Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2021/4482 K.2023/7301
T.C. DANIŞTAY
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/4482
Karar No: 2023/7301
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ....
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Üniversitesi
VEKİLİ: Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü, Sosyometri Anabilim Dalında 2547 sayılı Kanun'un 33/a maddesi kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunan ve Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında .... Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyoloji Anabilim Dalında doktora öğreniminde bulunan davacının, doktora eğitimini azami öğrenim süresi içerisinde tamamlayamadığından bahisle 25.09.2019 tarihi itibariyle kadrosuyla ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarihli, E... sayılı ... Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı'nın işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... tarihinde 2547 sayılı Kanunun 33/a (ÖYP) maddesi kapsamında ... Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü, Sosyometri Anabilim Dalında araştırma görevlisi kadrosuna atanan davacının, 20.09.2013 tarihinde .... Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyoloji Anabilim Dalı Doktora Programına kayıt yaptırdığı, 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 49. maddesi ile 2547 sayılı Kanun'a eklenen 30. madde uyarınca davacının statüsünün herhangi bir işleme gerek kalmaksızın aynı Kanunun 50/d maddesine dönüştürüldüğü, sonrasında davacının başvurusu üzerine statüsünün tekrar 33/a maddesinde belirtilen statüye dönüştürüldüğü, dava konusu işlem ile doktora eğitimini azami eğitim süresinde tamamlayamadığından bahisle 25.09.2019 tarihi itibariyle kadrosu ile ilişiğinin kesilmesine karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, bu itibarla, ÖYP araştırma görevlilerinin öğrenim sürelerinin Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinde belirlenen azami öğrenim süreler olduğu, 2547 Yükseköğretim Kanunu'nun 44. maddesinin (c) fıkrasına dayanılarak hazırlanan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin 17. maddesinin birinci fıkrasında doktora programının azami on iki yarı yıl olduğu (davacı tezli yüksek lisans derecesiyle kabul edilmiştir), her ne kadar 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na 26.11.2014 tarihli ve 29187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6569 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile eklenen Geçici 67. maddesi'nde, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz." düzenlemesine yer verilmiş ise de, Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 10.10.2017 tarihli toplantısında, 2547 sayılı Kanun'un geçici 67. maddesinin, 2547 sayılı Kanunun 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında atanan araştırma görevlileri ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına karar verildiği hususları dikkate alındığında, 12.09.2012 tarihinde 2547 sayılı Kanunun 33/a (ÖYP) maddesi kapsamında ... Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü, Sosyometri Anabilim Dalında araştırma görevlisi kadrosuna atanan, 20.09.2013 tarihinde ... Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyoloji Anabilim Dalı Doktora Programına kayıt yaptıran davacının, 25.09.2019 tarihi itibariyle eğitimini 12 yarıyıl olan azami doktora programı süresi içinde tamamlayamadığı açık olduğundan Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında görev yaptığı araştırma görevliliği kadrosu ile kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, kaldı ki, 2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesiyle getirilen düzenlemenin öğrencilik statüsüyle ilgili olup, araştırma görevliliği kadrosuyla bir ilgisi bulunmadığı, öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesi hükmü uyarınca idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açık olmakla birlikte, yukarıda yer verilen gerekçelerle hukuka uygun olduğu sonucuna varılan dava konusu işlem nedeniyle davacının uğradığını iddia ettiği zararın tazmini talebinin kabulüne hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, işlemin hukuka aykırı olduğu, lisansüstü eğitimde tez aşamasına geçtiğinde çağrılması üzerine 2017 yılında .... Üniversitesine geri döndüğü, son atamasının 15.09.2019 tarihinde yapıldığı ve görev süresinin 15.09.2020 tarihine kadar yenilendiği, doktora eğitiminin devam etmekte olduğu, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin 2547 sayılı Kanun'un 33/a, 35, 50/d ve Geçici 67. maddesi, Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin 17. maddesi ve Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10/2. maddesi hükümleri uyarınca tesis edildiği ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan isteme konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 15/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/4482
Karar No: 2023/7301
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ....
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Üniversitesi
VEKİLİ: Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü, Sosyometri Anabilim Dalında 2547 sayılı Kanun'un 33/a maddesi kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunan ve Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında .... Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyoloji Anabilim Dalında doktora öğreniminde bulunan davacının, doktora eğitimini azami öğrenim süresi içerisinde tamamlayamadığından bahisle 25.09.2019 tarihi itibariyle kadrosuyla ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarihli, E... sayılı ... Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı'nın işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... tarihinde 2547 sayılı Kanunun 33/a (ÖYP) maddesi kapsamında ... Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü, Sosyometri Anabilim Dalında araştırma görevlisi kadrosuna atanan davacının, 20.09.2013 tarihinde .... Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyoloji Anabilim Dalı Doktora Programına kayıt yaptırdığı, 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 49. maddesi ile 2547 sayılı Kanun'a eklenen 30. madde uyarınca davacının statüsünün herhangi bir işleme gerek kalmaksızın aynı Kanunun 50/d maddesine dönüştürüldüğü, sonrasında davacının başvurusu üzerine statüsünün tekrar 33/a maddesinde belirtilen statüye dönüştürüldüğü, dava konusu işlem ile doktora eğitimini azami eğitim süresinde tamamlayamadığından bahisle 25.09.2019 tarihi itibariyle kadrosu ile ilişiğinin kesilmesine karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, bu itibarla, ÖYP araştırma görevlilerinin öğrenim sürelerinin Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinde belirlenen azami öğrenim süreler olduğu, 2547 Yükseköğretim Kanunu'nun 44. maddesinin (c) fıkrasına dayanılarak hazırlanan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin 17. maddesinin birinci fıkrasında doktora programının azami on iki yarı yıl olduğu (davacı tezli yüksek lisans derecesiyle kabul edilmiştir), her ne kadar 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na 26.11.2014 tarihli ve 29187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6569 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile eklenen Geçici 67. maddesi'nde, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz." düzenlemesine yer verilmiş ise de, Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 10.10.2017 tarihli toplantısında, 2547 sayılı Kanun'un geçici 67. maddesinin, 2547 sayılı Kanunun 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında atanan araştırma görevlileri ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına karar verildiği hususları dikkate alındığında, 12.09.2012 tarihinde 2547 sayılı Kanunun 33/a (ÖYP) maddesi kapsamında ... Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü, Sosyometri Anabilim Dalında araştırma görevlisi kadrosuna atanan, 20.09.2013 tarihinde ... Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyoloji Anabilim Dalı Doktora Programına kayıt yaptıran davacının, 25.09.2019 tarihi itibariyle eğitimini 12 yarıyıl olan azami doktora programı süresi içinde tamamlayamadığı açık olduğundan Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında görev yaptığı araştırma görevliliği kadrosu ile kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, kaldı ki, 2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesiyle getirilen düzenlemenin öğrencilik statüsüyle ilgili olup, araştırma görevliliği kadrosuyla bir ilgisi bulunmadığı, öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesi hükmü uyarınca idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açık olmakla birlikte, yukarıda yer verilen gerekçelerle hukuka uygun olduğu sonucuna varılan dava konusu işlem nedeniyle davacının uğradığını iddia ettiği zararın tazmini talebinin kabulüne hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, işlemin hukuka aykırı olduğu, lisansüstü eğitimde tez aşamasına geçtiğinde çağrılması üzerine 2017 yılında .... Üniversitesine geri döndüğü, son atamasının 15.09.2019 tarihinde yapıldığı ve görev süresinin 15.09.2020 tarihine kadar yenilendiği, doktora eğitiminin devam etmekte olduğu, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin 2547 sayılı Kanun'un 33/a, 35, 50/d ve Geçici 67. maddesi, Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin 17. maddesi ve Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10/2. maddesi hükümleri uyarınca tesis edildiği ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan isteme konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 15/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.