‹ Ana sayfa
Danıştay7. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 7. Daire E.2021/4898 K.2024/1558

Esas No: 2021/4898 · Karar No: 2024/1558 · Karar Tarihi: 20.03.2024
T.C. DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4898
Karar No : 2024/1558

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Madeni Yağ İthalat İhracat İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı özel tüketim ve katma değer vergileri, gecikme faizi, özel usulsüzlük cezası ve yargı harcı borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle, olayda, toplam 144.001.923,59 TL tutarındaki borcun tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ..., ... tarih ve ... sayılı ödeme emirleri ... tarihinde; ... tarih ve ... sayılı ödeme emri 18/01/2017 tarihinde şirket ortağı ve kanuni temsilcisi ...'e tebliğ edilmiş, borcun ödenmemesi üzerine şirkete ait haczedilen 110.379,00 TL tutarındaki iki adet aracın borcu karşılamaya yetmeyeceğinin anlaşıldığından bahisle de şirket ortağı sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, dolayısıyla asıl borçlu şirketten alacağın tahsiline ilişkin işlemlerin usulüne uygun yürütülmesi sonucu yapılan malvarlığı araştırması neticesinde, şirketin vergi borçlarının şirketin malvarlığından tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından, amme alacağının tahsilini teminen, şirket ortağı olan davacının ödeme emriyle takibinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Şirket ortağı sıfatıyla davacıya gelinmeden evvel şirket hakkında yapılması gereken cebri tahsilat işlemleri sonucunda borcun şirket tüzel kişiliğinden tahsil imkanının kalmadığını ortaya koyan mal varlığı araştırmalarına ilişkin belgelerin 23/02/2018 tarihli olduğu, davaya konu ödeme emrinin ise 30/11/2017 tarihinde düzenlenip, 15/12/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacı adına ödeme emri düzenlendikten sonra asıl borçlu şirket hakkında mal varlığı araştırmasının yapıldığı, dolayısıyla idarece daha önce araştırma yapılmışsa bile bu durumun belgeleriyle ortaya konulamadığı, amme alacağının şirketten tahsil imkansızlığı ortaya konulmadan davacı hakkında cebren tahsilat sürecinin başlatıldığından, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.

Bu durumda, kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, bölge idare mahkemelerince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.

Temyiz istemine konu yapılan kararın Dairemizin 19/04/2021 tarih ve E:2019/1352, K:2021/2148 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. ... TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?