Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2023/8674 K.2023/6862
T.C. DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/8674
Karar No: 2023/6862
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No: ...adresinde faaliyet gösteren işyeri için düzenlenen ...tarih ve ... sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile işyerinin 3 (üç) gün içerisinde mühürlemeye hazır hale getirilmesine ilişkin 18.01.2021 tarihli tebliğ işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; "unlu mamuller imalatı" faaliyet konulu işyeri açma ve çalışma ruhsatıyla faaliyet gösteren davacıya ait işyerinde yapılan denetimlerde söz konusu işyerinde ekmek üretimi yapıldığı ve bu işyerinin fırın olarak işletildiğinin belirlenmesi ve bununla birlikte ruhsatında çalışma saatlerinin 08:00-20:00 olmasına rağmen 03:00'da imalat faaliyetine devam ettiğinin tespit edilmesi üzerine dava konusu işlemlerin tesis edildiği, ancak davacının "unlu mamuller imalatı" faaliyet konulu ruhsatı bulunan işyerinde gerçekleşen ekmek imalatının 1608 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi diğer bir ifadeyle 1608 Sayılı Kanunun uygulanmak suretiyle davacının tespite konu olan faaliyetine son verilmesi ya da yasak fiilin sonlandırılması şeklinde karar verilebileceği, bu durumda tespite konu fiil için davacının sahip olduğu ruhsat çerçevesinde ticari faaliyette bulunmasını engelleyecek şekilde ruhsat iptaline ilişkin tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; yapılan denetimlerde dava konusu işletmede ekmek imalatının yapıldığının tespit edildiği, ilgiliye 15 gün içerisinde imalatı kaldırması ve işyerini faaliyetine uygun hale getirmesi aksi halde ruhsat iptali yapılacağının tebliğ edildiği, akabinde yapılan denetimde davacının imalat faaliyetine devam ettiği tespit edildiğinden ruhsatın iptal edildiği, tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu, bu kapsamda usul ve yasaya aykırı Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkâmı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanun'un 1. maddesinde, belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümenince Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesine göre idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verileceği, bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebileceği, belediye encümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfında yapılmasını da emredebileceği, emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması hâlinde, masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye tarafından yerine getirileceği, bu madde hükümlerinin ilgili kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde uygulanacağı öngörülmüştür.
1608 sayılı Kanunun 1. maddesine göre, Belediye sınırları içinde oturan, bulunan veya ilişiği olan her şahıs, belediyenin kanuna dayanan kararlarına, emirlerine, duyurularına uymakla yükümlüdür. Nitekim 5393 sayılı Belediye Kanununun 15. maddenin (b) fıkrasına göre de "yönetmelik çıkarmak, belediye yasakları koymak ve uygulamak" belediyenin yetki ve imtiyazları arasında yer almaktadır. Yine aynı Kanunun 34/e maddesinde Encümenin, kanunlarda öngörülen cezaları vermek görev ve yetkisi bulunmaktadır. Buna göre, 1608 Sayılı Kanun; 5393 Sayılı Belediye Kanunu ve belediyeye yetki tanıyan diğer kanunlar uyarınca çeşitli yetkilerle donatılıp görevler yüklenen belediye meclisi ve encümeninin, hizmetlerinde etkinliği, kamu hizmetinin yürütülmesine dair kararlarının uygulanmasını sağlayıcı hükümler içeren; ayrıca belediye kanun, nizam ve talimatnamelerinde belirtilen emir ve yasaklara uymayanlara uygulanacak yaptırımları belirleyen bir kanundur. 1608 sayılı Kanunun son fıkrasında bahsi geçen ilgili Kanun ibaresinden ise, belediyenin yetki ve görevlerini belirleyen Belediye Kanunu dışında belediyeye yasak faaliyetin men'i konusunda yetki veren ilgili diğer kanunların anlaşılması gerekmektedir. O halde; belediye mevzuatında ve belediyeye yetki tanıyan diğer mevzuatta yasaklayıcı hüküm bulunduğu halde bunlara uymayanlara verilecek ceza bu kanunlarda yer almamışsa 1608 sayılı Kanun uygulanacaktır.
Öte yandan, 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun'un 6. maddesinde; "İşyeri Açma ve Çalışma ruhsatı verilen işyerleri, 3 üncü maddede belirtilen merciler tarafından ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına ruhsatın veriliş tarihini izleyen bir ay içinde kontrol ettirilirler. Bu süre içinde kontrol ettirilmemesi halinde ilgili çalışma ruhsatı almış sayılır ve kontrol görevini süresinde yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında yasal hükümler uygulanır. Ruhsat verilmesini takiben yapılacak kontrol ve denetimlerde, 4 üncü maddede belirtilen yönetmelikte öngörülen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespiti halinde verilmiş olan ruhsat, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili merci veya mülki amirince iptal edilerek işyeri kapatılır ve ilgililer hakkında ayrıca işlem yapılır." kuralına yer verilmiştir.
3572 sayılı Kanun hükmüne paralel olarak İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin Ek 3. maddesinin 1. Fıkrasında, "13 üncü maddenin birinci fıkrası, 21 inci maddenin ikinci fıkrası ve 23 üncü maddenin beşinci fıkrası uyarınca yapılacak ilk denetimden sonra yetkili idarelerce yapılacak denetimlerde, işletmecinin kusurlu fiili sebebiyle iş yerinde oluşmuş, mer’i mevzuata aykırılıkların ve noksanlıkların tespiti halinde, bu aykırılıkların ve noksanlıkların giderilmesi için işletmeciye bir defaya mahsus onbeş günlük süre verilir. Verilen süre içinde tespit edilen aykırılıkların ve noksanlıkların giderilmemesi halinde 1608 sayılı Kanunun 1 inci maddesi gereğince işletmeciye idari para cezası verilir. Ayrıca gayrisıhhî müesseselerde aykırılık ve noksanlıklar giderilinceye kadar, sıhhi müesseselerde ise yetkili idarenin öngördüğü ve onbeş günden fazla olmayan bir süre kadar faaliyetin menine karar verilir. Aykırılıkların ve noksanlıkların giderildiğinin tespiti halinde iş yeri hakkında verilmiş olan men kararı derhal kaldırılır. Umuma açık istirahat ve eğlence yerleri bakımından 2559 sayılı Kanunun 6 ncı ve 8 inci madde hükümleri saklıdır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Buna göre, gerek işyeri açma ve çalışma ruhsatı almadan faaliyet gösterenler açısından gerekse işyeri açma ve çalışma ruhsatı alındıktan sonra yapılan denetimler sonucunda yönetmelikte öngörülen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespiti üzerine ilgili mevzuatta öngörülen usul çerçevesinde ruhsatı iptal edilen işyerleri ile ilgili olarak yukarıda bahsolunan 3572 sayılı Kanun ve bu Kanun uyarınca çıkarılan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümlerinde ruhsata aykırı faaliyette bulunan ya da ruhsatsız durumdaki işyerlerine yönelik olarak hangi idari yaptırımların uygulanacağı açıkça düzenlenmiş olduğundan, anılan Yönetmelik'in uygulanma imkanı bulunan hallerde, 1608 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Dava konusu uyuşmazlıkta, gayrisıhhî müessese sınıfına dahil "unlu mamuller imalatı" faaliyet konulu ruhsatı bulunan davacıya ait işyerinde 14/09/2020 tarihinde yapılan denetimde ekmek üretiminin tespiti üzerine 24/11/2020 tarihinde tebliğ edilen yazı ile aykırılıkların giderilmesi için idare tarafından davacıya onbeş günlük süre verildiği, akabinde 17/12/2020 tarihinde yapılan denetimde işyerinde ekmek imalatına devam edildiğinin tespit edildiği, belirtilen fiilin ise yukarıda yazılı Yönetmelik hükmüne aykırılığı sabit olmakla birlikte, 3572 sayılı Kanun ve bu Kanun'a dayalı olarak çıkarılan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına ilişkin Yönetmelik'in Ek 3. maddesine uygun olarak işlem tesis edilmesi gerekirken, Yönetmelik'in sıhhi işyerlerine ilişkin 13. maddesine göre ruhsat iptaline ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadir.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu İdari Dava Dairesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/8674
Karar No: 2023/6862
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No: ...adresinde faaliyet gösteren işyeri için düzenlenen ...tarih ve ... sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile işyerinin 3 (üç) gün içerisinde mühürlemeye hazır hale getirilmesine ilişkin 18.01.2021 tarihli tebliğ işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; "unlu mamuller imalatı" faaliyet konulu işyeri açma ve çalışma ruhsatıyla faaliyet gösteren davacıya ait işyerinde yapılan denetimlerde söz konusu işyerinde ekmek üretimi yapıldığı ve bu işyerinin fırın olarak işletildiğinin belirlenmesi ve bununla birlikte ruhsatında çalışma saatlerinin 08:00-20:00 olmasına rağmen 03:00'da imalat faaliyetine devam ettiğinin tespit edilmesi üzerine dava konusu işlemlerin tesis edildiği, ancak davacının "unlu mamuller imalatı" faaliyet konulu ruhsatı bulunan işyerinde gerçekleşen ekmek imalatının 1608 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi diğer bir ifadeyle 1608 Sayılı Kanunun uygulanmak suretiyle davacının tespite konu olan faaliyetine son verilmesi ya da yasak fiilin sonlandırılması şeklinde karar verilebileceği, bu durumda tespite konu fiil için davacının sahip olduğu ruhsat çerçevesinde ticari faaliyette bulunmasını engelleyecek şekilde ruhsat iptaline ilişkin tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; yapılan denetimlerde dava konusu işletmede ekmek imalatının yapıldığının tespit edildiği, ilgiliye 15 gün içerisinde imalatı kaldırması ve işyerini faaliyetine uygun hale getirmesi aksi halde ruhsat iptali yapılacağının tebliğ edildiği, akabinde yapılan denetimde davacının imalat faaliyetine devam ettiği tespit edildiğinden ruhsatın iptal edildiği, tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu, bu kapsamda usul ve yasaya aykırı Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkâmı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanun'un 1. maddesinde, belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümenince Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesine göre idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verileceği, bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebileceği, belediye encümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfında yapılmasını da emredebileceği, emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması hâlinde, masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye tarafından yerine getirileceği, bu madde hükümlerinin ilgili kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde uygulanacağı öngörülmüştür.
1608 sayılı Kanunun 1. maddesine göre, Belediye sınırları içinde oturan, bulunan veya ilişiği olan her şahıs, belediyenin kanuna dayanan kararlarına, emirlerine, duyurularına uymakla yükümlüdür. Nitekim 5393 sayılı Belediye Kanununun 15. maddenin (b) fıkrasına göre de "yönetmelik çıkarmak, belediye yasakları koymak ve uygulamak" belediyenin yetki ve imtiyazları arasında yer almaktadır. Yine aynı Kanunun 34/e maddesinde Encümenin, kanunlarda öngörülen cezaları vermek görev ve yetkisi bulunmaktadır. Buna göre, 1608 Sayılı Kanun; 5393 Sayılı Belediye Kanunu ve belediyeye yetki tanıyan diğer kanunlar uyarınca çeşitli yetkilerle donatılıp görevler yüklenen belediye meclisi ve encümeninin, hizmetlerinde etkinliği, kamu hizmetinin yürütülmesine dair kararlarının uygulanmasını sağlayıcı hükümler içeren; ayrıca belediye kanun, nizam ve talimatnamelerinde belirtilen emir ve yasaklara uymayanlara uygulanacak yaptırımları belirleyen bir kanundur. 1608 sayılı Kanunun son fıkrasında bahsi geçen ilgili Kanun ibaresinden ise, belediyenin yetki ve görevlerini belirleyen Belediye Kanunu dışında belediyeye yasak faaliyetin men'i konusunda yetki veren ilgili diğer kanunların anlaşılması gerekmektedir. O halde; belediye mevzuatında ve belediyeye yetki tanıyan diğer mevzuatta yasaklayıcı hüküm bulunduğu halde bunlara uymayanlara verilecek ceza bu kanunlarda yer almamışsa 1608 sayılı Kanun uygulanacaktır.
Öte yandan, 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun'un 6. maddesinde; "İşyeri Açma ve Çalışma ruhsatı verilen işyerleri, 3 üncü maddede belirtilen merciler tarafından ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına ruhsatın veriliş tarihini izleyen bir ay içinde kontrol ettirilirler. Bu süre içinde kontrol ettirilmemesi halinde ilgili çalışma ruhsatı almış sayılır ve kontrol görevini süresinde yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında yasal hükümler uygulanır. Ruhsat verilmesini takiben yapılacak kontrol ve denetimlerde, 4 üncü maddede belirtilen yönetmelikte öngörülen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespiti halinde verilmiş olan ruhsat, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili merci veya mülki amirince iptal edilerek işyeri kapatılır ve ilgililer hakkında ayrıca işlem yapılır." kuralına yer verilmiştir.
3572 sayılı Kanun hükmüne paralel olarak İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin Ek 3. maddesinin 1. Fıkrasında, "13 üncü maddenin birinci fıkrası, 21 inci maddenin ikinci fıkrası ve 23 üncü maddenin beşinci fıkrası uyarınca yapılacak ilk denetimden sonra yetkili idarelerce yapılacak denetimlerde, işletmecinin kusurlu fiili sebebiyle iş yerinde oluşmuş, mer’i mevzuata aykırılıkların ve noksanlıkların tespiti halinde, bu aykırılıkların ve noksanlıkların giderilmesi için işletmeciye bir defaya mahsus onbeş günlük süre verilir. Verilen süre içinde tespit edilen aykırılıkların ve noksanlıkların giderilmemesi halinde 1608 sayılı Kanunun 1 inci maddesi gereğince işletmeciye idari para cezası verilir. Ayrıca gayrisıhhî müesseselerde aykırılık ve noksanlıklar giderilinceye kadar, sıhhi müesseselerde ise yetkili idarenin öngördüğü ve onbeş günden fazla olmayan bir süre kadar faaliyetin menine karar verilir. Aykırılıkların ve noksanlıkların giderildiğinin tespiti halinde iş yeri hakkında verilmiş olan men kararı derhal kaldırılır. Umuma açık istirahat ve eğlence yerleri bakımından 2559 sayılı Kanunun 6 ncı ve 8 inci madde hükümleri saklıdır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Buna göre, gerek işyeri açma ve çalışma ruhsatı almadan faaliyet gösterenler açısından gerekse işyeri açma ve çalışma ruhsatı alındıktan sonra yapılan denetimler sonucunda yönetmelikte öngörülen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespiti üzerine ilgili mevzuatta öngörülen usul çerçevesinde ruhsatı iptal edilen işyerleri ile ilgili olarak yukarıda bahsolunan 3572 sayılı Kanun ve bu Kanun uyarınca çıkarılan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümlerinde ruhsata aykırı faaliyette bulunan ya da ruhsatsız durumdaki işyerlerine yönelik olarak hangi idari yaptırımların uygulanacağı açıkça düzenlenmiş olduğundan, anılan Yönetmelik'in uygulanma imkanı bulunan hallerde, 1608 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Dava konusu uyuşmazlıkta, gayrisıhhî müessese sınıfına dahil "unlu mamuller imalatı" faaliyet konulu ruhsatı bulunan davacıya ait işyerinde 14/09/2020 tarihinde yapılan denetimde ekmek üretiminin tespiti üzerine 24/11/2020 tarihinde tebliğ edilen yazı ile aykırılıkların giderilmesi için idare tarafından davacıya onbeş günlük süre verildiği, akabinde 17/12/2020 tarihinde yapılan denetimde işyerinde ekmek imalatına devam edildiğinin tespit edildiği, belirtilen fiilin ise yukarıda yazılı Yönetmelik hükmüne aykırılığı sabit olmakla birlikte, 3572 sayılı Kanun ve bu Kanun'a dayalı olarak çıkarılan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına ilişkin Yönetmelik'in Ek 3. maddesine uygun olarak işlem tesis edilmesi gerekirken, Yönetmelik'in sıhhi işyerlerine ilişkin 13. maddesine göre ruhsat iptaline ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadir.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu İdari Dava Dairesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.