Danıştay 5. Daire İdare Hukuku
Danıştay 5. Daire E.2022/14168 K.2025/6172
Özet: Uyuşmazlık konusu, mahkeme tarafından kamu görevinden çıkarılan davacının OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı göreve iade talebinin reddi ile ilgili işlemin iptaline karar verilmesi talebidir. Mahkeme, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesindeki sebeplerden hiçbirisini sağlamadığını tespit ederek, temyiz istemini reddederek ilk kararın doğru olduğunu belirlemiştir.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2022/14168
Karar No: 2025/6172
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyeti kapsamında olduğu, mahkemece anılan hesapta 2014 yılı öncesi yapılan işlemlerin incelenmeksizin karar verildiği, örgüt liderinin talimatı üzerine ... hesabına para yatırmadığı, Devletin izni ile kurulan özel bir okula çocuğunu göndermenin ve eğitim ücretini ödemenin suç olmadığı, Devletin faaliyetlerine izin verdiği sendikaya yalnızca üye olduğu ve hiçbir faaliyetine katılmadığı, hakkında yürütülen ceza soruşturması neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, hiç kimsenin işlendiği tarihte suç olmayan bir eylemi nedeniyle suçlanamayacağı, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, dava konusu işlemin hukuka aykırı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/05/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, öte yandan davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla açılan ceza soruşturması neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturma yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüştür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; "... Davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir ... isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı dönemde ...'ya para yatırdığı, ... müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, bahse konu hesap bakiyesi 31.12.2013 tarihinde 0,00 TL iken; mezkur hesapta 21.02.2014 tarihli 5.000,00 TL tutarlı 90 günlük 07.03.2014 tarihli 2.000,00 TL tutarlı 31 günlük, 09.05.2014 tarihli 3.997,08 TL tutarlı 31 günlük katılım hesabı açtığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarda para girişi olduğu, hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı..." tespitlerine yer verildiği; davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması sonucunda verilen... Cumhuriyet Başsavcılığının Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararında davacının ... hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede ise "... Şüphelinin ... hesabı incelendiğinde hesabın 1999 yılında açıldığı, okul taksit ödemeleri, kredi kartı ödemelerinin olduğu hesaba para giriş çıkışının kısa süreli olduğu, hesabın bankanın TMSF'ye devrinden sonra da aynı şekilde kullanılmaya devam ettiği,..." gerekçesine yer verildiği görülmüştür.
Öte yandan, Bölge İdare Mahkemesi tarafından yapılan ara karara cevaben TMSF tarafından gönderilen davacıya ait ... hesap dökümlerinin incelenmesinden; davacının anılan bankada ilk olarak 18/11/1999 tarihinde hesap açtığı, hesaba muhtelif tarihlerde para girişleri olduğu, söz konusu paraların ise çoğunlukla katılım hesaplarında, döviz alım satımı ve altın alım satımında değerlendirildiği, bununla birlikte kredi kartı borç ödemesi ve okul taksit ödemelerinin bulunduğu, ...'nın TMSF'ye devri sonrası da anılan hesabın kullanılmaya devam ettiği, bu itibarla hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyeti kapsamında olduğu anlaşıldığından, davacının ...'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.
Esas No: 2022/14168
Karar No: 2025/6172
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili: Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyeti kapsamında olduğu, mahkemece anılan hesapta 2014 yılı öncesi yapılan işlemlerin incelenmeksizin karar verildiği, örgüt liderinin talimatı üzerine ... hesabına para yatırmadığı, Devletin izni ile kurulan özel bir okula çocuğunu göndermenin ve eğitim ücretini ödemenin suç olmadığı, Devletin faaliyetlerine izin verdiği sendikaya yalnızca üye olduğu ve hiçbir faaliyetine katılmadığı, hakkında yürütülen ceza soruşturması neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, hiç kimsenin işlendiği tarihte suç olmayan bir eylemi nedeniyle suçlanamayacağı, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, dava konusu işlemin hukuka aykırı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/05/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, öte yandan davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla açılan ceza soruşturması neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturma yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüştür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; "... Davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir ... isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı dönemde ...'ya para yatırdığı, ... müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, bahse konu hesap bakiyesi 31.12.2013 tarihinde 0,00 TL iken; mezkur hesapta 21.02.2014 tarihli 5.000,00 TL tutarlı 90 günlük 07.03.2014 tarihli 2.000,00 TL tutarlı 31 günlük, 09.05.2014 tarihli 3.997,08 TL tutarlı 31 günlük katılım hesabı açtığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarda para girişi olduğu, hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı..." tespitlerine yer verildiği; davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması sonucunda verilen... Cumhuriyet Başsavcılığının Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararında davacının ... hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede ise "... Şüphelinin ... hesabı incelendiğinde hesabın 1999 yılında açıldığı, okul taksit ödemeleri, kredi kartı ödemelerinin olduğu hesaba para giriş çıkışının kısa süreli olduğu, hesabın bankanın TMSF'ye devrinden sonra da aynı şekilde kullanılmaya devam ettiği,..." gerekçesine yer verildiği görülmüştür.
Öte yandan, Bölge İdare Mahkemesi tarafından yapılan ara karara cevaben TMSF tarafından gönderilen davacıya ait ... hesap dökümlerinin incelenmesinden; davacının anılan bankada ilk olarak 18/11/1999 tarihinde hesap açtığı, hesaba muhtelif tarihlerde para girişleri olduğu, söz konusu paraların ise çoğunlukla katılım hesaplarında, döviz alım satımı ve altın alım satımında değerlendirildiği, bununla birlikte kredi kartı borç ödemesi ve okul taksit ödemelerinin bulunduğu, ...'nın TMSF'ye devri sonrası da anılan hesabın kullanılmaya devam ettiği, bu itibarla hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyeti kapsamında olduğu anlaşıldığından, davacının ...'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.