Danıştay13. Daireİdare Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2024/2782 K.2024/5378
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/2782
Karar No:2024/5378
TEMYİZ EDENLER : 1) (DAVALI) ... Kurumu
**VEKİLİ:** Av. ...
2) (DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER) 1- ... Hizmetler ve Şans Oyunları Yatırımları A.Ş.
2- ... Hizmetler Teknoloji Yatırım A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnteraktif Hizmetler A.Ş.
**VEKİLLERİ:** Av. ..., Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından müdahil şirketler aleyhine yapılan şikayet başvurusunun 4045 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında inceleme olanağı bulunmadığından bahisle reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararına karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca yapılan 29/02/2021 tarihli başvurunun reddine dair... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurumu Denetim ve Uygulama Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Kurulun, başvurularla ilgili olarak ne tür işlemler yapıldığı konusunda ihbar ya da şikayet edenleri bilgilendirmesinin, süresi içinde herhangi bir bildirimde bulunulmadığı durumlarda şikayetçinin talebinin reddedilmiş sayılacağı, bu durumda doğrudan ya da dolaylı menfaati olduğunu ispatlayan herkesin Kurul kararlarına karşı yargı yoluna başvurabileceği, Kurulca herhangi bir işlem yapılabilmesi için şikayet konusu eylemlerin öncelikle 4054 sayılı Kanun kapsamında yer alması gerektiği; Türkiye Varlık Fonuna 6741 sayılı Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 8. maddesiyle 4054 sayılı Kanun'un bakımından muafiyet sağlandığı, şans oyunlarının lisansının 10 yıllığına verilmesine ilişkin Türkiye Varlık Fonu ile Sisal Şans arasında akdedilen Yüklenicilik Sözleşmesi ile 6741 sayılı Kanun gözetilerek Sisal Şans'ın şikayete konu eylemlerinin 4054 sayılı Kanun kapsamı dışında bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği; 6741 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca, Türkiye Varlık Fonu ve Şirket ile alt fonlar ve Şirket veya Türkiye Varlık Fonu tarafından hakim hissedar olarak kurulan diğer şirketler hakkında, 4054 sayılı Kanun’un uygulanamayacağı, Sisal Şans'ın bu şirketler arasında yer almadığının açık olduğu ancak şikayet konusu edilen uygulamaların, 4054 sayılı Kanun kapsamı dışında tutulan lisans sahibi Türkiye Varlık Fonunun uygulamaları olduğu, Sisal Şans'ın yaptığının ise Türkiye Varlık Fonunca belirlenmiş olan uygulamaların hayata geçirilmesinden ibaret olduğu; öte yandan, Sisal Grup'un 2018 ve 2019 yıllarına ait Türkiye cirosunun bulunmadığı, Sisal Şans'ın faaliyetlerine 01/08/2020 tarihinde başladığı, işlem taraflarının cirolarının 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ'in 7. maddesinde belirtilen eşikleri aşmadığı, anılan tespitlerin aksini ortaya koyacak bir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı, Sisal Şans'ın menfi tespit/muafiyet başvurusunda yanlış veya yanıltıcı bilgi verdiğini ortaya koyacak nitelikte somut bir tespitin veya delilin de bulunmadığı anlaşıldığından, tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; Dairemizin 29/02/2024 tarih ve E:2023/3692, K:2024/1043 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi tesis etmiş olan makamdan istenebileceği kuralına yer verildiği, bu düzenleme, hakkında özel bir düzenleme getirilmemiş bütün idari işlemler için geçerli genel bir düzenleme niteliğini taşıdığından ve 4054 sayılı Kanun'da 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesine bir istisna getirilmediğinden, başka bir anlatımla idari başvuru yolu kapatılmadığından Kurulca alınmış kararların geri alınması, değiştirilmesi ya da kaldırılması amacıyla yapılmış başvuruların da, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında olduğunun kabulü gerektiği, bu itibarla, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararına karşı 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca yapılan başvurunun bizzat Kurul tarafından incelenmesi gerekirken, Rekabet Kurumu Denetim ve Uygulama Dairesi Başkanlığı işlemiyle reddedilmesinde yetki unsuru yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının yapmış olduğu başvuru sonucunda şikayet edilen hususların 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığına karar verildiği,...’ın Yüklenicilik Sözleşmesi kapsamındaki uygulamalarının 6741 sayılı Kanun’un 8. maddesi kapsamında olduğu, şikayet konusu uygulamaların Yüklenicilik Sözleşmesinde verilen hakkın hayata geçirilmesi olduğu, uygulamaların bu sözleşmenin kapsamını aşıp aşmadığının incelendiği, 6741 sayılı Kanun’un kapsamının genişletilmediği; davalı idare yanında müdahiller tarafından, davacının yapmış olduğu başvurunun konusunu oluşturan uygulamaların 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, aslında ortada davalı idarenin iki ayrı kararının olmadığı, derdestlik nedeniyle incelenmeksizin ret kararı verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından,...’ın 6741 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, 6714 sayılı Kanun’un amacına aykırı yorum yapıldığı, Türkiye Varlık Fonunun uygulamalarının da bu yönde olmadığı, yasama organının iradesinin dışına çıkıldığı, Türkiye Varlık Fonu kapsamında olan şirketlerin birçok başka şirketle sözleşme yaptığı, bu sözleşmeler sonucu uygulamalara 4054 sayılı Kanun’un uygulanmamasının eşyanın tabiatına aykırı olduğu, hukuki güvenlik ve istikrar ilkesinin ihlal edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının ve müdahillerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya ve müdahillere iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara ve müdahillere tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/2782
Karar No:2024/5378
TEMYİZ EDENLER : 1) (DAVALI) ... Kurumu
**VEKİLİ:** Av. ...
2) (DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER) 1- ... Hizmetler ve Şans Oyunları Yatırımları A.Ş.
2- ... Hizmetler Teknoloji Yatırım A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnteraktif Hizmetler A.Ş.
**VEKİLLERİ:** Av. ..., Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından müdahil şirketler aleyhine yapılan şikayet başvurusunun 4045 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında inceleme olanağı bulunmadığından bahisle reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararına karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca yapılan 29/02/2021 tarihli başvurunun reddine dair... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurumu Denetim ve Uygulama Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Kurulun, başvurularla ilgili olarak ne tür işlemler yapıldığı konusunda ihbar ya da şikayet edenleri bilgilendirmesinin, süresi içinde herhangi bir bildirimde bulunulmadığı durumlarda şikayetçinin talebinin reddedilmiş sayılacağı, bu durumda doğrudan ya da dolaylı menfaati olduğunu ispatlayan herkesin Kurul kararlarına karşı yargı yoluna başvurabileceği, Kurulca herhangi bir işlem yapılabilmesi için şikayet konusu eylemlerin öncelikle 4054 sayılı Kanun kapsamında yer alması gerektiği; Türkiye Varlık Fonuna 6741 sayılı Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 8. maddesiyle 4054 sayılı Kanun'un bakımından muafiyet sağlandığı, şans oyunlarının lisansının 10 yıllığına verilmesine ilişkin Türkiye Varlık Fonu ile Sisal Şans arasında akdedilen Yüklenicilik Sözleşmesi ile 6741 sayılı Kanun gözetilerek Sisal Şans'ın şikayete konu eylemlerinin 4054 sayılı Kanun kapsamı dışında bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği; 6741 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca, Türkiye Varlık Fonu ve Şirket ile alt fonlar ve Şirket veya Türkiye Varlık Fonu tarafından hakim hissedar olarak kurulan diğer şirketler hakkında, 4054 sayılı Kanun’un uygulanamayacağı, Sisal Şans'ın bu şirketler arasında yer almadığının açık olduğu ancak şikayet konusu edilen uygulamaların, 4054 sayılı Kanun kapsamı dışında tutulan lisans sahibi Türkiye Varlık Fonunun uygulamaları olduğu, Sisal Şans'ın yaptığının ise Türkiye Varlık Fonunca belirlenmiş olan uygulamaların hayata geçirilmesinden ibaret olduğu; öte yandan, Sisal Grup'un 2018 ve 2019 yıllarına ait Türkiye cirosunun bulunmadığı, Sisal Şans'ın faaliyetlerine 01/08/2020 tarihinde başladığı, işlem taraflarının cirolarının 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ'in 7. maddesinde belirtilen eşikleri aşmadığı, anılan tespitlerin aksini ortaya koyacak bir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı, Sisal Şans'ın menfi tespit/muafiyet başvurusunda yanlış veya yanıltıcı bilgi verdiğini ortaya koyacak nitelikte somut bir tespitin veya delilin de bulunmadığı anlaşıldığından, tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; Dairemizin 29/02/2024 tarih ve E:2023/3692, K:2024/1043 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi tesis etmiş olan makamdan istenebileceği kuralına yer verildiği, bu düzenleme, hakkında özel bir düzenleme getirilmemiş bütün idari işlemler için geçerli genel bir düzenleme niteliğini taşıdığından ve 4054 sayılı Kanun'da 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesine bir istisna getirilmediğinden, başka bir anlatımla idari başvuru yolu kapatılmadığından Kurulca alınmış kararların geri alınması, değiştirilmesi ya da kaldırılması amacıyla yapılmış başvuruların da, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında olduğunun kabulü gerektiği, bu itibarla, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararına karşı 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca yapılan başvurunun bizzat Kurul tarafından incelenmesi gerekirken, Rekabet Kurumu Denetim ve Uygulama Dairesi Başkanlığı işlemiyle reddedilmesinde yetki unsuru yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının yapmış olduğu başvuru sonucunda şikayet edilen hususların 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığına karar verildiği,...’ın Yüklenicilik Sözleşmesi kapsamındaki uygulamalarının 6741 sayılı Kanun’un 8. maddesi kapsamında olduğu, şikayet konusu uygulamaların Yüklenicilik Sözleşmesinde verilen hakkın hayata geçirilmesi olduğu, uygulamaların bu sözleşmenin kapsamını aşıp aşmadığının incelendiği, 6741 sayılı Kanun’un kapsamının genişletilmediği; davalı idare yanında müdahiller tarafından, davacının yapmış olduğu başvurunun konusunu oluşturan uygulamaların 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, aslında ortada davalı idarenin iki ayrı kararının olmadığı, derdestlik nedeniyle incelenmeksizin ret kararı verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından,...’ın 6741 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, 6714 sayılı Kanun’un amacına aykırı yorum yapıldığı, Türkiye Varlık Fonunun uygulamalarının da bu yönde olmadığı, yasama organının iradesinin dışına çıkıldığı, Türkiye Varlık Fonu kapsamında olan şirketlerin birçok başka şirketle sözleşme yaptığı, bu sözleşmeler sonucu uygulamalara 4054 sayılı Kanun’un uygulanmamasının eşyanın tabiatına aykırı olduğu, hukuki güvenlik ve istikrar ilkesinin ihlal edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının ve müdahillerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya ve müdahillere iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara ve müdahillere tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.