Danıştay2. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 2. Daire E.2021/6943 K.2024/1759
T.C. DANIŞTAY
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6943
Karar No : 2024/1759
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU :...İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yapmakta iken, "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ...günlü, ...sayılı işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :...İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; soruşturma kapsamında alınan davacı ifadesinde her ne kadar; Ceza Muhakemesi Kanunu madde 135’e göre dinleme yaparken aidiyet numarasının bulunduğunu, TİB-KDM ile birlikte arayüz olarak Tib
NET projesini kullandığını, bu projede hedef ve istatistik kısmını görebildiğini, not alabildiğini, tape yapabildiğini, yetki tanımlamasını kimin verdiğini hatırlamadığını, not modülüne yapmış olduğu iletişimin tespiti sırasında kanunlara göre suç ve suç unsuru olan notları aldığını, TibNET üzerinde silme yetkisinin bulunmadığını, bu yetkiye kısım amirlerinin sahip olduğunu, TibNET projesinde yer alan “açıklama” bölümüne şahsın kimlik bilgilerini ve operasyonel birimlerin ihtiyacı olan bilgileri girdiğini, hakkında tedbir kararı uygulanan şahısların özel hayatları ile ilgili açıklama girme konusunda talimat almadığını, özel hayatın gizliliğini ihlal edici bilgi girmediğini, TİB-KDM'de imha işleminin soruşturma savcısının talimatı doğrultusunda yapıldığını, imha işlemi yaptığını hatırlamadığını, TibNET üzerinde aynı kayıtların imha edilmesi konusunda bilgisinin olmadığını, TibNET üzerindeki dinleme kayıtlarının imhası konusunda sıralı amirlerden emir ve talimat almadığını, oluşturulmuş imha sistemi olup olmadığı konusunda bilgisinin bulunmadığını, özel hayatı ihlal eden bir not almadığını, aldığı notların CMK'nin 135. maddesine göre soruşturmaya ve operasyona faydalı olabilmesi için almış olabileceğini beyan etmiş ise de; soruşturma raporu ve tüm eklerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, TİB-KDM dışında kullanılan yazılımların yasal mevzuat kapsamında bulunmadığı, özel hayatı ihlal eder nitelikteki kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedildiği ve imhası gereken verilerin imha edilmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle davacı hakkında Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7.B/1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma" cezası tesis edilmesinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin meslek hayatında hak kayıplarına ve kısıtlamalara sebep olduğu, aldığı iddia edilen kişisel verilerin gizliliğini ihlal eder nitelikteki notların kimin tarafından alındığının veya güncellendiğinin belli olmadığı, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Polis memuru olarak görev yapan davacı, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun... günlü, ...sayılı işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Mülga Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesinde yer alan, "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-B-2 maddesinde de "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, Mülga Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin 135. maddesine göre yapılan adli dinlemeler sırasında Karar başlangıç tarihi:12/04/2011, Karar bitiş tarihi:12/07/2011 olan ve Karar başlangıç tarihi:21/03/2012, Karar bitiş tarihi:21/04/2012 olan iki adli dinlemeden edinilen ve hedef şahısların özel hayatlarının gizliliğini ihlal eder nitelikteki özel notları hukuka aykırı bir şekilde kişisel veri olarak TİB-Net'e kaydettiğinden bahisle dava konusu disiplin cezası ile tecziye edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının personel bilgi notu incelendiğinde 26/06/2012 tarihinde memuriyete giriş yaparak 05/07/2012 tarihi itibarıyla Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde çalışmaya başladığı, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesi kapsamında iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması işlemleri görevini yaparken hakkında tedbir kararı uygulanan şahsıların özel hayatları ile ilgili açıklama girmesine yönelik isnatların sebebi olan dinlemelerin yapıldığı tarihlerde henüz Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde çalışmaya başlamadığı gibi memuriyete de başlamadığı, dava dosyasında davacının TEM Şube Müdürlüğünde görevli olmadığı halde POL-NET ağı üzerinde çalışan TibNET projesine giriş yaparak Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesi uyarınca yapılan adli dinlemelere yönelik veri girişi yaptığına ilişkin dosyada somut bilgi ve belgelere de yer verilmediği göz önüne alındığında, davacının üzerine atılı "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinin sübuta ermediği sonucuna varıldığından; dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6943
Karar No : 2024/1759
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU :...İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yapmakta iken, "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ...günlü, ...sayılı işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :...İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; soruşturma kapsamında alınan davacı ifadesinde her ne kadar; Ceza Muhakemesi Kanunu madde 135’e göre dinleme yaparken aidiyet numarasının bulunduğunu, TİB-KDM ile birlikte arayüz olarak Tib
NET projesini kullandığını, bu projede hedef ve istatistik kısmını görebildiğini, not alabildiğini, tape yapabildiğini, yetki tanımlamasını kimin verdiğini hatırlamadığını, not modülüne yapmış olduğu iletişimin tespiti sırasında kanunlara göre suç ve suç unsuru olan notları aldığını, TibNET üzerinde silme yetkisinin bulunmadığını, bu yetkiye kısım amirlerinin sahip olduğunu, TibNET projesinde yer alan “açıklama” bölümüne şahsın kimlik bilgilerini ve operasyonel birimlerin ihtiyacı olan bilgileri girdiğini, hakkında tedbir kararı uygulanan şahısların özel hayatları ile ilgili açıklama girme konusunda talimat almadığını, özel hayatın gizliliğini ihlal edici bilgi girmediğini, TİB-KDM'de imha işleminin soruşturma savcısının talimatı doğrultusunda yapıldığını, imha işlemi yaptığını hatırlamadığını, TibNET üzerinde aynı kayıtların imha edilmesi konusunda bilgisinin olmadığını, TibNET üzerindeki dinleme kayıtlarının imhası konusunda sıralı amirlerden emir ve talimat almadığını, oluşturulmuş imha sistemi olup olmadığı konusunda bilgisinin bulunmadığını, özel hayatı ihlal eden bir not almadığını, aldığı notların CMK'nin 135. maddesine göre soruşturmaya ve operasyona faydalı olabilmesi için almış olabileceğini beyan etmiş ise de; soruşturma raporu ve tüm eklerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, TİB-KDM dışında kullanılan yazılımların yasal mevzuat kapsamında bulunmadığı, özel hayatı ihlal eder nitelikteki kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedildiği ve imhası gereken verilerin imha edilmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle davacı hakkında Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7.B/1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma" cezası tesis edilmesinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin meslek hayatında hak kayıplarına ve kısıtlamalara sebep olduğu, aldığı iddia edilen kişisel verilerin gizliliğini ihlal eder nitelikteki notların kimin tarafından alındığının veya güncellendiğinin belli olmadığı, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Polis memuru olarak görev yapan davacı, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun... günlü, ...sayılı işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Mülga Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesinde yer alan, "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-B-2 maddesinde de "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, Mülga Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin 135. maddesine göre yapılan adli dinlemeler sırasında Karar başlangıç tarihi:12/04/2011, Karar bitiş tarihi:12/07/2011 olan ve Karar başlangıç tarihi:21/03/2012, Karar bitiş tarihi:21/04/2012 olan iki adli dinlemeden edinilen ve hedef şahısların özel hayatlarının gizliliğini ihlal eder nitelikteki özel notları hukuka aykırı bir şekilde kişisel veri olarak TİB-Net'e kaydettiğinden bahisle dava konusu disiplin cezası ile tecziye edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının personel bilgi notu incelendiğinde 26/06/2012 tarihinde memuriyete giriş yaparak 05/07/2012 tarihi itibarıyla Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde çalışmaya başladığı, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesi kapsamında iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması işlemleri görevini yaparken hakkında tedbir kararı uygulanan şahsıların özel hayatları ile ilgili açıklama girmesine yönelik isnatların sebebi olan dinlemelerin yapıldığı tarihlerde henüz Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde çalışmaya başlamadığı gibi memuriyete de başlamadığı, dava dosyasında davacının TEM Şube Müdürlüğünde görevli olmadığı halde POL-NET ağı üzerinde çalışan TibNET projesine giriş yaparak Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesi uyarınca yapılan adli dinlemelere yönelik veri girişi yaptığına ilişkin dosyada somut bilgi ve belgelere de yer verilmediği göz önüne alındığında, davacının üzerine atılı "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinin sübuta ermediği sonucuna varıldığından; dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.