‹ Ana sayfa
Danıştay5. Daireİdare Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2022/2303 K.2023/15671

Esas No: 2022/2303 · Karar No: 2023/15671 · Karar Tarihi: 08.11.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2303
Karar No : 2023/15671


Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ...sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri ile ancak OHAL dönemi ve konusu ile ilgili düzenlemeler yapılabilmesi gerekirken OHAL süresini aşan tedbirlerin alınmasının hukuka aykırı olduğu, işlemin ölçüsüz olduğu, Danıştay içtihatlarına aykırı olduğu OHAL dönemi sona erdiğinden işlemin dayanağının kalmadığı, OHAL Kanun Hükmünde kararnamelerinin Anayasaya ve OHAL Kanununa aykırı olduğu, FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararına dayalı olarak 30 Mayıs 2016 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, yasama ve yürütme organının kişileri yargılama suçlu ilan etme ve cezalandırma yetkisi bulunmadığı, geçmişteki yasal faaliyetlerin gerekçe gösterilerek kamu görevinden çıkarılmasının suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi ve hukuk devleti ilkesi gibi temel hukuk ilkelerini ihlal ettiği, ilgili KHK'nın Meclis tarafından süresinde onaylanmadığı, işlem tarihinde hakkında açılmış herhangi bir soruşturma ve kovuşturma bulunmadığı, kamu görevinden çıkarıldıktan sonra elde edilen bilgi ve belgelerin önceki kararı hukuka uygun yapmayacağı, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, bu duruma ilişkin somut bir tespit bulunmadığı, isnat edilen eylemlerin kanunlarda suç olarak tanımlanmadığı, irtibat ya da iltisak için delil teşkil etmeyeceği, "iltisak ve irtibat" kavramlarının soyut olduğu, hakkında somut bilgi ve belge bulunmadan kamu görevinden çıkarıldığı, ilgili KHK'nın iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği, bir oluşumun terör örgütü olarak kabulü için yargı kararının gerektiği, Yargıtayın 24/07/2017 tarihinde verdiği karar ile FETÖ/PDY'nin suç örgütü olarak kabul edildiği önceki fiillerden sorumlu tutulamayacağı, disiplin hukuku hükümlerine uyulmadan kamu görevinden çıkarıldığı, kendisine savunma hakkı tanınmadığı, bir kişinin aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkum edilemeyeceği kastının bulunmaması nedeniyle terör örgütü üyeliğinden suçlanamayacağı, kişisel verilerin yasa dışı,mahkeme kararı olmaksızın elde edildiği, çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine aykırı bir yargılama yapılarak karar verildiği, gerekli ve yeterli inceleme yapılmaksızın işlem tesis edildiği, OHAL Komisyonu'nun insan hakları ihlallerini gideremediği,OHAL Komisyonu'nun etkili bir başvuru yolu olmadığı, gerekli ve yeterli inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verildiği, kararın gerekçesiz olduğu davayı inceleyen ve karara bağlayan Ankara İdare Mahkemesi'nin "kanunla önceden kurulmuş mahkeme ilkesine" açıkça aykırı olarak bir KHK hükmüne dayanılarak kurulup yetkilendirildiği, bu durumun Anayasa'nın 37. ve 142. maddesine, adil yargılanma hakkına ve doğal hakim ilkesine aykırı olduğu adli yardımdan yararlanmasına rağmen aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hükmedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği, adli yardımdan yararlanmasına rağmen hüküm fıkrasında yargılama giderlerinin tahsiline yönelik hüküm kurulduğu, Bank Asya'da talimatla hesap açmadığı, para yatırmadığı, Bank Asya'nın faaliyetlerinin yasal olduğu, çocuğunu göndermiş olduğu okulun yasal olduğu ve Devletin denetim ve gözetimi altında faaliyet gösterdiği, ByLock programı kullanıcısı olduğuna dair iddianın somut ve şüpheye yer vermeyecek derecede ispatlanamadığı, Bylock programını indirmediği ve kullanmadığı, kullanıcı adı, şifre ve içerik bulunmadığı, ByLock verilerinin yasadışı delil olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, ByLock verilerine ilişkin tespitlerin tarafına bildirilmemesi nedeniyle çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği, Bylock uygulamasını kullanmanın haberleşme, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?