Danıştay6. Daireİdare Hukuku
Danıştay 6. Daire E.2022/4407 K.2023/10145
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/4407
Karar No : 2023/10145
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... Bakanlığı-ANKARA
**VEKİLİ:** Av. ...
2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
3- ... Belediye Başkanlığı-...
**VEKİLİ:** Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...Gayrimenkul Yatırım İnşaat Anonim Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
**İSTEMİN ÖZETİ:** İzmir İli, Balçova İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ...) sayılı taşınmaza ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 08.07.2015 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının geçerli olduğu yolunda tesis edilen ... tarih ve ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davanın incelenmeksizin reddi yolundaki ... İdare Mahkemesini... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılarak değişik gerekçeyle reddine dair... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Duruşma yapılmasına gerek görülmedi.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 27/12/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, iptal davaları olarak tanımlanmıştır.
Dolayısıyla iptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü gerekmektedir.
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel menfaat ilişkisinin varlığı ise, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır.
Ayrıca, iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesine, sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine olanak sağlandığından, bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda da yorumlanması gerekmektedir.
Öte yandan, çevrenin, tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda, belde veya semt sakini sıfatıyla açılan davalarda, dava açma ehliyetinin daha geniş yorumlanmak suretiyle belirlenmesi gerektiği Danıştay içtihatları ile kabul edilmekte, bu doğrultuda kamuya tahsisli alanlara ilişkin plan değişikliklerine karşı açılan davalarda, belde sakini olmak dava açma ehliyeti için yeterli görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; müdahil şirket tarafından İzmir İli, Balçova İlçesi, ... ada, eski ... (yeni ...) parsel sayılı taşınmaza ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planına karşı açılan davalar sonrasında oluşan hukuki durum neticesinde her türlü imar uygulamalarında 08/07/2015 tarihli imar planlarının esas alınıp alınmayacağı hakkında görüş talep edildiği, bu talebe istinaden de ... tarih ve ... sayılı Balçova Belediye Başkanlığı yazısı ile konunun davalı idareye iletildiği, konunun değerlendirilmesi akabinde ise dava konusu ...tarih ve ... sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine, söz konusu bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacının aynı belediye sınırları içinde maliki olduğu taşınmaz bulunmasa ve aynı belediye sınırları içinde ikamet etmekte olmasa da, davacı tarafından; uyuşmazlık konusu ... ada, eski ... (yeni ... ve ...) parsel sayılı taşınmazda eğitim alanının küçültülerek, bu kısma vergi dairesi kullanımı getirilmesine ilişkin dava konusu imar planlarının, Balçova İlçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki vergi dairesi işlevinin ticaret işlevine dönüştürebilmesi amacıyla yapıldığı, bu şekilde de ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde yer alan... parsel sayılı taşınmazın maliki olan ... Gayrimenkul A.Ş tarafından alanda ... AVM projesinin hayata geçirilmesinin hedeflendiği, dolayısıyla dava konusu imar planlarının kamu yararı amacı taşımadığı, değişikliği zorunlu kılan nedenler bulunmadığı, tamamen belirli kişilere özel menfaat temin etmek amacıyla yapıldığı, ... ada, eski ... (yeni ... ve ...) parsel sayılı taşınmazda öngörülen vergi dairesi işlevinin alana yoğun şekilde kullanıcı nüfusu çeken ve trafik yükünü artırıcı etkisi olan bir kullanım kararı olduğu, öncesinde Balçova İlçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda yer alan vergi dairesi hizmet binasının, dava konusu imar planları ile alt kademe yolların bulunduğu alana taşınması nedeniyle bölgenin ana arteri olan ... Caddesi trafiğinin işlemez hale gelmesine sebebiyet verileceği, yeni kamu binalarının yapılacağı güzergahta oluşabilecek trafik ve çevre sorunlarının bölgeyi olumsuz etkileyeceği iddiaları ile açılmış olan bu davanın kamu yararını yakından ilgilendirdiği anlaşıldığından davacının dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın esasının incelenmesi gerektiği oyuyla davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki İdari Dava Dairesi kararının onanmasına ilişkin Dairemiz kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/4407
Karar No : 2023/10145
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... Bakanlığı-ANKARA
**VEKİLİ:** Av. ...
2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
3- ... Belediye Başkanlığı-...
**VEKİLİ:** Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...Gayrimenkul Yatırım İnşaat Anonim Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
**İSTEMİN ÖZETİ:** İzmir İli, Balçova İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ...) sayılı taşınmaza ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 08.07.2015 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının geçerli olduğu yolunda tesis edilen ... tarih ve ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davanın incelenmeksizin reddi yolundaki ... İdare Mahkemesini... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılarak değişik gerekçeyle reddine dair... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Duruşma yapılmasına gerek görülmedi.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 27/12/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, iptal davaları olarak tanımlanmıştır.
Dolayısıyla iptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü gerekmektedir.
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel menfaat ilişkisinin varlığı ise, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır.
Ayrıca, iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesine, sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine olanak sağlandığından, bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda da yorumlanması gerekmektedir.
Öte yandan, çevrenin, tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda, belde veya semt sakini sıfatıyla açılan davalarda, dava açma ehliyetinin daha geniş yorumlanmak suretiyle belirlenmesi gerektiği Danıştay içtihatları ile kabul edilmekte, bu doğrultuda kamuya tahsisli alanlara ilişkin plan değişikliklerine karşı açılan davalarda, belde sakini olmak dava açma ehliyeti için yeterli görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; müdahil şirket tarafından İzmir İli, Balçova İlçesi, ... ada, eski ... (yeni ...) parsel sayılı taşınmaza ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planına karşı açılan davalar sonrasında oluşan hukuki durum neticesinde her türlü imar uygulamalarında 08/07/2015 tarihli imar planlarının esas alınıp alınmayacağı hakkında görüş talep edildiği, bu talebe istinaden de ... tarih ve ... sayılı Balçova Belediye Başkanlığı yazısı ile konunun davalı idareye iletildiği, konunun değerlendirilmesi akabinde ise dava konusu ...tarih ve ... sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine, söz konusu bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacının aynı belediye sınırları içinde maliki olduğu taşınmaz bulunmasa ve aynı belediye sınırları içinde ikamet etmekte olmasa da, davacı tarafından; uyuşmazlık konusu ... ada, eski ... (yeni ... ve ...) parsel sayılı taşınmazda eğitim alanının küçültülerek, bu kısma vergi dairesi kullanımı getirilmesine ilişkin dava konusu imar planlarının, Balçova İlçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki vergi dairesi işlevinin ticaret işlevine dönüştürebilmesi amacıyla yapıldığı, bu şekilde de ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde yer alan... parsel sayılı taşınmazın maliki olan ... Gayrimenkul A.Ş tarafından alanda ... AVM projesinin hayata geçirilmesinin hedeflendiği, dolayısıyla dava konusu imar planlarının kamu yararı amacı taşımadığı, değişikliği zorunlu kılan nedenler bulunmadığı, tamamen belirli kişilere özel menfaat temin etmek amacıyla yapıldığı, ... ada, eski ... (yeni ... ve ...) parsel sayılı taşınmazda öngörülen vergi dairesi işlevinin alana yoğun şekilde kullanıcı nüfusu çeken ve trafik yükünü artırıcı etkisi olan bir kullanım kararı olduğu, öncesinde Balçova İlçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda yer alan vergi dairesi hizmet binasının, dava konusu imar planları ile alt kademe yolların bulunduğu alana taşınması nedeniyle bölgenin ana arteri olan ... Caddesi trafiğinin işlemez hale gelmesine sebebiyet verileceği, yeni kamu binalarının yapılacağı güzergahta oluşabilecek trafik ve çevre sorunlarının bölgeyi olumsuz etkileyeceği iddiaları ile açılmış olan bu davanın kamu yararını yakından ilgilendirdiği anlaşıldığından davacının dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın esasının incelenmesi gerektiği oyuyla davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki İdari Dava Dairesi kararının onanmasına ilişkin Dairemiz kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.