Danıştay2. Daireİdare Hukuku
Danıştay 2. Daire E.2024/1971 K.2024/4252
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1971
Karar No : 2024/4252
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Dava; 3. sınıf emniyet müdürü olan davacının, ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde denetim görevini yerine getirmediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 6/A-3. maddesi uyarınca "4 ay kısa süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ancak öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunması sebebiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/5. maddesi gereğince cezasının brüt aylığının dörtte biri oranında kesilmesi şeklinde uygulanmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 11/04/2018 günlü, E:2016/27848, K:2018/13388 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; polis memuru ... ve Başkomiser ...'nün alınan kararlar gereği dinlemeci olarak görevli oldukları büronun çalışma esaslarına göre imha talimatını yerine getirerek tutanak tanzim ettikleri ve söz konusu tapeleri imha ettiklerinin disiplin soruşturmasında ve davalı idare savunmasında belirtilse de davacının ... Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü olarak görev yaptığı, imhaların gereği gibi yapılıp yapılmadığını kontrolden sorumlu olduğu ve bu görevini yerine getirmediği dikkate alındığında, davacının disiplin cezasına konu eylemi sübut bulduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer yandan, davacı tarafından son savunması alınmadan disiplin cezasının tesis edildiği, bu şekilde savunma hakkının kısıtlandığı ileri sürülse de davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilen son savunma yazısında; 7 gün içinde son savunmasını yapması, aksi takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı hususunun tebliğ edildiği, davacının bu yazının tebliğinden sonra ek süre talep ettiği, mevzuatta ek süre verilmesini gerektiren bir düzenlemenin olmadığı, davalı idarenin bu isteme cevaben ek süre verilemeyeceğini bildirdiği dikkate alındığında davacının iddiası yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; imha işlemini gerçekleştirmesi gereken sorumlu memurların araştırılmadan ve mevzuat uyarınca değerlendirilmeden, kendisi dışındaki personelce hazırlanıp imzalanan tutanağın ilgili mercilere havalesi hükmünde olan üst yazıda parafı bulunması sebebiyle kendisinin sorumlu olarak gösterildiği, bu durumun cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, söz konusu bilgisayarın kendisinin denetimi altında bulunan bir cihaz olmadığı, bir eylemin sübut bulduğunun kabulü için isnat olunan eylemin fail tarafından işlendiğine dair görgüye veya yazılı belgeye dayanan emarelerin bulunmasının gerektiği, ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğradığı ileri sürülerek, İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının adli yardım talebinin Danıştay Beşinci Dairesinin 10/01/2019 günlü, E:2018/4865 sayılı kararı ile kabul edildiği görüldüğünden, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince, davacının adli yardım istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
... İdare Mahkemesinin temyize konu kararı; Danıştay Beşinci Dairesinin 11/04/2018 günlü, E:2016/27848, K:2018/13388 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, karar kesinleştikten sonra davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1971
Karar No : 2024/4252
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Dava; 3. sınıf emniyet müdürü olan davacının, ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde denetim görevini yerine getirmediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 6/A-3. maddesi uyarınca "4 ay kısa süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ancak öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunması sebebiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/5. maddesi gereğince cezasının brüt aylığının dörtte biri oranında kesilmesi şeklinde uygulanmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 11/04/2018 günlü, E:2016/27848, K:2018/13388 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; polis memuru ... ve Başkomiser ...'nün alınan kararlar gereği dinlemeci olarak görevli oldukları büronun çalışma esaslarına göre imha talimatını yerine getirerek tutanak tanzim ettikleri ve söz konusu tapeleri imha ettiklerinin disiplin soruşturmasında ve davalı idare savunmasında belirtilse de davacının ... Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü olarak görev yaptığı, imhaların gereği gibi yapılıp yapılmadığını kontrolden sorumlu olduğu ve bu görevini yerine getirmediği dikkate alındığında, davacının disiplin cezasına konu eylemi sübut bulduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer yandan, davacı tarafından son savunması alınmadan disiplin cezasının tesis edildiği, bu şekilde savunma hakkının kısıtlandığı ileri sürülse de davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilen son savunma yazısında; 7 gün içinde son savunmasını yapması, aksi takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı hususunun tebliğ edildiği, davacının bu yazının tebliğinden sonra ek süre talep ettiği, mevzuatta ek süre verilmesini gerektiren bir düzenlemenin olmadığı, davalı idarenin bu isteme cevaben ek süre verilemeyeceğini bildirdiği dikkate alındığında davacının iddiası yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; imha işlemini gerçekleştirmesi gereken sorumlu memurların araştırılmadan ve mevzuat uyarınca değerlendirilmeden, kendisi dışındaki personelce hazırlanıp imzalanan tutanağın ilgili mercilere havalesi hükmünde olan üst yazıda parafı bulunması sebebiyle kendisinin sorumlu olarak gösterildiği, bu durumun cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, söz konusu bilgisayarın kendisinin denetimi altında bulunan bir cihaz olmadığı, bir eylemin sübut bulduğunun kabulü için isnat olunan eylemin fail tarafından işlendiğine dair görgüye veya yazılı belgeye dayanan emarelerin bulunmasının gerektiği, ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğradığı ileri sürülerek, İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının adli yardım talebinin Danıştay Beşinci Dairesinin 10/01/2019 günlü, E:2018/4865 sayılı kararı ile kabul edildiği görüldüğünden, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince, davacının adli yardım istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
... İdare Mahkemesinin temyize konu kararı; Danıştay Beşinci Dairesinin 11/04/2018 günlü, E:2016/27848, K:2018/13388 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, karar kesinleştikten sonra davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.