Danıştay 5. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 5. Daire E.2025/9866 K.2025/6617
Özet: Uyuşmazlık, 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname koleğiyle kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade ve yoksun kalan özlük haklarının geri ödenmesi talebine ilişkin; mahkeme, bu taleplerin körüklenmesini reddederek, davacının itirazının temyizinde önceki mahkeme kararının bozulmasını kabul etti.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2025/9866
Karar No: 2025/6617
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, kanunilik ilkesine ve masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, doğal hakim ilkesine riayet edilmediği, ileri sürdüğü iddialar değerlendirilmeden davanın reddine karar verildiği, lehine olan hususların dikkate alınmadığı, mülkiyet ve özel hayata saygı haklarının ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasının olağanüstü halin gerekli kıldığı türden bir tedbir olmadığı, Anayasa'ya ve kanunlara sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil edecek bir eyleminin olmadığı, idareye tanınan takdir yetkisinin keyfi şekilde kullanılamayacağı, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen SD karttaki verilerde çelişkiler bulunduğundan delil olarak kabul edilemeyeceği, hakkındaki CA kodunun güncel olarak irtibat kurulamayan kişileri ifade ettiği, üst amir kanaatinin hükme esas alınamayacağı, tanık ...'nin beyanlarının gerçek dışı olduğu, kaldı ki anılan beyanların 17-25 Aralık 2013 sürecinden öncesine ilişkin olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye (15669/20, 26.09.2023) kararında belirlenen ilkelerin dikkate alınması gerektiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: ... kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen SD karttaki verilere istinaden davacı hakkında düzenlenen veri inceleme raporuna göre, davacının örgüt tarafından CA olarak kodlanmasının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakını ortaya koymaya yeterli olmadığı, hakkındaki tanık beyanının 17-25 Aralık 2013 sürecinden öncesine ilişkin olduğu, üst amir kanaatinin somut delillerle desteklenmediği bunların yanında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olduğunu gösterir başkaca somut, hukuki denetime elverişli herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyada bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak kapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2025/9866
Karar No: 2025/6617
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ...
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, kanunilik ilkesine ve masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, doğal hakim ilkesine riayet edilmediği, ileri sürdüğü iddialar değerlendirilmeden davanın reddine karar verildiği, lehine olan hususların dikkate alınmadığı, mülkiyet ve özel hayata saygı haklarının ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasının olağanüstü halin gerekli kıldığı türden bir tedbir olmadığı, Anayasa'ya ve kanunlara sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil edecek bir eyleminin olmadığı, idareye tanınan takdir yetkisinin keyfi şekilde kullanılamayacağı, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen SD karttaki verilerde çelişkiler bulunduğundan delil olarak kabul edilemeyeceği, hakkındaki CA kodunun güncel olarak irtibat kurulamayan kişileri ifade ettiği, üst amir kanaatinin hükme esas alınamayacağı, tanık ...'nin beyanlarının gerçek dışı olduğu, kaldı ki anılan beyanların 17-25 Aralık 2013 sürecinden öncesine ilişkin olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye (15669/20, 26.09.2023) kararında belirlenen ilkelerin dikkate alınması gerektiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: ... kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen SD karttaki verilere istinaden davacı hakkında düzenlenen veri inceleme raporuna göre, davacının örgüt tarafından CA olarak kodlanmasının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakını ortaya koymaya yeterli olmadığı, hakkındaki tanık beyanının 17-25 Aralık 2013 sürecinden öncesine ilişkin olduğu, üst amir kanaatinin somut delillerle desteklenmediği bunların yanında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olduğunu gösterir başkaca somut, hukuki denetime elverişli herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyada bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak kapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.