Danıştay8. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 8. Daire E.2021/4914 K.2023/7302
T.C. DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/4914
Karar No: 2023/7302
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Üniversitesi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mali Hukuk Anabilim dalında araştırma görevlisi olan ve 2012 yılında ÖYP kapsamında ... Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde araştırma görevlisi olarak yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamlamak üzere görevlendirilen davacı tarafından doktora programını azami sürede tamamlayamadığından bahisle ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ... Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan hakların tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mali Hukuk Anabilim dalında araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının kadrosunun 17.01.2012 tarihinde ÖYP kapsamında yüksek lisans eğitimi yapmak üzere 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca geçici olarak ... Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı'na tahsis edildiği, 12.09.2013 tarihinde Yüksek Lisans programından mezun olduğu, 16.09.2013 tarihinde ise doktora programına kesin kaydını yaptırdığı, 11.11.2013 tarihli, ... sayılı ... Kurulu Başkanlığı kararıyla davacının doktora eğitimine de aynı Üniversitede devam etmesinin uygun bulunduğu, davacının azami eğitim süresini 13.01.2020 tarihinde doldurduğundan bahisle kadrosundan ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin tesis edilmesi üzerine bu işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kalınan hakların tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı, olayda; Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 10.10.2017 tarihli kararı ile "2547 sayılı Kanunun geçici 67. maddesinin, 2547 sayılı Kanunun 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında atanan araştırma görevlileri ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına, bu kapsamda yer alan araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitim öğrencilik statülerinin hesaplanmasında ise uygulanmasına" şeklinde karar alındığı, bu durumda 2547 sayılı Yasanın 50/d maddesi kapsamında görev yapan, fakat 12 yarıyıl olan azami doktora programı süresini 13.01.2020 tarihinde tamamlayan (doktora öğrenciliği devam etmektedir.) davacının 2547 sayılı Yasanın 50/d maddesi kapsamında görev yaptığı araştırma görevliliği kadrosu ile ilişkisinin kesilmesi yönündeki dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, kaldı ki 2547 sayılı Yasanın Geçici 67. maddesiyle getirilen düzenlemenin öğrencilik statüsüyle ilgili olup, araştırma görevliliği kadrosuyla herhangi bir ilgisi bulunmadığı, öte yandan; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğuna karar verildiğinden, davacının işlem nedeniyle yoksun kalınan hakların tazmini yönündeki talebinin de reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, işlemin hukuka aykırı olduğu, azami eğitim süresinin Yönetmeliğin yayımını takip eden ilk ders yılından başlaması gerektiği ve azami eğitim süresinin sona ermediği, lisansüstü eğitim süresi ile araştırma kadrosunda bulunma süresi arasında bir ayrım bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, lisansüstü eğitim öğrencilik sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınacak olan mevzuat hükmünün kadroda azami olarak kalınacak sürelerin hesaplanmasında uygulanmasının mümkün olmadığı, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan isteme konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 15/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Esas No: 2021/4914
Karar No: 2023/7302
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Üniversitesi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mali Hukuk Anabilim dalında araştırma görevlisi olan ve 2012 yılında ÖYP kapsamında ... Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde araştırma görevlisi olarak yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamlamak üzere görevlendirilen davacı tarafından doktora programını azami sürede tamamlayamadığından bahisle ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ... Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan hakların tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mali Hukuk Anabilim dalında araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının kadrosunun 17.01.2012 tarihinde ÖYP kapsamında yüksek lisans eğitimi yapmak üzere 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca geçici olarak ... Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı'na tahsis edildiği, 12.09.2013 tarihinde Yüksek Lisans programından mezun olduğu, 16.09.2013 tarihinde ise doktora programına kesin kaydını yaptırdığı, 11.11.2013 tarihli, ... sayılı ... Kurulu Başkanlığı kararıyla davacının doktora eğitimine de aynı Üniversitede devam etmesinin uygun bulunduğu, davacının azami eğitim süresini 13.01.2020 tarihinde doldurduğundan bahisle kadrosundan ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin tesis edilmesi üzerine bu işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kalınan hakların tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı, olayda; Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 10.10.2017 tarihli kararı ile "2547 sayılı Kanunun geçici 67. maddesinin, 2547 sayılı Kanunun 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında atanan araştırma görevlileri ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına, bu kapsamda yer alan araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitim öğrencilik statülerinin hesaplanmasında ise uygulanmasına" şeklinde karar alındığı, bu durumda 2547 sayılı Yasanın 50/d maddesi kapsamında görev yapan, fakat 12 yarıyıl olan azami doktora programı süresini 13.01.2020 tarihinde tamamlayan (doktora öğrenciliği devam etmektedir.) davacının 2547 sayılı Yasanın 50/d maddesi kapsamında görev yaptığı araştırma görevliliği kadrosu ile ilişkisinin kesilmesi yönündeki dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, kaldı ki 2547 sayılı Yasanın Geçici 67. maddesiyle getirilen düzenlemenin öğrencilik statüsüyle ilgili olup, araştırma görevliliği kadrosuyla herhangi bir ilgisi bulunmadığı, öte yandan; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğuna karar verildiğinden, davacının işlem nedeniyle yoksun kalınan hakların tazmini yönündeki talebinin de reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, işlemin hukuka aykırı olduğu, azami eğitim süresinin Yönetmeliğin yayımını takip eden ilk ders yılından başlaması gerektiği ve azami eğitim süresinin sona ermediği, lisansüstü eğitim süresi ile araştırma kadrosunda bulunma süresi arasında bir ayrım bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, lisansüstü eğitim öğrencilik sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınacak olan mevzuat hükmünün kadroda azami olarak kalınacak sürelerin hesaplanmasında uygulanmasının mümkün olmadığı, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan isteme konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 15/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.