‹ Ana sayfa
Danıştay 5. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku

Danıştay 5. Daire E.2020/870 K.2023/15966

Esas No: 2020/870 · Karar No: 2023/15966 · Karar Tarihi: 14.11.2023
Özet: (1) 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ekli listede ismini verilen bir görevlendirilen kişi, göreve iade talebini reddeden OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararının iptalini ve ilgili idare mahkemesi kararlarının bağlayıcılık reddini talep ediyor. (2) Danıştay, İdare Dava Dairesi kararını onaylayarak, davacının iddialarının yeterli delile dayanmadığını belirleyip, idare mahkemelerinin kararının bütünlüğünü koruyor.
T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/870
Karar No: 2023/15966

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...

Vekili: Av. ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Genel Müdürlüğü ...

Vekili: Av. ...

İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bank Asya'ya örgüt talimatı ile para yatırmadığı, bankaya ödenen cüzi miktardaki ödemelerin çocuğunun okul taksitleri olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile herhangi bir irtibatının bulunmadığı, Devlet Kontrolündeki Sendikaya üye olmasının Devlet izniyle çıkan gazeteyi almasının ve Devletin denetimindeki bankaya para yatırmasının yıllar sonra suç olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğu, terör örgütü üyeliğinin kasten işlenebilen bir suç olduğu, hakkında bir disiplin soruşturması açılmadan ve savunması alınmadan Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasının Anayasa'ya ve AİHS'nin 6. Maddesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...

Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.

Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...... İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü'nün 18/10/2021 Tarihli cevabi yazısı ile; sanığın FETÖ/PDY bağlantısı nedeniyle KHK ile kapatılan Çağdaş Çalışanlar Kültür ve Dayanışma Demeğine 23/12/2005'de üye olduğu, 31/05/2016 tarihinde üyelikten ayrıldığının, 06/02/2016 tarihinde fesh edilen Aksiyon Memur Çalışanlar Derneği'ne 07/03/2014 yılında üye olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2023 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) GEREKÇEDE KARŞI OY:
Dosyanın incelenmesinden; her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının örgütle iltisaklı Bank Asya isimli bankadaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği hususu aleyhe olacak şekilde hükme esas alınmış ise de, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve temyiz edilmeden kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli E:..., K:... sayılı beraat kararında yer alan, "... Bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 09/06/2021 tarihli rapor ile; ... Sonuç olarak; Bakiyesini arttırma ve bankaya gelir kazandırma gayreti içinde olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği görülmüştür. Sanığın çağrı döneminde Ziraat Bankasında da hesabının bulunduğu anlaşılmış, dosya içerisinde bulunan Ziraat Bankası hesap bakiyeleri incelendiğinde; 09/12/2014 tarihinde hesabında 95.880 TL., 16/04/2015 tarihinde hesabında 290.000 TL para olduğu görülmüştür. Sanığın Bank Asya'da ilk hesap açma tarihinin 22/06/1998 olduğu, sanığın çağrı üzerine ilk defa bankada hesap açan bir kişi olmadığı anlaşılmıştır. Bank Asya hesap hareketleri incelendiğinde; çağrı tarihinden önce de 2013 yılında bu banka ile bakiyeli olarak çalıştığı, çağrı döneminde de aynı şekilde bakiyeli çalışmaya devam ettiği, bankaya TMSF tarafından kayyım atanmasından ve bilahare tamamen el konulmasından sonra FETÖ/PDY mensuplarının paralarını bankadan çektiği dönemde sanığın yine Bank Asya ile bakiyeli olarak çalışmaya devam ettiği, bu çalışmasının darbe teşebbüsüne kadar sürdüğü anlaşılmıştır. Öte yandan sanığın Bank Asya hesap hareketlerinin Ziraat Bankası'ndaki hesap hareketleri ile birlikte değerlendirilmesi gerekir, sanığın Ziraat Bankası'nda 09/12/2014 tarihinde hesabında 95.880 TL, 16/04/2015 tarihinde hesabında 290.000 TL para olduğu anlaşılmış olup, sanığın bu paraları Ziraat Bankasından çekip Bank Asya'ya yatırma imkanı olduğu halde bu yola başvurmadığı belirlenmiştir. Gerek sanığın çağrı döneminden önce Bank Asya ile bakiyeli olarak çalışan bir kişi olması, gerek çağrı döneminde hesabında özel bir artışın olmaması, gerek TMSF tarafından bankaya el konulmasından sonra sanığın Bank Asya'daki parasını çekmeyerek bu banka ile çalışmaya devam etmiş olması ve yine gerek çağrı döneminde Ziraat Bankasında yüklü parası olduğu halde bunu çekip Bank Asya'ya yatırmamış olması dikkate alındığında örgüte yardım kastı ile hareket ettiği konusunda ortaya bir kuşku çıkmış olup, kuşkudan sanığın yararlanacağına yönelik ceza yargılama hukukunun evrensel ilkesi gözetilerek Bank Asya hesap hareketleri sanık aleyhine değerlendirilmemiştir..." şeklindeki tespit ve değerlendirme dikkate alındığında davacının, Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?