Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2023/5175 K.2024/7774
T.C. DANIŞTAY
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/5175
Karar No : 2024/7774
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde öğrenci olan davacının üniversite kaydının silinmesine ilişkin Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; idarelerce tesis edilen işlemlerin, kanunun açık hükmüne aykırı olması halinde, açık hata nedeniyle idarelerce her zaman geri alınabileceği 22/12/1973 tarihli E:1968/8 ve K:1973/14 sayılı Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı gereği olduğu, 2020-2021 eğitim öğretim yılında davalı üniversitenin Tıp Fakültesi'ne uluslararası öğrenci statüsünde kayıt yaptıran davacının, Şanlıurfa İli, Viranşehir Karacadağ Anadolu Lisesi mezunu olduğu ve ayrıca yurtdışında bulunmaksızın Belarus'taki bir liseden mezun olduğu, bu haliyle, 2547 sayılı Kanun'un 45/f maddesinde öngörülen "ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlamış olma" şartı ile Yükseköğretim Kurulu tarafından hazırlanan Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'da belirtilen "T.C. uyruklu olup ortaöğreniminin (lise) tamamını Türkiye’de veya KKTC’de tamamlayanların, (...) başvurularının kabul edilmemesi" şartını sağlamadığı anlaşıldığından ve Danıştay kararları da dikkate alındığında, davacının kazanılmış hakkından ya da haklı beklentisinden de söz edilemeyeceğinden, öğrenci kaydının silinmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Türkiye'de bir ortaöğretim diploması aldıktan sonra yurtdışında online ya da örgün olarak tekrar ortaöğretim eğitimi alınması üzerine Türkiye'de üniversite sınavına tabi tutulmaksızın uluslararası öğrenci statüsünden faydalanılarak üniversite eğitimi alınabileceğine ilişkin bir hak olmadığı gibi bu eğitime bağlı denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'deki lise eğitimiyle ilgili beyandan kaçınılması yani yanıltıcı beyanla denklik belgesi alındığının tespit edilmesi üzerine üniversiteden öğrencilik kaydının silinebileceği, davacının Türkiye'deki ortaöğretim eğitimini tamamladıktan sonra yurtdışından aldığı diplomanın Türkiye'deki eğitimine üstün sayılmasını gerektiren ya da böyle bir hak veren bir düzenleme olmadığı halde bu haktan faydalandığının ve üstelik bu haktan faydalanabilmek için denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'de bitirdiği ortaöğretimle ilgili yanıltıcı beyanda bulunduğunun görülmesi karşısında; açık hata ve yanıltıcı beyan ile yapılan üniversite kaydının iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının eğitim hakkına ilişiğinin kesilmesi şeklinde yapılan müdahalenin temeli, 2547 sayılı Kanunun 45/f maddesi, Uluslararası Öğrenci Kabulüne İlişkin Usul ve Esaslar olduğu, dolayısıyla müdahalenin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı, davacının üniversite ile ilişiğinin kesilmesi suretiyle gerçekleştirdiği müdahalenin temelinde kamu düzeninin sağlanması ve hukuka uygun olmayan bir işlemle kazanılmış bir haktan söz edilemeyecek olması sebebiyle müdahalenin temeli Kanundaki eğitim hakkı ilkelerine dayandığından işlemin meşru bir amaçla gerçekleştirildiği, üniversite kaydının olmayan bir hakka dayandırılması sebebiyle ve davacının herhangi bir sınava katılarak üniversite eğitimine başlamadığı gerçeği karşısında davacının eğitiminin sonlandırılmasından başka bir şekilde durumun hukuka uygun hale getirilmesi de söz konusu olamayacağından müdahalenin elverişli ve ölçülü olduğu sonucuna varılarak istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe eklenerek reddine karar verilmiştir. Türkiye'de bir ortaöğretim diploması aldıktan sonra yurtdışında online ya da örgün olarak tekrar ortaöğretim eğitimi alınması üzerine Türkiye'de üniversite sınavına tabi tutulmaksızın uluslararası öğrenci statüsünden faydalanılarak üniversite eğitimi alınabileceğine ilişkin bir hak olmadığı gibi bu eğitime bağlı denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'deki lise eğitimiyle ilgili beyandan kaçınılması yani yanıltıcı beyanla denklik belgesi alındığının tespit edilmesi üzerine üniversiteden öğrencilik kaydının silinebileceği, davacının Türkiye'deki ortaöğretim eğitimini 2009-2010 yılında tamamlarken Suriye Arap Cumhuriyeti Halep Genel Lisesi'nden online eğitim olarak 2011 yılında yurtdışından aldığı diplomanın Türkiye'deki eğitimine üstün sayılmasını gerektiren ya da böyle bir hak veren bir düzenleme olmadığı halde bu haktan faydalandığının ve üstelik bu haktan faydalanabilmek için denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'de bitirdiği ortaöğretimle ilgili yanıltıcı beyanda bulunduğunun görülmesi karşısında; açık hata ve yanıltıcı beyan ile yapılan üniversite kaydının iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının eğitim hakkına ilişiğinin kesilmesi şeklinde yapılan müdahalenin temeli, 2547 sayılı Kanunun 45/f maddesi, Uluslararası Öğrenci Kabulüne İlişkin Usul ve Esaslar olduğu, dolayısıyla müdahalenin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı, davacının üniversite ile ilişiğinin kesilmesi suretiyle gerçekleştirdiği müdahalenin temelinde kamu düzeninin sağlanması ve hukuka uygun olmayan bir işlemle kazanılmış bir haktan söz edilemeyecek olması sebebiyle müdahalenin temeli Kanundaki eğitim hakkı ilkelerine dayandığından işlemin meşru bir amaçla gerçekleştirildiği, üniversite kaydının olmayan bir hakka dayandırılması sebebiyle ve davacının herhangi bir sınava katılarak üniversite eğitimine başlamadığı gerçeği karşısında davacının eğitiminin sonlandırılmasından başka bir şekilde durumun hukuka uygun hale getirilmesi de söz konusu olamayacağından müdahalenin elverişli ve ölçülü olduğu sonucuna varılarak istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe eklenerek reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin Milli Eğitim Bakanlığından aldığı denklik belgesi ile davalı üniversiteye kayıt yaptırmış olmasının mevzuattan kaynaklı bir hak olduğu, mevzuattan kaynaklanan yasal bir hakkın Yükseköğretim Kurulu'nun bir kararıyla geçmişe yönelik olarak ortadan kaldırıldığı, Türkiye'deki liseden mezun olup yurt dışında ayrıca lise mezunu olanların YÖS'e başvuramayacağına dair yasaklayıcı bir hükmün bulunmadığı, aynı şekilde yurt dışında uzaktan eğitim yoluyla alınan lise diploması ile YÖS'e başvurulmasını engelleyen bir hükmün de bulunmadığı, yurt dışında öğrenim görmüş kişilerden ilgili ülkede bulunma süresi ile alınan diplomanın sıhhatinin sorgulanmasının yanlış olduğu, şayet alınan diploma gerçek ve uluslararası geçerliliği haiz ise yurt dışından alınan diplomanın pasaport kayıtları ile karşılaştırılmasının ilgili ülkenin iç hukukunu ve eğitim sistemini sorgulamaya gireceğinden bahisle bu uygulamanın hukuka aykırı olduğuna ilişkin Danıştay kararlarının bulunduğu, müvekkilinin kayıt esnasında sunmuş olduğu belgelerin gerçeğe aykırı olduğuna ya da üzerinde tahrifat yapıldığına ilişkin bir tespitin yapılmadığı, müvekkilinin kayıt olduktan sonra öğrenciliğe alınma şartlarını kaybetmediği, YÖK tarafından alınan keyfi bir kararla öğrenciliğinin sonlandırıldığı, dolayısıyla müvekkilinin usulüne uygun olarak kazanmış olduğu hakkının yok sayılarak kaydının silinmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından davacıya iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 27/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/5175
Karar No : 2024/7774
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde öğrenci olan davacının üniversite kaydının silinmesine ilişkin Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; idarelerce tesis edilen işlemlerin, kanunun açık hükmüne aykırı olması halinde, açık hata nedeniyle idarelerce her zaman geri alınabileceği 22/12/1973 tarihli E:1968/8 ve K:1973/14 sayılı Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı gereği olduğu, 2020-2021 eğitim öğretim yılında davalı üniversitenin Tıp Fakültesi'ne uluslararası öğrenci statüsünde kayıt yaptıran davacının, Şanlıurfa İli, Viranşehir Karacadağ Anadolu Lisesi mezunu olduğu ve ayrıca yurtdışında bulunmaksızın Belarus'taki bir liseden mezun olduğu, bu haliyle, 2547 sayılı Kanun'un 45/f maddesinde öngörülen "ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlamış olma" şartı ile Yükseköğretim Kurulu tarafından hazırlanan Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'da belirtilen "T.C. uyruklu olup ortaöğreniminin (lise) tamamını Türkiye’de veya KKTC’de tamamlayanların, (...) başvurularının kabul edilmemesi" şartını sağlamadığı anlaşıldığından ve Danıştay kararları da dikkate alındığında, davacının kazanılmış hakkından ya da haklı beklentisinden de söz edilemeyeceğinden, öğrenci kaydının silinmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Türkiye'de bir ortaöğretim diploması aldıktan sonra yurtdışında online ya da örgün olarak tekrar ortaöğretim eğitimi alınması üzerine Türkiye'de üniversite sınavına tabi tutulmaksızın uluslararası öğrenci statüsünden faydalanılarak üniversite eğitimi alınabileceğine ilişkin bir hak olmadığı gibi bu eğitime bağlı denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'deki lise eğitimiyle ilgili beyandan kaçınılması yani yanıltıcı beyanla denklik belgesi alındığının tespit edilmesi üzerine üniversiteden öğrencilik kaydının silinebileceği, davacının Türkiye'deki ortaöğretim eğitimini tamamladıktan sonra yurtdışından aldığı diplomanın Türkiye'deki eğitimine üstün sayılmasını gerektiren ya da böyle bir hak veren bir düzenleme olmadığı halde bu haktan faydalandığının ve üstelik bu haktan faydalanabilmek için denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'de bitirdiği ortaöğretimle ilgili yanıltıcı beyanda bulunduğunun görülmesi karşısında; açık hata ve yanıltıcı beyan ile yapılan üniversite kaydının iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının eğitim hakkına ilişiğinin kesilmesi şeklinde yapılan müdahalenin temeli, 2547 sayılı Kanunun 45/f maddesi, Uluslararası Öğrenci Kabulüne İlişkin Usul ve Esaslar olduğu, dolayısıyla müdahalenin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı, davacının üniversite ile ilişiğinin kesilmesi suretiyle gerçekleştirdiği müdahalenin temelinde kamu düzeninin sağlanması ve hukuka uygun olmayan bir işlemle kazanılmış bir haktan söz edilemeyecek olması sebebiyle müdahalenin temeli Kanundaki eğitim hakkı ilkelerine dayandığından işlemin meşru bir amaçla gerçekleştirildiği, üniversite kaydının olmayan bir hakka dayandırılması sebebiyle ve davacının herhangi bir sınava katılarak üniversite eğitimine başlamadığı gerçeği karşısında davacının eğitiminin sonlandırılmasından başka bir şekilde durumun hukuka uygun hale getirilmesi de söz konusu olamayacağından müdahalenin elverişli ve ölçülü olduğu sonucuna varılarak istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe eklenerek reddine karar verilmiştir. Türkiye'de bir ortaöğretim diploması aldıktan sonra yurtdışında online ya da örgün olarak tekrar ortaöğretim eğitimi alınması üzerine Türkiye'de üniversite sınavına tabi tutulmaksızın uluslararası öğrenci statüsünden faydalanılarak üniversite eğitimi alınabileceğine ilişkin bir hak olmadığı gibi bu eğitime bağlı denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'deki lise eğitimiyle ilgili beyandan kaçınılması yani yanıltıcı beyanla denklik belgesi alındığının tespit edilmesi üzerine üniversiteden öğrencilik kaydının silinebileceği, davacının Türkiye'deki ortaöğretim eğitimini 2009-2010 yılında tamamlarken Suriye Arap Cumhuriyeti Halep Genel Lisesi'nden online eğitim olarak 2011 yılında yurtdışından aldığı diplomanın Türkiye'deki eğitimine üstün sayılmasını gerektiren ya da böyle bir hak veren bir düzenleme olmadığı halde bu haktan faydalandığının ve üstelik bu haktan faydalanabilmek için denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'de bitirdiği ortaöğretimle ilgili yanıltıcı beyanda bulunduğunun görülmesi karşısında; açık hata ve yanıltıcı beyan ile yapılan üniversite kaydının iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının eğitim hakkına ilişiğinin kesilmesi şeklinde yapılan müdahalenin temeli, 2547 sayılı Kanunun 45/f maddesi, Uluslararası Öğrenci Kabulüne İlişkin Usul ve Esaslar olduğu, dolayısıyla müdahalenin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı, davacının üniversite ile ilişiğinin kesilmesi suretiyle gerçekleştirdiği müdahalenin temelinde kamu düzeninin sağlanması ve hukuka uygun olmayan bir işlemle kazanılmış bir haktan söz edilemeyecek olması sebebiyle müdahalenin temeli Kanundaki eğitim hakkı ilkelerine dayandığından işlemin meşru bir amaçla gerçekleştirildiği, üniversite kaydının olmayan bir hakka dayandırılması sebebiyle ve davacının herhangi bir sınava katılarak üniversite eğitimine başlamadığı gerçeği karşısında davacının eğitiminin sonlandırılmasından başka bir şekilde durumun hukuka uygun hale getirilmesi de söz konusu olamayacağından müdahalenin elverişli ve ölçülü olduğu sonucuna varılarak istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe eklenerek reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin Milli Eğitim Bakanlığından aldığı denklik belgesi ile davalı üniversiteye kayıt yaptırmış olmasının mevzuattan kaynaklı bir hak olduğu, mevzuattan kaynaklanan yasal bir hakkın Yükseköğretim Kurulu'nun bir kararıyla geçmişe yönelik olarak ortadan kaldırıldığı, Türkiye'deki liseden mezun olup yurt dışında ayrıca lise mezunu olanların YÖS'e başvuramayacağına dair yasaklayıcı bir hükmün bulunmadığı, aynı şekilde yurt dışında uzaktan eğitim yoluyla alınan lise diploması ile YÖS'e başvurulmasını engelleyen bir hükmün de bulunmadığı, yurt dışında öğrenim görmüş kişilerden ilgili ülkede bulunma süresi ile alınan diplomanın sıhhatinin sorgulanmasının yanlış olduğu, şayet alınan diploma gerçek ve uluslararası geçerliliği haiz ise yurt dışından alınan diplomanın pasaport kayıtları ile karşılaştırılmasının ilgili ülkenin iç hukukunu ve eğitim sistemini sorgulamaya gireceğinden bahisle bu uygulamanın hukuka aykırı olduğuna ilişkin Danıştay kararlarının bulunduğu, müvekkilinin kayıt esnasında sunmuş olduğu belgelerin gerçeğe aykırı olduğuna ya da üzerinde tahrifat yapıldığına ilişkin bir tespitin yapılmadığı, müvekkilinin kayıt olduktan sonra öğrenciliğe alınma şartlarını kaybetmediği, YÖK tarafından alınan keyfi bir kararla öğrenciliğinin sonlandırıldığı, dolayısıyla müvekkilinin usulüne uygun olarak kazanmış olduğu hakkının yok sayılarak kaydının silinmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından davacıya iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 27/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.