Danıştay13. Daireİdare Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2022/883 K.2024/4770
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/883
Karar No:2024/4770
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...İletişim Hizmetleri A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 01/04/2013-01/07/2013 tarihleri arasındaki dönemde taahhütlerini herhangi bir sebeple sonlandıran abonelerden tahsil edilen cayma bedellerinin, abonelerin lehine olacak şekilde ...tarih ve ...sayılı Kurul kararına göre yeniden hesaplanarak hak sahiplerine iade edilmesine yönelik Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun... tarih ve ... sayılı işlemi ile dayanağı ...tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının ve bu kararın değiştirilmesi talebiyle yapılan 18/05/2020 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu tarafından cayma bedellerinin hesaplanmasında izlenecek yolun belirlenmesi ile mevzuat kapsamında işletmecilere ek yükümlülüklerin getirilmesini teminen alınan ...tarih ve...sayılı kararın yürürlük tarihinin 01/04/2013 tarihinden 01/07/2013 tarihine ertelenmesine karar verildiği, bu erteleme işlemine karşı açılan davada, Dairemizin 31/10/2019 tarih ve E:2013/1287, K:2019/3354 sayılı kararıyla "tüketicilere tanınan hakların herhangi bir somut ve geçerli nedene dayanmaksızın tüketiciler aleyhine olacak şekilde ertelenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği, Anayasa ve 2577 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yargı kararının yerine getirilmesini teminen dava konusu... tarih ve ...sayılı Kurul kararının tesis edildiği, 01/04/2013-01/07/2013 tarihleri arasında, taahhütlerini herhangi bir sebeple sonlandıran abonelerden tahsil edilen cayma bedellerinin, abonelerin lehine olacak şekilde ... tarih ve ... sayılı Kurul kararına göre yeniden hesaplanarak hak sahiplerine iade edilmesine ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile dayanağı ... tarih ve... sayılı Kurul kararında ve bu kararın değiştirilmesi talebiyle yapılan 18/05/2020 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından Danıştayda görülen dava taraflarına ihbar edilmeyerek mahkemeye erişim haklarının engellendiği iddia edilmekteyse de idari yargıda ihbar müessesinin Mahkemelerce resen yapıldığı ve kararın henüz kesinleşmediği düşünüldüğünde davanın her aşamasında müdahale talebinde bulunulabileceği açık olduğundan bu iddiaya itibar edilmemiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, somut olayda haksız bir ücret tahsilinin söz konusu olmadığı, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 60. maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanma imkanı bulunmadığı, anılan maddenin yürürlük tarihinin 2017 yılı olduğu, 109 sayılı Kurul kararının ise 2013 yılına ilişkin cayma bedellerinin iadesi bakımından söz konusu olduğu, bu nedenle anılan maddenin kanunların geriye yürümezliği ilkesi gereği Kurul kararında esas alınamayacağı, bu yöndeki iddialarının göz ardı edildiği, bu durumun gerekçeli karar ve adil yargılanma hakkının ihlaline sebep olduğu, cayma bedelinin hesaplanmasına ilişkin her kararın doğrudan işletmecileri ilgilendirdiği, davalı idarenin Kurul kararının iptaline ilişkin davayı ihbar etmediği, bu şekilde davacının dava neticesinde verilebilecek karar için gerekli önlemleri almasının, muhasebe kayıtlarında gerekli karşılıkları almasının, davaya katılıp savunma hakkını kullanmasının engellendiği ve ihbar edilmeyen söz konusu davanın sonucunun davacıya yüklenmeye çalışıldığı, dava konusu Kurul kararı uyarınca yapılacak olan operasyonel çalışmaların 2013 yılına ait olduğu, bu nedenle 7 yıl öncesine ait bilgiler üzerinden yapılan çalışmalardan sonuç alınamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, iade yükümlülüğünün Danıştay tarafından verilen iptal kararı neticesinde doğduğu, Mahkeme kararına ilişkin olan kısmın cayma bedelinin hesaplanması işlemi olduğu, bunun yanında fazla hesaplanan kısmın iade usulüne ilişkin uygulama bakımından da yürürlükte olan usule göre işlem yapılması gerektiği, idari yargıda Mahkemelerin re'sen inceleme yetkisi olduğu, ihbarın yapılması hususunda da re'sen işlem yapılabileceği, davalı Kurumun davayı ihbar etme yükümlülüğünün bulunmadığı, davacının içinde bulunduğu sektörde hizmet sunan işletmecilere yükümlü oldukları işlemleri yerine getirebilmeleri için ilave süre tanındığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/883
Karar No:2024/4770
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...İletişim Hizmetleri A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 01/04/2013-01/07/2013 tarihleri arasındaki dönemde taahhütlerini herhangi bir sebeple sonlandıran abonelerden tahsil edilen cayma bedellerinin, abonelerin lehine olacak şekilde ...tarih ve ...sayılı Kurul kararına göre yeniden hesaplanarak hak sahiplerine iade edilmesine yönelik Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun... tarih ve ... sayılı işlemi ile dayanağı ...tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının ve bu kararın değiştirilmesi talebiyle yapılan 18/05/2020 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu tarafından cayma bedellerinin hesaplanmasında izlenecek yolun belirlenmesi ile mevzuat kapsamında işletmecilere ek yükümlülüklerin getirilmesini teminen alınan ...tarih ve...sayılı kararın yürürlük tarihinin 01/04/2013 tarihinden 01/07/2013 tarihine ertelenmesine karar verildiği, bu erteleme işlemine karşı açılan davada, Dairemizin 31/10/2019 tarih ve E:2013/1287, K:2019/3354 sayılı kararıyla "tüketicilere tanınan hakların herhangi bir somut ve geçerli nedene dayanmaksızın tüketiciler aleyhine olacak şekilde ertelenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği, Anayasa ve 2577 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yargı kararının yerine getirilmesini teminen dava konusu... tarih ve ...sayılı Kurul kararının tesis edildiği, 01/04/2013-01/07/2013 tarihleri arasında, taahhütlerini herhangi bir sebeple sonlandıran abonelerden tahsil edilen cayma bedellerinin, abonelerin lehine olacak şekilde ... tarih ve ... sayılı Kurul kararına göre yeniden hesaplanarak hak sahiplerine iade edilmesine ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile dayanağı ... tarih ve... sayılı Kurul kararında ve bu kararın değiştirilmesi talebiyle yapılan 18/05/2020 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından Danıştayda görülen dava taraflarına ihbar edilmeyerek mahkemeye erişim haklarının engellendiği iddia edilmekteyse de idari yargıda ihbar müessesinin Mahkemelerce resen yapıldığı ve kararın henüz kesinleşmediği düşünüldüğünde davanın her aşamasında müdahale talebinde bulunulabileceği açık olduğundan bu iddiaya itibar edilmemiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, somut olayda haksız bir ücret tahsilinin söz konusu olmadığı, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 60. maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanma imkanı bulunmadığı, anılan maddenin yürürlük tarihinin 2017 yılı olduğu, 109 sayılı Kurul kararının ise 2013 yılına ilişkin cayma bedellerinin iadesi bakımından söz konusu olduğu, bu nedenle anılan maddenin kanunların geriye yürümezliği ilkesi gereği Kurul kararında esas alınamayacağı, bu yöndeki iddialarının göz ardı edildiği, bu durumun gerekçeli karar ve adil yargılanma hakkının ihlaline sebep olduğu, cayma bedelinin hesaplanmasına ilişkin her kararın doğrudan işletmecileri ilgilendirdiği, davalı idarenin Kurul kararının iptaline ilişkin davayı ihbar etmediği, bu şekilde davacının dava neticesinde verilebilecek karar için gerekli önlemleri almasının, muhasebe kayıtlarında gerekli karşılıkları almasının, davaya katılıp savunma hakkını kullanmasının engellendiği ve ihbar edilmeyen söz konusu davanın sonucunun davacıya yüklenmeye çalışıldığı, dava konusu Kurul kararı uyarınca yapılacak olan operasyonel çalışmaların 2013 yılına ait olduğu, bu nedenle 7 yıl öncesine ait bilgiler üzerinden yapılan çalışmalardan sonuç alınamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, iade yükümlülüğünün Danıştay tarafından verilen iptal kararı neticesinde doğduğu, Mahkeme kararına ilişkin olan kısmın cayma bedelinin hesaplanması işlemi olduğu, bunun yanında fazla hesaplanan kısmın iade usulüne ilişkin uygulama bakımından da yürürlükte olan usule göre işlem yapılması gerektiği, idari yargıda Mahkemelerin re'sen inceleme yetkisi olduğu, ihbarın yapılması hususunda da re'sen işlem yapılabileceği, davalı Kurumun davayı ihbar etme yükümlülüğünün bulunmadığı, davacının içinde bulunduğu sektörde hizmet sunan işletmecilere yükümlü oldukları işlemleri yerine getirebilmeleri için ilave süre tanındığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.