‹ Ana sayfa
Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2023/5339 K.2024/2960

Esas No: 2023/5339 · Karar No: 2024/2960 · Karar Tarihi: 13.05.2024
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: OnamaKimin lehine: Davacı
Uyuşmazlık
Davalı idarenin, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazın fuzulen işgal edildiği gerekçesiyle düzenlediği ecrimisil ihbarnamesinin iptali talebiyle açılan davada, ecrimisil bedelinin tespiti ve işlemin hukuka uygunluğu tartışılmaktadır.
Kaynak pasajlar (3)
  • Dava konusu istem: Muğla İli, Marmaris İlçesi, ... Mahallesinde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 443,03 m² yüzölçümlü taşınmazın merdiven, güneşlenme iskelesi, bağlama iskelesi, deniz alanı olarak kullanmak suretiyle 02/05/2013- 15/10/2016 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle düzenlenen 153.309,51-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
  • İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bilirkişi incelemesinde dava konusu ecrimisil dönemi içerisinde işgal edilen alanın yüz ölçümü ve işgal şekli hususlarında ikili değerlendirme yapıldığı, ilk değerlendirmede davalı idarece sadece ecrimisil hesabında esas alınan taşınmaz tespit tutanağının dayanak alındığı, ikinci değerlendirmede ise, davacı tarafın iddialarıyla birlikte ecrimisil dönemi içerisinde farklı tarihlere ilişkin uydu görüntüleri değerlendirilerek işgal edilen alan ve işgal şekillerinin belirlendiği, bu değerlendirmeler ışığında yapılan hesaplamalarla dava dosyasında yer alan mevcut bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, işgalin başlangıç tarihi bakımından, dava konusu taşınmaza ait tapu belgesinde taşınmazın davacı şirket tarafından edinme tarihinin 09/05/2013 olduğu görüldüğünden, işgalin başlangıç tarihinin bu tarih olarak kabul edilmesi gerektiği, işgal alanı ve şekli bakımından ise, işgal başlangıç tarihinden sonra çeşitli zaman dilimlerinde alınan uydu görüntülerinden elde edilen verilerin esas alındığı, dolayısıyla bilirkişiler tarafından yapılan ikinci değerlendirmenin bilimsel verilere ve dolayısıyla somut olayın gerçekliğine uygun bulunduğu, bu itibarla, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmaz üzerinde merdiven, kumsal ve güneşlenme iskelesi yapılmak suretiyle 09/05/2013-15/10/2016 tarihleri arasında davacı şirket tarafından fuzulen işgal edilmesinden ötürü istenebilecek ecrimisil bedelinin 46.234,92-TL olabileceği anlaşılmakla idarece fazladan tahakkuk ettirilen 107.074,59-TL ecrilmisilde hukuka uyarlık, istenilen ecrimisilin 46.234,92-TL’lik kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
  • TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların Mahkemece değerlendirilmediği, ecrimisil bedelinin haksız işgal tazminatı olduğu ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Gerekçe
Danıştay 4. Dairesi, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğuna ve temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (2)
  • Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
  • Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Sonuç
Davacı, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazın işgali nedeniyle düzenlenen ecrimisil ihbarnamesinin iptalini istemiştir. Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi kararını usul ve hukuka uygun bularak temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (4)
  • Dava konusu istem: Muğla İli, Marmaris İlçesi, ... Mahallesinde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 443,03 m² yüzölçümlü taşınmazın merdiven, güneşlenme iskelesi, bağlama iskelesi, deniz alanı olarak kullanmak suretiyle 02/05/2013- 15/10/2016 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle düzenlenen 153.309,51-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
  • Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
  • 1. Temyiz isteminin reddine,
  • 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/5339
Karar No: 2024/2960

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Valiliği

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ... Turizm Anonim Şirketi (...)

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Muğla İli, Marmaris İlçesi, ... Mahallesinde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 443,03 m² yüzölçümlü taşınmazın merdiven, güneşlenme iskelesi, bağlama iskelesi, deniz alanı olarak kullanmak suretiyle 02/05/2013- 15/10/2016 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle düzenlenen 153.309,51-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bilirkişi incelemesinde dava konusu ecrimisil dönemi içerisinde işgal edilen alanın yüz ölçümü ve işgal şekli hususlarında ikili değerlendirme yapıldığı, ilk değerlendirmede davalı idarece sadece ecrimisil hesabında esas alınan taşınmaz tespit tutanağının dayanak alındığı, ikinci değerlendirmede ise, davacı tarafın iddialarıyla birlikte ecrimisil dönemi içerisinde farklı tarihlere ilişkin uydu görüntüleri değerlendirilerek işgal edilen alan ve işgal şekillerinin belirlendiği, bu değerlendirmeler ışığında yapılan hesaplamalarla dava dosyasında yer alan mevcut bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, işgalin başlangıç tarihi bakımından, dava konusu taşınmaza ait tapu belgesinde taşınmazın davacı şirket tarafından edinme tarihinin 09/05/2013 olduğu görüldüğünden, işgalin başlangıç tarihinin bu tarih olarak kabul edilmesi gerektiği, işgal alanı ve şekli bakımından ise, işgal başlangıç tarihinden sonra çeşitli zaman dilimlerinde alınan uydu görüntülerinden elde edilen verilerin esas alındığı, dolayısıyla bilirkişiler tarafından yapılan ikinci değerlendirmenin bilimsel verilere ve dolayısıyla somut olayın gerçekliğine uygun bulunduğu, bu itibarla, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmaz üzerinde merdiven, kumsal ve güneşlenme iskelesi yapılmak suretiyle 09/05/2013-15/10/2016 tarihleri arasında davacı şirket tarafından fuzulen işgal edilmesinden ötürü istenebilecek ecrimisil bedelinin 46.234,92-TL olabileceği anlaşılmakla idarece fazladan tahakkuk ettirilen 107.074,59-TL ecrilmisilde hukuka uyarlık, istenilen ecrimisilin 46.234,92-TL’lik kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların Mahkemece değerlendirilmediği, ecrimisil bedelinin haksız işgal tazminatı olduğu ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?