‹ Ana sayfa
Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2025/4662 K.2025/5990

Esas No: 2025/4662 · Karar No: 2025/5990 · Karar Tarihi: 17.11.2025
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: BozmaKimin lehine: Davalı
Uyuşmazlık
Davacı, arazi toplulaştırması sonucunda kendisine tahsis edilen parselin, mülkiyetinde bulunan sabit tesisleri (ev ve ağaçlar) içermediğini ileri sürerek toplulaştırma işleminin iptalini talep etmiştir.
Kaynak pasajlar (3)
  • Dava konusu istem: Kahramanmaraş ili, Pazarcık ilçesi, ... Mahallesi'nde yer alan ve davacının hissedarı olduğu ... (yeni ... ada, ...) parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
  • İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlığa konu ... sayılı kadastro parselinde yer alan 29.262,00 m² yüzölçümlü taşınmazda davacının (verasetten iştirak halinde) 252/3520 oranındaki hissesine karşılık toplam 2.094,89 m² hissesinin bulunduğu, toplulaştırma işlemi sonrasında dağıtımı yapılan ... ada, ... sayılı parselde yer alan 43.153,30 m² yüzölçümlü taşınmazda ise davacının (verasetten iştirak halinde) 675397/4315335 oranındaki hissesine karşılık toplam 1.960,13 m² hissesinin bulunduğu, yapı kayıt belgesi ve uydu fotoğraflarına göre toplulaştırma işleminden önce evin davacı tarafından inşa edildiği ve ağaçların dikildiği, 2716 sayılı kadastro parselinin dışında ve güneyinde yer alan sabit tesis niteliğindeki ev ve bahçenin toplulaştırma işlemi sonrasında kısmen ... ada ... sayılı parsel sınırları içerisinde kaldığı, bu haliyle davacıya ait anılan kadastro parseli sınırları içerisinde yer alan sabit tesis niteliğindeki ev ve ağaçlarının bulunduğu ... ada, ... sayılı parsele dağıtımının yapılması gerekirken, idarece aksi kabulden hareketle davacının sabit tesisinin bulunmadığı ... ada, ... sayılı parsele dağıtımın yapıldığı anlaşıldığından toplulaştırma işleminin anılan taşınmaza ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
  • Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının verasette iştirak şeklinde hissesinin bulunduğu ... parsel sayılı taşınmaza karşılık ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın tahsis edildiği, davacının ... parsel sayılı taşınmazda yer aldığını iddia ettiği evi ve ağaçlarının komşu parsel olan toplulaştırma öncesi ..., toplulaştırma sonrası ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda yer aldığı, eski ..., yeni ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ise Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu görülmüştür.
Gerekçe
Danıştay 4. Dairesi, arazi toplulaştırmasında dikkate alınacak sabit tesislerin malike ait olması gerektiğini, işgalciye ait yapı ve muhdesatın malikin sabit tesisi olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Davacının Hazine arazisine işgalci sıfatıyla yaptığı sabit tesislerin toplulaştırma tahsisinde dikkate alınmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Kaynak pasajlar (3)
  • Arazi toplulaştırmasında esas alınan veriler, mülkiyet verileridir. Bu nedenle arazi toplulaştırması yapılırken kiracının, işgalcinin, geçit hakkı sahibinin durumu dikkate alınarak değil, mevzuat gereği malikin durumu dikkate alınarak toplulaştırma çalışmaları yürütülmektedir.
  • Bu bakımdan arazi toplulaştırmasında dikkate alınacak olan sabit tesis, malike ait olan sabit tesislerdir. İşgalcinin mülkiyeti bulunmadığından, işgalci tarafından yapılan muhdesatın parsel malikinin sabit tesisi olarak kabul edilmesi ve işlemlerin buna göre yürütülmesi hukuken mümkün değildir. Diğer bir ifadeyle, sabit tesis olarak dikkate alınacak olan yapı ve muhdesat, işgalciye ait olanlar değil, malike ait olanlar olup, malike ait olmayan sabit tesisin malike yapılan tahsiste dikkate alınmaması gerekmektedir.
  • Bu durumda; toplulaştırma sonucu yapılan tahsiste davacının Hazine arazisine işgalci olarak yaptığı sabit tesislerin dikkate alınmamasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Sonuç
Davacı, toplulaştırma sonrası kendisine verilen parselin üzerindeki ev ve ağaçlarının başka bir parsele kaldığını iddia ederek işlemin iptalini istemiştir. Danıştay 4. Dairesi, işgalciye ait sabit tesislerin malikin tesisi sayılamayacağı gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur.
Kaynak pasajlar (3)
  • Dava konusu istem: Kahramanmaraş ili, Pazarcık ilçesi, ... Mahallesi'nde yer alan ve davacının hissedarı olduğu ... (yeni ... ada, ...) parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
  • Bu bakımdan arazi toplulaştırmasında dikkate alınacak olan sabit tesis, malike ait olan sabit tesislerdir. İşgalcinin mülkiyeti bulunmadığından, işgalci tarafından yapılan muhdesatın parsel malikinin sabit tesisi olarak kabul edilmesi ve işlemlerin buna göre yürütülmesi hukuken mümkün değildir. Diğer bir ifadeyle, sabit tesis olarak dikkate alınacak olan yapı ve muhdesat, işgalciye ait olanlar değil, malike ait olanlar olup, malike ait olmayan sabit tesisin malike yapılan tahsiste dikkate alınmaması gerekmektedir.
  • 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Dayanak
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu m. 16200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun m. Ek 9Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliği m. 20Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliği m. 71Arazi Toplulaştırma Uygulama Yönetmeliği m. 16/bArazi Toplulaştırma Uygulama Yönetmeliği m. 16/ç
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2025/4662
Karar No: 2025/5990

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kahramanmaraş ili, Pazarcık ilçesi, ... Mahallesi'nde yer alan ve davacının hissedarı olduğu ... (yeni ... ada, ...) parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlığa konu ... sayılı kadastro parselinde yer alan 29.262,00 m² yüzölçümlü taşınmazda davacının (verasetten iştirak halinde) 252/3520 oranındaki hissesine karşılık toplam 2.094,89 m² hissesinin bulunduğu, toplulaştırma işlemi sonrasında dağıtımı yapılan ... ada, ... sayılı parselde yer alan 43.153,30 m² yüzölçümlü taşınmazda ise davacının (verasetten iştirak halinde) 675397/4315335 oranındaki hissesine karşılık toplam 1.960,13 m² hissesinin bulunduğu, yapı kayıt belgesi ve uydu fotoğraflarına göre toplulaştırma işleminden önce evin davacı tarafından inşa edildiği ve ağaçların dikildiği, 2716 sayılı kadastro parselinin dışında ve güneyinde yer alan sabit tesis niteliğindeki ev ve bahçenin toplulaştırma işlemi sonrasında kısmen ... ada ... sayılı parsel sınırları içerisinde kaldığı, bu haliyle davacıya ait anılan kadastro parseli sınırları içerisinde yer alan sabit tesis niteliğindeki ev ve ağaçlarının bulunduğu ... ada, ... sayılı parsele dağıtımının yapılması gerekirken, idarece aksi kabulden hareketle davacının sabit tesisinin bulunmadığı ... ada, ... sayılı parsele dağıtımın yapıldığı anlaşıldığından toplulaştırma işleminin anılan taşınmaza ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığı, davacı bahse konu parsellerde verasette iştiraklı işletme grubunda olduğundan mevcut yapıların kendilerine ait olmadığının aşikar olduğu, toplulaştırma öncesi ve sonrası taşınmazların verimlilik ve değer açısından eşdeğer olduğu, ortak katılım payının doğru hesaplandığı ve kanunda belirtilen sınırlar altında kaldığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.

6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'un Ek 9. Maddesinde, (Ek: 19/4/2018-7139/7 md.) arazilerin tabii ve suni etkilerle bozulmasının ve parçalanmasının önlenmesi, parçalanmış arazilerde ise tabii özellikleri, kullanım bütünlüğü ve mülkiyet hakları gözetilerek birden fazla arazi parçasının birleştirilip ekonomik, ekolojik ve toplumsal yönden daha işlevsel yeni parsellerin oluşturulması ve bu parsellerin arazi özellikleri ve alanı değerlendirilerek kullanım şekillerinin belirlenmesi ile köy ve arazi gelişim hizmetlerinin sağlanması maksadıyla arazi toplulaştırmasının yapılacağı, arazi toplulaştırması projesinin uygulanacağı sınırlar içinde kalan alanın arazi toplulaştırması proje sahası olarak belirleneceği; bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların DSİ’nin bağlı olduğu Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.

09/12/2017 tarih ve 30265 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Arazi Toplulaştırma Uygulama Yönetmeliği'nin "Parsellerin yeniden düzenlenmesi" başlıklı 16. maddesinde; "b) Maliklerin istekleri de dikkate alınarak parsellerin arazi derecelendirmedeki hakedişlerden azami yüzde on ortak katılım payı düşüldükten sonra kalan miktarın toplamına eşit değerdeki alan, mümkünse tek parsel olarak tercih sırasına göre verilir. ç) Sabit tesisler ile çevre ve doğaya görünüm güzelliği veren arazi, yapı ve tesisler eski maliklerine verilecek şekilde parsel planlaması yapılır. Ancak mal sahibinin birden fazla bu özellikte sabit tesisi var ise malikin bunlardan birinin etrafındaki toplulaştırma isteği dikkate alınır. e) Dikili tarım arazileri ile seraların olduğu alanlar gerektiğinde kendi içinde toplulaştırmaya konu olur. Bu yerlerde parsel büyüklükleri yörenin ihtiyaçlarına göre belirlenir." hükümlerine yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; Kahramanmaraş ili, Pazarcık ilçesi, ... Mahallesi'nde yer alan ve davacının hissedarı olduğu ... (yeni ... ada, ...) parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının verasette iştirak şeklinde hissesinin bulunduğu ... parsel sayılı taşınmaza karşılık ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın tahsis edildiği, davacının ... parsel sayılı taşınmazda yer aldığını iddia ettiği evi ve ağaçlarının komşu parsel olan toplulaştırma öncesi ..., toplulaştırma sonrası ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda yer aldığı, eski ..., yeni ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ise Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu görülmüştür.

Arazi toplulaştırmasında esas alınan veriler, mülkiyet verileridir. Bu nedenle arazi toplulaştırması yapılırken kiracının, işgalcinin, geçit hakkı sahibinin durumu dikkate alınarak değil, mevzuat gereği malikin durumu dikkate alınarak toplulaştırma çalışmaları yürütülmektedir.

Bu bakımdan arazi toplulaştırmasında dikkate alınacak olan sabit tesis, malike ait olan sabit tesislerdir. İşgalcinin mülkiyeti bulunmadığından, işgalci tarafından yapılan muhdesatın parsel malikinin sabit tesisi olarak kabul edilmesi ve işlemlerin buna göre yürütülmesi hukuken mümkün değildir. Diğer bir ifadeyle, sabit tesis olarak dikkate alınacak olan yapı ve muhdesat, işgalciye ait olanlar değil, malike ait olanlar olup, malike ait olmayan sabit tesisin malike yapılan tahsiste dikkate alınmaması gerekmektedir.

Bu durumda; toplulaştırma sonucu yapılan tahsiste davacının Hazine arazisine işgalci olarak yaptığı sabit tesislerin dikkate alınmamasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Bu itibarla, dava konusu işlemin ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmını iptal eden İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine dair temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 17/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?