‹ Ana sayfa
Danıştay2. Daireİdare Hukuku

Danıştay 2. Daire E.2021/9960 K.2025/3

Esas No: 2021/9960 · Karar No: 2025/3 · Karar Tarihi: 06.01.2025
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9960
Karar No : 2025/3

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı

**VEKİLİ:** 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; davacının Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı emrinde ... olarak görev yaptığı dönemde yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, S.G. isimli şahsın iletişiminin dinlenilmesini yapmak üzere düzenlenen 08/03/2012 tarihli iletişime müdahale talep formunda imzasının bulunması nedeniyle "suç tasnii, iftira" ve "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" suçlarını işlediğinin sübuta erdiğinden bahisle tesis edilen ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının kendisine yönelik kısmında yer alan "...eylemine uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/6 ve 8/12 nci maddeleri gereğince ...meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de..." ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu işlemin iptali yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 30/10/2017 günlü, E:2016/25187, K:2017/21824 sayılı kararıyla bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin anılan bozma kararına uyularak dava dosyası yeniden incelenmek suretiyle verilen temyize konu kararla; davacının, silah kaçakçılığından teknik takibi yapılan E.B isimli şahısla irtibatlı olduğundan S.G isimli polis memurunun dinlenmesine yönelik iletişime müdahale talep formunda imzası bulunduğundan bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ışığında, organize suçlarla mücadeleye yönelik soruşturma kapsamında teknik takibe alınan E.B'nin dinlenilmesi esnasında adı geçen "..." isimli şahsın polis memuru S.G. olabileceği şüphesiyle, dinlemedeki amacın S.G ve E.B isimli şahıslar arasındaki ilişkinin aydınlatılmak istenilmesi olduğu, nitekim davacı hakkında "haberleşmenin gizliliğini ihlal" ve "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçlarından Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca, 25/02/2015 tarihinde "kovuşturmaya yer olmadığı" kararı verildiği, söz konusu soruşturmaya yönelik düzenlenen iddianamede, "her ne kadar davalı idarece E.B isimli şahısla ilgili herhangi bir adli işlem yapılmadan S.G.'nin dinlendiği ileri sürülmekteyse de, E.B. ile ilgili iddialara ilişkin olarak, ... İl Emniyet Müdürü ... imzasıyla Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne 02/05/2012 tarihinde gereği yapılmak üzere yazı yazıldığı" bilgisine yer verildiği, diğer taraftan, yasal mevzuat ve süregelen uygulamalar gereği istihbarat daire başkanlığının onayı ile İMEİ numaralarının teknik takibinin yapılabildiği, İMEİ numarasının takip edilmesinde dinlenecek şahısların açık kimlik bilgisinin yazılması şartı bulunmadığı, S.G isimli şahsın dinlenilmesinin 2559 Sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun Ek 7. maddesi kapsamında ve usullere uygun şekilde hakim kararıyla yapıldığı, hakim kararına dayanak iletişime müdahale talep formundaki bilgilerin usulüne aykırı olması halinde, dinlemeye yönelik kararın verilebilmesinin zaten mümkün olmayacağı, iletişime müdahale yönteminin sadece tek bir kişinin istek ve onayıyla yapılamadığı, bunun için istihbarat daire başkanlığının onayının gerektiği ve taşra birimlerince yürütülen teknik takip faaliyetlerinden il istihbarat şube müdürlerinin sorumlu olduğu, dolayısıyla S.G.'nin dinlemesi amacıyla düzenlenen 08/03/2012 tarihli iletişime müdahale talep formunda davacının imzasının bulunması fiilinin, keyfi olarak S.G'yi dinleme amacı taşıdığına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi belge bulunmadığından, davacı nezdinde "suç tasnii, iftira" ve "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiillerinin sübuta erdiğinden bahsedilemeyeceği, öte yandan; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 1. cümlesinin, Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi sonrasında 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de "suç tasnii" ve "iftira" fiillerinin "meslekten çıkarma" cezasını gerektiren disiplin suçları arasında sayılmadığı, idari yargının genel prensipleri çerçevesinde davacı hakkında lehe düzenlemelerin uygulanması gerekeceğinden, dava konusu işlemin "suç tasnii" ve "iftira" fiillerine ilişkin kısmında bu yönden de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığınca, 2009-2014 yılları arasında Kırıkkale İstihbarat Şube Müdürlüğünde usulsüz dinlemeler yapıldığının tespit edilmesi üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, 38 ayrı olayla ilgili soruşturma raporunun düzenlendiği, davacıyla ilgili olan “S.G. isimli şahsın usulsüz dinlenilmesine ilişkin" olayda; S.G.’nin adına kayıtlı İMEİ üzerinden görüşmelerin dinlenilmesi işlemine 08/03/2012 tarihli iletişime müdahale talep formu ile başlanıldığı, herhangi bir bilgi veya belgeye dayanmaksızın, gerekçeden yoksun ve keyfi biçimde yapılan dinlemelerin, 2559 sayılı Kanunun Ek 7. maddesinde belirtilen amaçla bağdaşmadığı, davacının da talep formunda imzası bulunması nedeniyle isnat edilen fiilleri işlediğinin sübuta erdiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap süresinde verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?