Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2025/4717 K.2025/6504
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/4717
Karar No : 2025/6504
TEMYİZ EDENLER :
1- (DAVALI) ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Maden İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
**VEKİLLERİ:** Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1-...
2- ...
...
11- ... Derneği
12- ... (...) Vakfı
**VEKİLİ:** Av. ...
MÜDAHİLLER (DAVACILAR YANINDA) :
1- ...
2- ...
...
11- ... 12- ...
**VEKİLİ:** Av. ...
13- ... Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Balıkesir ili, İvrindi ve Altıeylül ilçeleri, ... Mahallesinde, davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "... Ruhsat Numaralı Sahada IV. Grup (Altın - Bakır) Maden Ocağı Kapasite Artışı, Cevher Zenginleştirme Tesisi ve Atık Depolama Tesisi" projesi hakkında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararı"nın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince Dairemizin bozma kararına uyularak yaptırılan keşif ve bilirkişi raporunun incelenip değerlendirilmesi sonucunda verilen kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte incelenmesi neticesinde; yapılması planlanan projenin flora-fauna, tarım, orman, su kaynakları, çevre, ulaşım-yol ve yapı güvenliği durumu ile kullanılacak kimyasal maddeler açısından Çevre Kanunu, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, projenin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalarla alınacak önlemlerin ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olmadığı dikkate alındığında raporda ayrıntıları verilen yukarıdaki parametreler açısından projenin bu hali ile işletilmesi durumunda fiziksel ve biyolojik çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribine neden olacağı, çevreye olabilecek olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da oluşabilecek zararın çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için gerekli önlemlerin proje özelinde uygun ve yeterli olmadığı anlaşıldığından dava konusu ÇED olumlu kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1- Davalı idare tarafından, ÇED sürecinde, İnceleme Değerlendirme Komisyonunun çalışmaları sırasında, her kurumun çalışma ve uzmanlık alanı çerçevesinde ayrıntılı inceleme ve değerlendirilme yapıldığı, dava konusu işlemin teknik ve maddi yönleri ile usul ve hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı idare yanında müdahil tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiği, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar ile davacılar yanında müdahil tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Balıkesir ili, İvrindi ve Altıeylül ilçeleri, ... Mahallesinde, davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "... Ruhsat Numaralı Sahada IV. Grup (Altın - Bakır) Maden Ocağı Kapasite Artışı, Cevher Zenginleştirme Tesisi ve Atık Depolama Tesisi" projesi hakkında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararı kararı tesis edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve dava konusu işleme esas başvurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projeler hakkında yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı, Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmış, 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına, 15. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2 listesinde yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-2 listesinde belirtilen projeler, seçme, eleme kriterlerine tabidir." kuralına, 17. maddesinde ise; "(1) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bakanlık, Proje Tanıtım Dosyalarını Ek-4’te yer alan kriterler çerçevesinde inceler ve değerlendirir. Bakanlık, bu aşamada gerekli görülmesi halinde Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlardan proje ile ilgili geniş kapsamlı bilgi vermesini, araç gereç sağlamasını, yeterliği kabul edilebilir kuruluşlarca analiz, deney ve ölçümler yapmasını veya yaptırmasını isteyebilir. Bakanlık inceleme değerlendirme sürecinde gerekli görülmesi halinde yetkili kurum/kuruluşlardan görüş isteyebilir. Otuz (30) takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen kurum/kuruluşun görüşü olumlu kabul edilir. (Son cümleye yönelik, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/07/2018 tarih ve YD İtiraz No:2018/177 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.) (2) Bakanlık on beş (15) iş günü içinde inceleme ve değerlendirmelerini tamamlar. Proje hakkında "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını beş (5) iş günü içinde verir, kararı Valiliğe, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirir. Valilik, bu kararı askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurur. (3) “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilen proje için beş (5) yıl içinde mücbir sebep bulunmaksızın yatırıma başlanmaması durumunda “ÇED Gerekli Değildir” kararı geçersiz sayılır. (4) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projeler için bir (1) yıl içerisinde Bakanlığa başvuru yapılmaması durumunda karar geçersiz sayılır." kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren haller" başlıklı 266. maddesi, "(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." hükmünü; "Bilirkişi sayısının belirlenmesi" başlıklı 267. maddesi, "(1) Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak, gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür." hükmünü; aynı Kanunun "Bilirkişi açıklamalarının tespiti ve rapor" başlıklı 279. maddesinin 2. fıkrası ise, "(2) Raporda, tarafların ad ve soyadları, bilirkişinin görevlendirildiği hususlar, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıalar, gerekçe ve varılan sonuçlarla, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa, bunun sebebi, düzenlenme tarihi ve bilirkişi ya da bilirkişilerin imzalarının bulunması gerekir. Azınlıkta kalan bilirkişi, oy ve görüşünü ayrı bir rapor hâlinde de mahkemeye sunabilir..." hükmünü içermektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacılardan ...'un feragat talebi yönünden;
2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanununda feragat konusu özel olarak düzenlenmemiş, 2577 sayılı Kanununun 31. maddesi ile feragat konusunda göndermede bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış, anılan Kanunun 447. maddesinin 2. fıkrasında ise, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan göndermelerin, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307. maddesinde, feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış, 309. maddesinde, feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı; 310. maddesinin 1. fıkrasında feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, anılan maddeye 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanunun 29. maddesi ile eklenen 2. Fıkrada ise, ‘‘Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelenmesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir" hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, temyiz incelemesi sırasında; davacılardan ... tarafından verilen ve UYAP kayıtlarına giren 26/09/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda; temyiz incelemesi aşamasında davadan feragat edilmesi karşısında, davacılardan '...' yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
Davalı İdare ile davalı yanında müdahilin temyiz istemi yönünden ise;
ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyası ve ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi önemli bir gereklilik olmakla birlikte; böyle bir heyet tarafından hazırlanacak bilirkişi raporunun, dava konusu proje kapsamında öngörülen faaliyetin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin minimize edilmesi için Proje Tanıtım Dosyası ya da ÇED Raporu içinde yer verilen önlemlerin yeterli olup olmadığının tespit edilerek değerlendirilmesi açısından, tarafları tatmin edici düzeyde hazırlanmasının da önemli bir gereklilik olduğu açıktır. Belirtilen hususların sağlanması, adil bir yargılama yapılması açısından önem arz etmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bilirkişi raporunda eksiklik veya belirsizlik arz edilen hususların varlığı durumunda, Mahkemece bu hususların, bilirkişiye tamamlattırılması ya da belirsiz olan hususların açıklattırılması veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği sonucuna varılmaktadır.
Dairemizin bozma kararı sonrasında, Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; jeoloji mühendisliği yönünden; ÇED raporunda jeolojik, hidrojeolojik ve depremsellik yönünden yapılan değerlendirmelerin bilimsel temellere dayalı ve saha verileriyle uyumlu şekilde açıklandığı, etkinliğin olası çevresel etkileri ile gerekli önlemler ve taahhütlerin ayrıca belirtildiği, Ramsar alanı olan Manyas Gölü’ne etkisinin ise bölgede mevcut madencilik faaliyetleri, sanayi kaynaklı etkiler ve zararlı zirai ilaç kullanımı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği; bu çerçevede kamu yararına yönelik çalışmaların ilgili kurumların denetimleriyle yürütülmesi gerektiği, dava konusu alanın güneyinde yer alan yer altı ocağı planlamasının ise ÇED alanı sınırlarına uyumlu olacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiği, maden mühenisliği yönünden; inceleme konusu olan tesisin çevre ile uyumlu ve duyarlı birer iktisadi faaliyet olarak, işletmeye geçirilmesinin sürdürülebilir kalkınma kavramı çerçevesinde ülkemiz menfaatleri açısından uygun ve yararlı olacağı, ziraat müdendisliği yönünden; söz konusu alanda yapılacak işler neticesinde zeytinliklerin, orman ağaçlarının ve meraların zarar göreceği, her ne kadar sekiz dokuz yıl sonra işletmenin üretimi bitirip arazileri eski topografik yapısına getireceği ve kestiği ağaçlardan daha fazlasını dikeceği belirtilse de yeni dikilen ağaçların kesilen ağaçların boylarına ulaşması için en az on on beş sene geçmesi gerekeceği, çevre mühendisliği yönünden; ÇED raporunda toz emisyonlarının kimyasal bileşenlerine yönelik izleme eksikliğinin çevresel risklerin bütüncül değerlendirilmesi açısından önemli bir boşluk oluşturduğu, özellikle yakın çevredeki tarım ve yerleşim alanları dikkate alındığında sürdürülebilir çevre yönetimi ve insan sağlığı açısından daha kapsamlı izleme ve değerlendirme süreçlerinin projeye dahil edilmesinin gerekli olduğu kanaatine varıldığı, kimya mühendisliği yönünden; kullanılacak kimyasallar ve liç prosesi için olası çevresel etkiler ve alınması gerek tedbirler ulusal mevzuata uygun olarak ÇED dosyasında yer almakla birlikte eksiklerin bulunduğu, bölgenin yerleşim yerlerine yakın olması, tarım ve orman arazilerini kapsaması sebebiyle olası zararların önlemesine, kümülatif etkilerin ve alınacak tedbirlerin uluslararası standartlara göre daha detaylı değerlendirilmesi uygun olacağının değerlendirildiği, orman mühendisliği yönünden; dava konusu projenin gerçekleştirilmesinin ormancılık yönüyle çevre dengesi gözetilerek çevresel açıdan oluşturabileceği muhtemel zararları ile bu zararların alınacak önlemlerle giderilebilmesinin mümkün olamayacağı, inşaat mühendisliği yönünden; raporun genel mühendislik önlemleri ve titreşim kontrolü konusunda ulusal ve uluslararası standartlara uygun olduğu ancak ... Mahallesi’nin yeraltı ocağı izdüşüm alanı içinde bulunması, mevcut mühendislik önlemlerine rağmen yapı hasarı riskini artırdığı, harita mühendisliği yönünden; Balıkesir ili, İvrindi ve Altıeylül ilçesi sınırları içerisinde ... Maden İşletmeleri San. ve Tic. A.Ş tarafından işletilen ... ruhsat numaralı sahada ÇED sınırlarının ve Sağlık Koruma Bandı sınırlarının mevcut yerleşim alanlarına göre değerlendirmesinin yapıldığı, biyoloji açısından değerlendirildiğinde ise; ÇED sürecinde yapılan flora ve fauna ile ilgili gözlemlerinin, ekolojik izleme açısından bilimsel yöntemlere uygun olarak yürütülmediğinin tespit edildiği, flora tespitlerinin doğru ve eksiksiz olabilmesi için en az iki vejetasyon dönemini kapsayacak şekilde, belirlenen periyotlarda (örneğin on beş günlük) saha çalışması yapılması gerektiği, rapoordaki verilerin yalnızca tek bir uzmanın çok kısa süreli gözlemine dayandığı, bu yaklaşım bilimsel yeterlilikten uzak olduğu kanaatine varılmış olup sonuç olarak proje sahasının genişletilmesini içeren mevcut ÇED olumlu kararının yeniden gözden geçirilmesi, bilimsel, mevsimsel ve ekolojik esaslara dayalı flora-fauna değerlendirmelerinin güncellenerek koruma planlarıyla birlikte yeniden hazırlanmasının gerekli olduğu belirtilmiştir.
Uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının gerekçeleri arasında her ne kadar, yapılması planlanan projenin flora-fauna, tarım, orman, su kaynakları, çevre, ulaşım-yol ve yapı güvenliği durumu ile kullanılacak kimyasal maddeler açısından Çevre Kanunu, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, projenin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalarla alınacak önlemlerin ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olmadığı, bilirkişi raporunda ayrıntıları verilen parametreler açısından projenin bu hali ile işletilmesi durumunda fiziksel ve biyolojik çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribine neden olacağı, çevreye olabilecek olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da oluşabilecek zararın çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için gerekli önlemlerin proje özelinde uygun ve yeterli olmadığına yer verilmişse de; dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde; ÇED raporuna konu projenin hazırlanma sürecinin teknik yönden mevzuatta öngörülen usule uygun olduğu, projenin hazırlanmasında uzman personelin bilgi ve katkısının dikkate alındığı, kurulması planlanan dava konusu tesis ile ilgili olarak hazırlanan nihai ÇED dosyasında gerek tesisin yapım aşaması gerekse işletme aşamasında karşılaşılabilecek sorunların tespit edilerek raporda incelendiği, projenin çevredeki insan ve doğal yaşama karşı oluşturacağı etkiler önemli ölçüde değerlendirilerek, yaşanması muhtemel çevresel zararların asgari düzeye indirilmesi için alınması gereken önlemlerin yeterli düzeyde belirtildiği, ÇED raporunun ilgili mevzuat ve yönetmeliklere uygun olduğu, proje kapsamında hidrolojik açıdan hidrolojik unsurlara yansıyacak olumsuz etkinin yasal sınırlar içerisinde kaldığı, jeolojik olarak yapılan çalışmaların tutarlı ve saha ile uyumlu olduğu, çevresel açıdan taahhütlere uyulması durumunda herhangi bir sakınca oluşmayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dolayısıyla; bilirkişi raporunda olumsuz yönde kanaat bildiren bilirkişilerin görüşleri, yukarıda belirtilen nedenlerle kabul edilmemiştir.
Öte yandan; Dairemizin E:2024/1525 sayılı dosyası ile davalı yanında müdahil şirket tarafından ... Ruhsat numaralı sahada "IV.Grup (Altın-Bakır) Maden Ocağı Kapasite Artışı ve Hazır Beton Tesisi" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle açılan davada, davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Dairemizin 23/05/2024 tarih ve K:2024/3374 sayılı kararı ile onandığı görülmüştür.
Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı idare ile davalı idare yanında müdahillerin temyiz istemlerinin kabulüne, davacılardan ...'un davadan feragat etmesi nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ... ile Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2(i) maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE,,
3. Aşağıda dökümü gösterilen ve davacılar tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, davacılar yanında müdahiller tarafından yapılan yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan ...-TL yargılama gideri ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı idare yanında müdahile verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın ve kullanılmayan harcın kesinleşmesinden sonra taraflara ve müdahile iadesine,
5. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 09/12/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyoruz.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/4717
Karar No : 2025/6504
TEMYİZ EDENLER :
1- (DAVALI) ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Maden İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
**VEKİLLERİ:** Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1-...
2- ...
...
11- ... Derneği
12- ... (...) Vakfı
**VEKİLİ:** Av. ...
MÜDAHİLLER (DAVACILAR YANINDA) :
1- ...
2- ...
...
11- ... 12- ...
**VEKİLİ:** Av. ...
13- ... Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Balıkesir ili, İvrindi ve Altıeylül ilçeleri, ... Mahallesinde, davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "... Ruhsat Numaralı Sahada IV. Grup (Altın - Bakır) Maden Ocağı Kapasite Artışı, Cevher Zenginleştirme Tesisi ve Atık Depolama Tesisi" projesi hakkında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararı"nın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince Dairemizin bozma kararına uyularak yaptırılan keşif ve bilirkişi raporunun incelenip değerlendirilmesi sonucunda verilen kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte incelenmesi neticesinde; yapılması planlanan projenin flora-fauna, tarım, orman, su kaynakları, çevre, ulaşım-yol ve yapı güvenliği durumu ile kullanılacak kimyasal maddeler açısından Çevre Kanunu, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, projenin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalarla alınacak önlemlerin ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olmadığı dikkate alındığında raporda ayrıntıları verilen yukarıdaki parametreler açısından projenin bu hali ile işletilmesi durumunda fiziksel ve biyolojik çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribine neden olacağı, çevreye olabilecek olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da oluşabilecek zararın çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için gerekli önlemlerin proje özelinde uygun ve yeterli olmadığı anlaşıldığından dava konusu ÇED olumlu kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1- Davalı idare tarafından, ÇED sürecinde, İnceleme Değerlendirme Komisyonunun çalışmaları sırasında, her kurumun çalışma ve uzmanlık alanı çerçevesinde ayrıntılı inceleme ve değerlendirilme yapıldığı, dava konusu işlemin teknik ve maddi yönleri ile usul ve hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı idare yanında müdahil tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiği, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar ile davacılar yanında müdahil tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Balıkesir ili, İvrindi ve Altıeylül ilçeleri, ... Mahallesinde, davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "... Ruhsat Numaralı Sahada IV. Grup (Altın - Bakır) Maden Ocağı Kapasite Artışı, Cevher Zenginleştirme Tesisi ve Atık Depolama Tesisi" projesi hakkında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararı kararı tesis edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve dava konusu işleme esas başvurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projeler hakkında yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı, Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmış, 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına, 15. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2 listesinde yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-2 listesinde belirtilen projeler, seçme, eleme kriterlerine tabidir." kuralına, 17. maddesinde ise; "(1) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bakanlık, Proje Tanıtım Dosyalarını Ek-4’te yer alan kriterler çerçevesinde inceler ve değerlendirir. Bakanlık, bu aşamada gerekli görülmesi halinde Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlardan proje ile ilgili geniş kapsamlı bilgi vermesini, araç gereç sağlamasını, yeterliği kabul edilebilir kuruluşlarca analiz, deney ve ölçümler yapmasını veya yaptırmasını isteyebilir. Bakanlık inceleme değerlendirme sürecinde gerekli görülmesi halinde yetkili kurum/kuruluşlardan görüş isteyebilir. Otuz (30) takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen kurum/kuruluşun görüşü olumlu kabul edilir. (Son cümleye yönelik, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/07/2018 tarih ve YD İtiraz No:2018/177 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.) (2) Bakanlık on beş (15) iş günü içinde inceleme ve değerlendirmelerini tamamlar. Proje hakkında "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını beş (5) iş günü içinde verir, kararı Valiliğe, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirir. Valilik, bu kararı askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurur. (3) “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilen proje için beş (5) yıl içinde mücbir sebep bulunmaksızın yatırıma başlanmaması durumunda “ÇED Gerekli Değildir” kararı geçersiz sayılır. (4) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projeler için bir (1) yıl içerisinde Bakanlığa başvuru yapılmaması durumunda karar geçersiz sayılır." kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren haller" başlıklı 266. maddesi, "(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." hükmünü; "Bilirkişi sayısının belirlenmesi" başlıklı 267. maddesi, "(1) Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak, gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür." hükmünü; aynı Kanunun "Bilirkişi açıklamalarının tespiti ve rapor" başlıklı 279. maddesinin 2. fıkrası ise, "(2) Raporda, tarafların ad ve soyadları, bilirkişinin görevlendirildiği hususlar, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıalar, gerekçe ve varılan sonuçlarla, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa, bunun sebebi, düzenlenme tarihi ve bilirkişi ya da bilirkişilerin imzalarının bulunması gerekir. Azınlıkta kalan bilirkişi, oy ve görüşünü ayrı bir rapor hâlinde de mahkemeye sunabilir..." hükmünü içermektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacılardan ...'un feragat talebi yönünden;
2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanununda feragat konusu özel olarak düzenlenmemiş, 2577 sayılı Kanununun 31. maddesi ile feragat konusunda göndermede bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış, anılan Kanunun 447. maddesinin 2. fıkrasında ise, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan göndermelerin, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307. maddesinde, feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış, 309. maddesinde, feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı; 310. maddesinin 1. fıkrasında feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, anılan maddeye 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanunun 29. maddesi ile eklenen 2. Fıkrada ise, ‘‘Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelenmesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir" hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, temyiz incelemesi sırasında; davacılardan ... tarafından verilen ve UYAP kayıtlarına giren 26/09/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda; temyiz incelemesi aşamasında davadan feragat edilmesi karşısında, davacılardan '...' yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
Davalı İdare ile davalı yanında müdahilin temyiz istemi yönünden ise;
ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyası ve ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi önemli bir gereklilik olmakla birlikte; böyle bir heyet tarafından hazırlanacak bilirkişi raporunun, dava konusu proje kapsamında öngörülen faaliyetin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin minimize edilmesi için Proje Tanıtım Dosyası ya da ÇED Raporu içinde yer verilen önlemlerin yeterli olup olmadığının tespit edilerek değerlendirilmesi açısından, tarafları tatmin edici düzeyde hazırlanmasının da önemli bir gereklilik olduğu açıktır. Belirtilen hususların sağlanması, adil bir yargılama yapılması açısından önem arz etmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bilirkişi raporunda eksiklik veya belirsizlik arz edilen hususların varlığı durumunda, Mahkemece bu hususların, bilirkişiye tamamlattırılması ya da belirsiz olan hususların açıklattırılması veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği sonucuna varılmaktadır.
Dairemizin bozma kararı sonrasında, Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; jeoloji mühendisliği yönünden; ÇED raporunda jeolojik, hidrojeolojik ve depremsellik yönünden yapılan değerlendirmelerin bilimsel temellere dayalı ve saha verileriyle uyumlu şekilde açıklandığı, etkinliğin olası çevresel etkileri ile gerekli önlemler ve taahhütlerin ayrıca belirtildiği, Ramsar alanı olan Manyas Gölü’ne etkisinin ise bölgede mevcut madencilik faaliyetleri, sanayi kaynaklı etkiler ve zararlı zirai ilaç kullanımı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği; bu çerçevede kamu yararına yönelik çalışmaların ilgili kurumların denetimleriyle yürütülmesi gerektiği, dava konusu alanın güneyinde yer alan yer altı ocağı planlamasının ise ÇED alanı sınırlarına uyumlu olacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiği, maden mühenisliği yönünden; inceleme konusu olan tesisin çevre ile uyumlu ve duyarlı birer iktisadi faaliyet olarak, işletmeye geçirilmesinin sürdürülebilir kalkınma kavramı çerçevesinde ülkemiz menfaatleri açısından uygun ve yararlı olacağı, ziraat müdendisliği yönünden; söz konusu alanda yapılacak işler neticesinde zeytinliklerin, orman ağaçlarının ve meraların zarar göreceği, her ne kadar sekiz dokuz yıl sonra işletmenin üretimi bitirip arazileri eski topografik yapısına getireceği ve kestiği ağaçlardan daha fazlasını dikeceği belirtilse de yeni dikilen ağaçların kesilen ağaçların boylarına ulaşması için en az on on beş sene geçmesi gerekeceği, çevre mühendisliği yönünden; ÇED raporunda toz emisyonlarının kimyasal bileşenlerine yönelik izleme eksikliğinin çevresel risklerin bütüncül değerlendirilmesi açısından önemli bir boşluk oluşturduğu, özellikle yakın çevredeki tarım ve yerleşim alanları dikkate alındığında sürdürülebilir çevre yönetimi ve insan sağlığı açısından daha kapsamlı izleme ve değerlendirme süreçlerinin projeye dahil edilmesinin gerekli olduğu kanaatine varıldığı, kimya mühendisliği yönünden; kullanılacak kimyasallar ve liç prosesi için olası çevresel etkiler ve alınması gerek tedbirler ulusal mevzuata uygun olarak ÇED dosyasında yer almakla birlikte eksiklerin bulunduğu, bölgenin yerleşim yerlerine yakın olması, tarım ve orman arazilerini kapsaması sebebiyle olası zararların önlemesine, kümülatif etkilerin ve alınacak tedbirlerin uluslararası standartlara göre daha detaylı değerlendirilmesi uygun olacağının değerlendirildiği, orman mühendisliği yönünden; dava konusu projenin gerçekleştirilmesinin ormancılık yönüyle çevre dengesi gözetilerek çevresel açıdan oluşturabileceği muhtemel zararları ile bu zararların alınacak önlemlerle giderilebilmesinin mümkün olamayacağı, inşaat mühendisliği yönünden; raporun genel mühendislik önlemleri ve titreşim kontrolü konusunda ulusal ve uluslararası standartlara uygun olduğu ancak ... Mahallesi’nin yeraltı ocağı izdüşüm alanı içinde bulunması, mevcut mühendislik önlemlerine rağmen yapı hasarı riskini artırdığı, harita mühendisliği yönünden; Balıkesir ili, İvrindi ve Altıeylül ilçesi sınırları içerisinde ... Maden İşletmeleri San. ve Tic. A.Ş tarafından işletilen ... ruhsat numaralı sahada ÇED sınırlarının ve Sağlık Koruma Bandı sınırlarının mevcut yerleşim alanlarına göre değerlendirmesinin yapıldığı, biyoloji açısından değerlendirildiğinde ise; ÇED sürecinde yapılan flora ve fauna ile ilgili gözlemlerinin, ekolojik izleme açısından bilimsel yöntemlere uygun olarak yürütülmediğinin tespit edildiği, flora tespitlerinin doğru ve eksiksiz olabilmesi için en az iki vejetasyon dönemini kapsayacak şekilde, belirlenen periyotlarda (örneğin on beş günlük) saha çalışması yapılması gerektiği, rapoordaki verilerin yalnızca tek bir uzmanın çok kısa süreli gözlemine dayandığı, bu yaklaşım bilimsel yeterlilikten uzak olduğu kanaatine varılmış olup sonuç olarak proje sahasının genişletilmesini içeren mevcut ÇED olumlu kararının yeniden gözden geçirilmesi, bilimsel, mevsimsel ve ekolojik esaslara dayalı flora-fauna değerlendirmelerinin güncellenerek koruma planlarıyla birlikte yeniden hazırlanmasının gerekli olduğu belirtilmiştir.
Uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının gerekçeleri arasında her ne kadar, yapılması planlanan projenin flora-fauna, tarım, orman, su kaynakları, çevre, ulaşım-yol ve yapı güvenliği durumu ile kullanılacak kimyasal maddeler açısından Çevre Kanunu, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, projenin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalarla alınacak önlemlerin ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olmadığı, bilirkişi raporunda ayrıntıları verilen parametreler açısından projenin bu hali ile işletilmesi durumunda fiziksel ve biyolojik çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribine neden olacağı, çevreye olabilecek olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da oluşabilecek zararın çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için gerekli önlemlerin proje özelinde uygun ve yeterli olmadığına yer verilmişse de; dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde; ÇED raporuna konu projenin hazırlanma sürecinin teknik yönden mevzuatta öngörülen usule uygun olduğu, projenin hazırlanmasında uzman personelin bilgi ve katkısının dikkate alındığı, kurulması planlanan dava konusu tesis ile ilgili olarak hazırlanan nihai ÇED dosyasında gerek tesisin yapım aşaması gerekse işletme aşamasında karşılaşılabilecek sorunların tespit edilerek raporda incelendiği, projenin çevredeki insan ve doğal yaşama karşı oluşturacağı etkiler önemli ölçüde değerlendirilerek, yaşanması muhtemel çevresel zararların asgari düzeye indirilmesi için alınması gereken önlemlerin yeterli düzeyde belirtildiği, ÇED raporunun ilgili mevzuat ve yönetmeliklere uygun olduğu, proje kapsamında hidrolojik açıdan hidrolojik unsurlara yansıyacak olumsuz etkinin yasal sınırlar içerisinde kaldığı, jeolojik olarak yapılan çalışmaların tutarlı ve saha ile uyumlu olduğu, çevresel açıdan taahhütlere uyulması durumunda herhangi bir sakınca oluşmayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dolayısıyla; bilirkişi raporunda olumsuz yönde kanaat bildiren bilirkişilerin görüşleri, yukarıda belirtilen nedenlerle kabul edilmemiştir.
Öte yandan; Dairemizin E:2024/1525 sayılı dosyası ile davalı yanında müdahil şirket tarafından ... Ruhsat numaralı sahada "IV.Grup (Altın-Bakır) Maden Ocağı Kapasite Artışı ve Hazır Beton Tesisi" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle açılan davada, davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Dairemizin 23/05/2024 tarih ve K:2024/3374 sayılı kararı ile onandığı görülmüştür.
Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı idare ile davalı idare yanında müdahillerin temyiz istemlerinin kabulüne, davacılardan ...'un davadan feragat etmesi nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ... ile Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2(i) maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE,,
3. Aşağıda dökümü gösterilen ve davacılar tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, davacılar yanında müdahiller tarafından yapılan yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan ...-TL yargılama gideri ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı idare yanında müdahile verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın ve kullanılmayan harcın kesinleşmesinden sonra taraflara ve müdahile iadesine,
5. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 09/12/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.