Danıştay 3. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2023/5569 K.2024/5042
Özet: Yerli bir tarım şirketinin mirasçıları tarafından açılan uyuşmazlık, şirketin 2004 ve 2005 yıllarında kamu alacaklarını tahsil etmek amacıyla düzenlenmiş ödeme emirlerinin iptali talebini kapsamaktadır. Mahkeme, ödeme emirlerinin tebliğ işlemlerinde gerekli delillerin eksik olduğunu ve bu nedenle talebin reddedilmesine karar vererek, vergi dava dairesi kararını onaylamıştır.
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/5569
Karar No: 2024/5042
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, murisi... 'ün bir dönem ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu... Tarım ve Gıda Limited Şirketinden alınamayan 2004 ve 2005 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla mirasçı sıfatıyla düzenlenen ... ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Cezaların şahsiliği ilkesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Kanun'un 372. maddesi gereğince dava konusu ödeme emrinin vergi ziyaı cezaları ile özel usulsüzlük cezalarına ilişkin kısmının davacıdan takibine yasal olanak bulunmadığı, ödeme emri içeriği kamu alacaklarının kalan kısmı için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 22/01/2011 tarihinde şirket müdürünün ikametgah adresinde eşine tebliğ edildiği, davalı idare tarafından dava dilekçesinde ödeme emirlerinin şirketin bilinen adresine tebliğ çıkarıldığı ancak tebliğ edilemediğine ilişkin tebliğ evrakı eklenmişse de tebliğ evrakınnın şirketin bilinen adresinde bulunmaması nedeniyle tebliğ edilemediği hususunun 213 sayılı Yasan'ın 102. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan kuralına uygun biçimde tespit edilemediği dolayısıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin öncelikle şirket adresine tebliğ çıkarıldığı ancak tebliğ edilemediği hususunun davalı idare tarafından ispatlanamadığı, asıl kamu borçlusu şirketin bilinen adresinde tebliğ yapılmaya çalışılmadan doğrudan şirket kanuni temsilcisinin ikametgah adresinde eşine tebliğ edilmesinin usule uygun olmadığı gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının; dava konusu ödeme emrinin, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... satırında yer alan alacaklar yönünden iptaline ilişkin hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusu sözü edilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Asıl borçlu şirketin 12/08/2013 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliğini kaybettiği, dava konusu kamu alacaklarının dayanağı şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ise şirketin son kanuni temsilcinin ikamet adresinde eşine 22/01/2014 tarihinde tebliğ edildiği görülmekte olup şirket tüzel kişiliğinin sicilden silinmesinden sonra şirket adına yapılan işlemlerin herhangi bir hukuki sonucu olmadığından şirket adına ödeme emri düzenlenmesi ve tebliğ edilmesinin zaman aşımının kesilmesi de dahil herhangi bir hukuki sonucu ve geçerliliğinin bulunmadığı, bu durumda, dava konusu kamu alacaklarının vadelerinin 2009 yılı olduğu ve tahsil zaman aşımını kesen hukuken geçerli bir durumun olmadığı dikkate alındığında, söz konusu kamu alacaklarının 31/12/2014 tarihinde tahsil zaman aşımına uğradığı anlaşıldığından, zaman aşımına uğramış kamu alacağın tahsili için düzenlenen ödeme emrinin, ..., ... -..., ... -..., ..., ... -..., ..., ... -..., ..., ... -..., ..., ... -..., ... -..., ... -..., ... -..., ... -..., ... -..., ... -..., ..., ... -..., ... -..., ... -..., ..., ..., ... -..., ..., ..., ... -..., ..., ..., ... -..., ... -... satırında yer alan alacaklar yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının ödeme emrinin değinilen kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra ödeme emrinin sözü edilen kısmı yazılı gerekçeyle iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketin vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiği, şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağı için ilgili dönemde ortak ve kanuni temsilci olan davacı adına ödeme emri düzenlendiği, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/5569
Karar No: 2024/5042
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, murisi... 'ün bir dönem ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu... Tarım ve Gıda Limited Şirketinden alınamayan 2004 ve 2005 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla mirasçı sıfatıyla düzenlenen ... ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Cezaların şahsiliği ilkesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Kanun'un 372. maddesi gereğince dava konusu ödeme emrinin vergi ziyaı cezaları ile özel usulsüzlük cezalarına ilişkin kısmının davacıdan takibine yasal olanak bulunmadığı, ödeme emri içeriği kamu alacaklarının kalan kısmı için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 22/01/2011 tarihinde şirket müdürünün ikametgah adresinde eşine tebliğ edildiği, davalı idare tarafından dava dilekçesinde ödeme emirlerinin şirketin bilinen adresine tebliğ çıkarıldığı ancak tebliğ edilemediğine ilişkin tebliğ evrakı eklenmişse de tebliğ evrakınnın şirketin bilinen adresinde bulunmaması nedeniyle tebliğ edilemediği hususunun 213 sayılı Yasan'ın 102. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan kuralına uygun biçimde tespit edilemediği dolayısıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin öncelikle şirket adresine tebliğ çıkarıldığı ancak tebliğ edilemediği hususunun davalı idare tarafından ispatlanamadığı, asıl kamu borçlusu şirketin bilinen adresinde tebliğ yapılmaya çalışılmadan doğrudan şirket kanuni temsilcisinin ikametgah adresinde eşine tebliğ edilmesinin usule uygun olmadığı gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının; dava konusu ödeme emrinin, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... satırında yer alan alacaklar yönünden iptaline ilişkin hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusu sözü edilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Asıl borçlu şirketin 12/08/2013 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliğini kaybettiği, dava konusu kamu alacaklarının dayanağı şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ise şirketin son kanuni temsilcinin ikamet adresinde eşine 22/01/2014 tarihinde tebliğ edildiği görülmekte olup şirket tüzel kişiliğinin sicilden silinmesinden sonra şirket adına yapılan işlemlerin herhangi bir hukuki sonucu olmadığından şirket adına ödeme emri düzenlenmesi ve tebliğ edilmesinin zaman aşımının kesilmesi de dahil herhangi bir hukuki sonucu ve geçerliliğinin bulunmadığı, bu durumda, dava konusu kamu alacaklarının vadelerinin 2009 yılı olduğu ve tahsil zaman aşımını kesen hukuken geçerli bir durumun olmadığı dikkate alındığında, söz konusu kamu alacaklarının 31/12/2014 tarihinde tahsil zaman aşımına uğradığı anlaşıldığından, zaman aşımına uğramış kamu alacağın tahsili için düzenlenen ödeme emrinin, ..., ... -..., ... -..., ..., ... -..., ..., ... -..., ..., ... -..., ..., ... -..., ... -..., ... -..., ... -..., ... -..., ... -..., ... -..., ..., ... -..., ... -..., ... -..., ..., ..., ... -..., ..., ..., ... -..., ..., ..., ... -..., ... -... satırında yer alan alacaklar yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının ödeme emrinin değinilen kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra ödeme emrinin sözü edilen kısmı yazılı gerekçeyle iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketin vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiği, şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağı için ilgili dönemde ortak ve kanuni temsilci olan davacı adına ödeme emri düzenlendiği, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.