Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2025/8369 K.2025/6680
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2025/8369
Karar No: 2025/6680
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av....
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İdare Mahkemesi kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, irtibat ve iltisakın soyut kavramlar olduğu, hakkındaki ceza yargılaması neticesinde üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği, Anayasa Mahkemesi içtihatlarının dikkate alınmadığı, ... isimli gizli tanıktan elde edilen verilerin başka delillerle desteklenmedikçe hükme esas alınamayacağı, FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunmadığı, Anayasa'da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde öngörülen güvencelere uyulmadığı, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin dikkate alınmadığı, olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularla ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, kamu görevinden çıkarılmasının olağanüstü halin gerekli kıldığı türden bir tedbir olmadığı, Bakanlar Kurulunca kaynağını Anayasa'dan almayan bir Devlet yetkisi kullanıldığı, memuriyet hayatı boyunca hiçbir disiplin cezası almadığı, kamu görevinden çıkarma kararının ölçülü olmadığı, doğal hakim ilkesinin ihlal edildiği, Devlete olan sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil edecek bir davranışının bulunmadığı, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe girişimiyle hiçbir ilgisinin olmadığı, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: ... kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen SD karttaki verilere istinaden davacı hakkında düzenlenen veri inceleme raporunun incelenmesinden, davacının örgüt tarafından "FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişileri" ifade eden "EA" olarak kodlandığı görülmekle; Mahkemece, ilgili kurum ve kuruluşlara ara kararı yapılmak suretiyle davacı hakkındaki kodlamayı teyit eden başkaca bir delil bulunup bulunmadığı ortaya konulup, sonuca göre davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2025/8369
Karar No: 2025/6680
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av....
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İdare Mahkemesi kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, irtibat ve iltisakın soyut kavramlar olduğu, hakkındaki ceza yargılaması neticesinde üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği, Anayasa Mahkemesi içtihatlarının dikkate alınmadığı, ... isimli gizli tanıktan elde edilen verilerin başka delillerle desteklenmedikçe hükme esas alınamayacağı, FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunmadığı, Anayasa'da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde öngörülen güvencelere uyulmadığı, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin dikkate alınmadığı, olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularla ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, kamu görevinden çıkarılmasının olağanüstü halin gerekli kıldığı türden bir tedbir olmadığı, Bakanlar Kurulunca kaynağını Anayasa'dan almayan bir Devlet yetkisi kullanıldığı, memuriyet hayatı boyunca hiçbir disiplin cezası almadığı, kamu görevinden çıkarma kararının ölçülü olmadığı, doğal hakim ilkesinin ihlal edildiği, Devlete olan sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil edecek bir davranışının bulunmadığı, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe girişimiyle hiçbir ilgisinin olmadığı, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: ... kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen SD karttaki verilere istinaden davacı hakkında düzenlenen veri inceleme raporunun incelenmesinden, davacının örgüt tarafından "FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişileri" ifade eden "EA" olarak kodlandığı görülmekle; Mahkemece, ilgili kurum ve kuruluşlara ara kararı yapılmak suretiyle davacı hakkındaki kodlamayı teyit eden başkaca bir delil bulunup bulunmadığı ortaya konulup, sonuca göre davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.