Danıştay 3. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2023/7654 K.2025/3343
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: OnamaKimin lehine: Davalı
Uyuşmazlık
Davacı, yurt dışındaki ilişkili kişiden aldığı örtülü sermaye niteliğindeki borç faizine uygulanan tevkifat oranının uluslararası anlaşma uyarınca %10 olması gerektiğini savunarak vergi farkı hesaplamasının iptalini istemiştir.
Kaynak pasajlar (2)
- Dava konusu istem: Davacı tarafından, yurt dışında mukim ilişkili kişilerden kullandığı örtülü sermaye niteliğindeki borçlar için ödediği faizin 21.893,50 TL'lik kısmına tevkifat uygulanmadığı, aşan kısmının ise %15 yerine %10 oranında tevkifata tabi tutulduğundan bahisle %15 oranı esas alınarak yapılan hesaplama sonucu belirlenen kurum stopaj vergisi ile katma değer vergisi tevkifat farkının kanunen kabul edilmeyen giderlere eklenmesi suretiyle sonraki yıla devreden kurum zararının azaltılması işleminin iptali istemine ilişkindir.
- TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yurt dışında yerleşik ilişkili kişisinden aldığı borcun faizine uygulanacak tevkifat oranının Türkiye ile Hollanda Krallığı Arasındaki Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması uyarınca %10 olduğu, işleme esas alınan hesaplamanın maddi hatalar içerdiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
Gerekçe
Danıştay 3. Dairesi, örtülü sermaye üzerinden hesaplanan faizin, ilgili kanunlar uyarınca dağıtılmış kar payı sayılması nedeniyle, tevkifat oranının alacak faizine uygulanan oran değil, kar payına uygulanan oran üzerinden belirlenmesi gerektiğini tespit etmiştir. Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğuna hükmedilmiştir.
Kaynak pasajlar (2)
- Davacı tarafından, hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki ifadesinde, somut olaydaki alacak faizine uygulanan kurum stopaj vergisi oranının ilgili uluslararası anlaşma gereğince %10'u aşamayacağı belirtilmişse de örtülü sermaye üzerinden hesaplanan faiz, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının uygulanmasında, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibariyle dağıtılmış kar payı, dar mükellefler için ise ana merkeze aktarılan tutar sayılması dolayısıyla üzerinden yapılacak kesinti oranı da alacak faizine uygulanan tevkifat oranına göre değil, kar payına uygulanan tevkifat oranına göre belirleneceğinden temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
- Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Sonuç
Davacı, örtülü sermaye faizine uygulanan tevkifat oranının %10 olması gerektiğini ileri sürerek vergi işleminin iptalini talep etmiştir. Danıştay 3. Dairesi, örtülü sermaye faizinin kar payı sayılması sebebiyle tevkifat oranının kar payı üzerinden belirlenmesi gerektiğine karar vererek temyiz istemini reddetmiş ve yerel mahkeme kararını onamıştır.
Kaynak pasajlar (6)
- Dava konusu istem: Davacı tarafından, yurt dışında mukim ilişkili kişilerden kullandığı örtülü sermaye niteliğindeki borçlar için ödediği faizin 21.893,50 TL'lik kısmına tevkifat uygulanmadığı, aşan kısmının ise %15 yerine %10 oranında tevkifata tabi tutulduğundan bahisle %15 oranı esas alınarak yapılan hesaplama sonucu belirlenen kurum stopaj vergisi ile katma değer vergisi tevkifat farkının kanunen kabul edilmeyen giderlere eklenmesi suretiyle sonraki yıla devreden kurum zararının azaltılması işleminin iptali istemine ilişkindir.
- TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yurt dışında yerleşik ilişkili kişisinden aldığı borcun faizine uygulanacak tevkifat oranının Türkiye ile Hollanda Krallığı Arasındaki Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması uyarınca %10 olduğu, işleme esas alınan hesaplamanın maddi hatalar içerdiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
- Davacı tarafından, hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki ifadesinde, somut olaydaki alacak faizine uygulanan kurum stopaj vergisi oranının ilgili uluslararası anlaşma gereğince %10'u aşamayacağı belirtilmişse de örtülü sermaye üzerinden hesaplanan faiz, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının uygulanmasında, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibariyle dağıtılmış kar payı, dar mükellefler için ise ana merkeze aktarılan tutar sayılması dolayısıyla üzerinden yapılacak kesinti oranı da alacak faizine uygulanan tevkifat oranına göre değil, kar payına uygulanan tevkifat oranına göre belirleneceğinden temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
- Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
- 1. Temyiz isteminin reddine,
- 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/7654
Karar No: 2025/3343
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLLERİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, yurt dışında mukim ilişkili kişilerden kullandığı örtülü sermaye niteliğindeki borçlar için ödediği faizin 21.893,50 TL'lik kısmına tevkifat uygulanmadığı, aşan kısmının ise %15 yerine %10 oranında tevkifata tabi tutulduğundan bahisle %15 oranı esas alınarak yapılan hesaplama sonucu belirlenen kurum stopaj vergisi ile katma değer vergisi tevkifat farkının kanunen kabul edilmeyen giderlere eklenmesi suretiyle sonraki yıla devreden kurum zararının azaltılması işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kanunen kabul edilmeyen giderlerin eksik hesaplandığı somut tespitlerle ortaya konulduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yurt dışında yerleşik ilişkili kişisinden aldığı borcun faizine uygulanacak tevkifat oranının Türkiye ile Hollanda Krallığı Arasındaki Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması uyarınca %10 olduğu, işleme esas alınan hesaplamanın maddi hatalar içerdiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Davacı tarafından, hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki ifadesinde, somut olaydaki alacak faizine uygulanan kurum stopaj vergisi oranının ilgili uluslararası anlaşma gereğince %10'u aşamayacağı belirtilmişse de örtülü sermaye üzerinden hesaplanan faiz, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının uygulanmasında, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibariyle dağıtılmış kar payı, dar mükellefler için ise ana merkeze aktarılan tutar sayılması dolayısıyla üzerinden yapılacak kesinti oranı da alacak faizine uygulanan tevkifat oranına göre değil, kar payına uygulanan tevkifat oranına göre belirleneceğinden temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/7654
Karar No: 2025/3343
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLLERİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, yurt dışında mukim ilişkili kişilerden kullandığı örtülü sermaye niteliğindeki borçlar için ödediği faizin 21.893,50 TL'lik kısmına tevkifat uygulanmadığı, aşan kısmının ise %15 yerine %10 oranında tevkifata tabi tutulduğundan bahisle %15 oranı esas alınarak yapılan hesaplama sonucu belirlenen kurum stopaj vergisi ile katma değer vergisi tevkifat farkının kanunen kabul edilmeyen giderlere eklenmesi suretiyle sonraki yıla devreden kurum zararının azaltılması işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kanunen kabul edilmeyen giderlerin eksik hesaplandığı somut tespitlerle ortaya konulduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yurt dışında yerleşik ilişkili kişisinden aldığı borcun faizine uygulanacak tevkifat oranının Türkiye ile Hollanda Krallığı Arasındaki Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması uyarınca %10 olduğu, işleme esas alınan hesaplamanın maddi hatalar içerdiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Davacı tarafından, hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki ifadesinde, somut olaydaki alacak faizine uygulanan kurum stopaj vergisi oranının ilgili uluslararası anlaşma gereğince %10'u aşamayacağı belirtilmişse de örtülü sermaye üzerinden hesaplanan faiz, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının uygulanmasında, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibariyle dağıtılmış kar payı, dar mükellefler için ise ana merkeze aktarılan tutar sayılması dolayısıyla üzerinden yapılacak kesinti oranı da alacak faizine uygulanan tevkifat oranına göre değil, kar payına uygulanan tevkifat oranına göre belirleneceğinden temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.