için otomatikman kısıtlılık hükümlerinin uygulanmasını gerektirmeyeceği aksine plansız bir yerde bulunan taşınmaz için kısıtlılık hükümlerinin uygulanamayacağı, yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz isteminde bulunandan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nisbi harcın alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.