Danıştay 7. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 7. Daire E.2021/1551 K.2024/1621
Özet: (1) Uyuşmazlık, Madeni Yağ Tekstil Kimyasalları ... Ltd. Şirketi adına 2010 yılındaki özel tüketim ve katma değer vergileri, vergi cezaları ve gecikme faizleriyle ilgili ödeme emrinin iptali talebine ilişkin vergi davasıdır. (2) Danıştay, yedi deği daire kararında, ödeme emrinin hukuka aykırılık taşımadığını, borcun vergi dairesi tarafından tahsil edilebileceğini ve istinafın reddine ilişkin önceki kararların doğru olduğunu kabul ederek, davacının talebini reddetti.
T.C. DANIŞTAY YEDİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/1551
Karar No: 2024/1621
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Madeni Yağ Tekstil Kimyasalları Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait 2010 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim ve katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizi ile yargı harcının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerince asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelere karşı açılan davaların reddine karar verilmesi üzerine ödeme emri düzenlenerek usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen borcun şirket tarafından ödenmediği ve yapılan malvarlığı araştırması sonucu tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davacının sorumlu olduğu döneme ilişkin hissesi oranında düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 2010 yılına ait olan borçların zamanaşımına uğradığı, gümrük idaresine verilen teminat mektupları nakde çevrilerek vergi dairesince yaklaşık 4.600.000 TL tahsil edildiğinden ödenmemiş vergi borçlarının kalmadığı, hissesi oranından fazla borç çıkartıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacı tarafından maktu karar harcı peşin yatırıldığından, maktu karar harcına hükmedilmesine gerek görülmediğine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Limited şirketlerin amme borçları" başlıklı 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen ve kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; şirket borçlarından dolayı şirket ortaklarına başvurulabilmesi için öncelikle borcun şirket adına kesinleştirilmesi ve şirketin malvarlığından kısmen ya da tamamen tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin anlaşıldığının ortaya konulması gerekmektedir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, asıl borçlu şirketten alacağın tahsiline ilişkin işlemlerin usulüne uygun yürütülmesi suretiyle yapılan malvarlığı araştırması neticesinde, şirkete ait araçların bulunduğu anlaşıldığından, bu değerlerin paraya çevrilmesi suretiyle vergi borçlarının ne kadarının tahsil edilemeyeceğinin belirlenmesinden sonra, şirket ortağı sıfatıyla ödeme emri düzenlenebilecektir.
Bu bakımdan, ödeme emri içeriği alacak nedeniyle asıl amme borçlusu şirketin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığının kabulü suretiyle düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.
Esas No: 2021/1551
Karar No: 2024/1621
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Madeni Yağ Tekstil Kimyasalları Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait 2010 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim ve katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizi ile yargı harcının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerince asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelere karşı açılan davaların reddine karar verilmesi üzerine ödeme emri düzenlenerek usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen borcun şirket tarafından ödenmediği ve yapılan malvarlığı araştırması sonucu tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davacının sorumlu olduğu döneme ilişkin hissesi oranında düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 2010 yılına ait olan borçların zamanaşımına uğradığı, gümrük idaresine verilen teminat mektupları nakde çevrilerek vergi dairesince yaklaşık 4.600.000 TL tahsil edildiğinden ödenmemiş vergi borçlarının kalmadığı, hissesi oranından fazla borç çıkartıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacı tarafından maktu karar harcı peşin yatırıldığından, maktu karar harcına hükmedilmesine gerek görülmediğine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Limited şirketlerin amme borçları" başlıklı 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen ve kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; şirket borçlarından dolayı şirket ortaklarına başvurulabilmesi için öncelikle borcun şirket adına kesinleştirilmesi ve şirketin malvarlığından kısmen ya da tamamen tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin anlaşıldığının ortaya konulması gerekmektedir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, asıl borçlu şirketten alacağın tahsiline ilişkin işlemlerin usulüne uygun yürütülmesi suretiyle yapılan malvarlığı araştırması neticesinde, şirkete ait araçların bulunduğu anlaşıldığından, bu değerlerin paraya çevrilmesi suretiyle vergi borçlarının ne kadarının tahsil edilemeyeceğinin belirlenmesinden sonra, şirket ortağı sıfatıyla ödeme emri düzenlenebilecektir.
Bu bakımdan, ödeme emri içeriği alacak nedeniyle asıl amme borçlusu şirketin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığının kabulü suretiyle düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.