‹ Ana sayfa
Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2025/3832 K.2025/5843

Esas No: 2025/3832 · Karar No: 2025/5843 · Karar Tarihi: 10.11.2025
Özet: (1) Uyuşmazlık, Kahramanmaraş Dulkadiroğlu ilçesinde, davacıların hissedar olduğu arsa parseli üzerinden yapılan arazi toplulaştırması nedeniyle, bu toplulaştırma işleminin ilgili parsele ilişkili kısmının iptal edilmesi talebi üzerine; (2) Mahkeme, ilk derece kararını bozmadan, toplulaştırma işleminin kanunlara uygun olduğunu ve istisna provoke edilmemiş bir şekilde daimi kullanım haklarını dengeli dağıttığını kabul ederek, davayı reddetti.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2025/3832
Karar No: 2025/5843

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...

2- ...

3- ...

VEKİLLERİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kahramanmaraş 3. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri kapsamında, Kahramanmaraş İli, Dulkadiroğlu İlçesi, ... Mahallesi'nde yer alan ve davacıların hissedarı olduğu ... ada, ... (yeni ... ada, ...) parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlığa konu ... ada, ... sayılı kadastro parselinde yer alan taşınmazın toplulaştırma işlemi sonrasında aynı bölgede, komşu sınırında yer alan ... ada, ... sayılı parsele dağıtımının yapıldığı, taşınmazın toplulaştırma öncesi ve sonrası durumunda verimlilik ve değer açısından farklılık bulunmadığı ve eşdeğer nitelikte olduğu, idarece ortak katılım payının doğru hesaplandığı, toplulaştırma işlemi sonucu dağıtımı yapılan parselin (... ada, ... sayılı parselin) toprak yapısının; killi - tınılı - kumlu yapıda ve derin profilli olduğu, düz bir topoğrafik yapısının bulunduğu, parsele yakın konumda su kuyusunun bulunduğu ve mevcut durumu itibariyle sulu tarım arazisi vasfında olduğu, taşınmazın II. ürün ekimine olanak sağladığı, eski taşınmaz ile aynı toprak özellerine sahip olduğu, arazi toplulaştırma işleminin 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nda belirtilen ilke ve esaslara uygun olarak gerçekleştirildiği anlaşıldığından, dava konusu arazi toplulaştırma işleminin anılan taşınmaza ilişkin kısımında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Gerekçeli kararın eksik ve özensiz inceleme sonucu verildiği, taşınmazın yerinin değişmesinin gerekip gerekmediği konusunda herhangi bir açıklama, bilimsel bir değerlendirme yapılmadığı, idarece toplulaştırma işlemi sırasında hisselerinden mevzuatta öngörülen sınırların üzerinde kesinti yapıldığı, bu durumun mülkiyet sorununa neden olduğu, eski parselde 8 olan hissedar sayısının toplulaştırma sonrası dağıtımın yapıldığı yeni parselde 16 hissedara çıkarıldığı, taşınmazın düzgün olmayan batı sınırını tamamen dere yatağının oluşturduğu, kot farkının bulunduğu, su kuyusuna uzak olduğu, yılın yağmurlu zamanlarında sel altında kaldığı, bu nedenle tarımsal faaliyetleri olumsuz etkilediği, yeni parselin verimsiz olduğu, toplulaştırma öncesi taşınmaz ile toplulaştırma sonrası kendilerine tahsis edilen taşınmazın eş değer olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.

6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'un Ek 9. Maddesinde, (Ek: 19/4/2018-7139/7 md.) arazilerin tabii ve suni etkilerle bozulmasının ve parçalanmasının önlenmesi, parçalanmış arazilerde ise tabii özellikleri, kullanım bütünlüğü ve mülkiyet hakları gözetilerek birden fazla arazi parçasının birleştirilip ekonomik, ekolojik ve toplumsal yönden daha işlevsel yeni parsellerin oluşturulması ve bu parsellerin arazi özellikleri ve alanı değerlendirilerek kullanım şekillerinin belirlenmesi ile köy ve arazi gelişim hizmetlerinin sağlanması maksadıyla arazi toplulaştırmasının yapılacağı, arazi toplulaştırması projesinin uygulanacağı sınırlar içinde kalan alanın arazi toplulaştırması proje sahası olarak belirleneceği; bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların DSİ’nin bağlı olduğu Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; Kahramanmaraş İli, Dulkadiroğlu İlçesi, ... Mahallesi'nde yer alan ve davacıların hissedarı olduğu ... ada, ... (yeni ... ada, ...) parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu uyuşmazlıkta; toplulaştırma işlemi ile eski ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın tamamen komşu parsele taşınarak tahsis yapıldığı, taşımanın neden kaynaklandığına ilişkin teknik gerekçelerin ortaya konulmadığı, eski taşınmazın şeklinin dikdörtgene yakın olduğu, ancak toplulaştırma ile tahsis edilen ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın üçgen şeklinde olup şekil yönünden eski taşınmazın yeni taşınmaza göre tarımsal üretim yapmaya daha elverişli olduğu dikkate alındığında toplulaştırma işleminin anılan taşınmaza ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının usulde kısmen Üye ...'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 10/11/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Mecburi Dava Arkadaşlığı" başlıklı 59. maddesinde "Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır." ve 60. maddesinde "Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır." hükümlerine yer verilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Elbirliği Mülkiyeti" başlıklı 701. maddesinde; "Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.” hükmüne, 702. maddesinde; "Ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir. Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir." hükmüne, aynı Kanunun "Miras Ortaklığı” başlıklı 640. maddesinde ise; "Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler." hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda aktarılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, aralarında elbirliği ile mülkiyetten kaynaklı ortaklık bağı (mirasçılık, sözleşme vb.) bulunan kişilerin bu ortaklık nedeniyle söz konusu şeye birlikte malik olup, birlikte tasarrufta bulunabileceklerinden 6100 sayılı Kanun kapsamında aralarında bir mecburi dava arkadaşlığının olduğu, dolayısıyla böyle durumlarda aralarında ortaklık bağı bulunanların birlikte dava açmaları gerektiği ya da dava açmayan ortakların dava açan ortağa muvafakatname vermeleri gerektiği açıktır.

Dosyanın incelenmesinden; davacılardan ...'ın ... ada, ... (yeni ... ada, ...) parsel sayılı taşınmazda verasette iştirak şeklinde malik olduğu anlaşılmıştır.

Elbirliği halinde mülkiyetin söz konusu olduğu hallerde taraflar arasında zorunlu takip ve dava arkadaşlığı bulunduğundan bir kısım hissedarın tek başına dava açma hakkının bulunmadığı, davanın tüm hissedarlar tarafından birlikte açılması gerektiği veya dava dışı kalan diğer hissedarların davaya katılmalarının sağlanması veya açılmış bulunan davaya karşı olurlarının alınması, böylece taraf teşkilinin sağlanması gerekmektedir.

Bu durumda, davacılardan ... yönünden elbirliği ile mülkiyetin söz konusu olduğu, ... ada, ... (yeni ... ada, ...) parsel sayılı taşınmaz yönünden bütün hissedarlar birlikte dava açmadığı gibi ilk inceleme aşamasında dava açmayan diğer hissedarların muvafakatlarının da alınmadığı görüldüğünden, iştirak halinde diğer maliklerin açılan işbu davada muvafakatlarının olup olmadığı tespit edildikten sonra duruma göre, davanın esasına geçilmesi ya da birlikte dava açma şartının mevcut olmadığı gerekçesiyle kısmen ehliyet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemesince yukarıda belirtildiği şekilde taraf teşkili sağlanmaksızın doğrudan işin esasına girilerek verilen kararın davacılardan ...'a ilişkin kısmında bu yönüyle hukuki isabet bulunmadığından, esas yönünden katılmakla birlikte belirtilen kısım yönünden yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz çoğunluk kararına usul yönünden kısmen katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?