Danıştay13. Daireİdare Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2022/2835 K.2024/4983
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2835
Karar No:2024/4983
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İletişim Hizmetleri A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 30/04/2015-29/04/2016 dönemine ilişkin 3G yatırım yükümlülüklerinin raporlanması kapsamında bilgi ve belgelerin yanlış raporlandığından bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 24. maddesinin birinci fıkrası ve 44. maddesi uyarınca 2015 yılı net satış tutarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemle bildirilen ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 3. maddesi ile bu karara istinaden düzenlenen 98.514,89-TL tutarındaki idari para cezası karar tutanağı ve tahakkuk fişinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun davalı idareye elektronik haberleşme sektöründe yer alan gerçek ve tüzel kişileri denetleme görevinin verildiği ve yapılan bu denetim sonucu yaptırım uygulama yetkisinin tanındığı, "elektronik haberleşme şebekesine ve haberleşme hizmetlerine ilişkin yatırımlarının belirli bir bölümünü Türkiye'de Ar-Ge merkezi bulunan tedarikçilerden, belli bir bölümünü Türkiye'de ürün veya sistem geliştirmek üzere kurulmuş olan KOBİ niteliğindeki tedarikçiler tarafından Türkiye'de üretilen ürünlerden ve belli bir kısmını ise ilgili mevzuat çerçevesinde yerli malı olduğu belirlenen ürünlerden sağlanmasına ilişkin yükümlülüğü yerine getirip getirmedikleri" hususunda yapılan denetim neticesi davacı şirketin, 30/04/2015-29/04/2016 dönemine ilişkin 3G yatırım yükümlülüklerinin raporlanması kapsamında fatura sınıflandırmalarının hatalı yapılması sonucu bilgi ve belgelerin yanlış raporlandığının tespit edildiği, fiilin davacı tarafından da kabul edildiği, her ne kadar sehven yapıldığı ve oranın küçük olduğu iddia edilmiş ise de, söz konusu aykırılığın diğer dönemlerde de devam ettiği anlaşıldığından, idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yanlış bilgi ve belge verilmesi hususunda bir kabulün söz konusu olmadığı, yanlış raporlamaya neden olduğu belirtilen faturalar derhal davalı idareye sunulduğu gibi bütünün içinde yok denecek kadar az bir yüzdeye sahip olduğu, binlerce evrakın incelendiği ve sürecin büyük bir kısmının manuel yürütüldüğü, oldukça az sayıdaki sehven müstenit durumun alt yapı yükümlülüklerini olumsuz etkileyen bir etkisinin de bulunmadığı, söz konusu işlemlerin kasıtlı olarak yapılmadığı, zira bu durumun gerçekleştirdikleri yatırım yükümlülükleri oranının olduğundan daha az görünmesine neden olduğu, adil yargılanma hakkının temeli olan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, inceleme sorgusu sonrasında konuya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin sunulduğu, dava konusu olay nedeniyle hiçbir tüketici mağduriyeti olmadığı, herhangi bir haksız kazanç elde edilmediği, ölçülülük ilkesine uygun olduğu kanıtlanamayan dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinin gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı tarafından ilgili yatırım dönemine ilişkin raporlamanın eksiksiz ve doğru yapılmasının yatırım yükümlülüklerinin doğruluğunun teyit edilmesi için önemli olduğu, raporlamada oluşabilecek hataların davacı şirket tarafından yerine getirildiği beyan edilen yükümlülüklerin durumunda değişikliğe neden olabildiği, davacının ilgili yatırım döneminde raporladığı 5108 adet fatura kalemine ilişkin örnekleme usulü ile seçilen 103 adet faturanın detaylı incelenmesi sonucunda 38 adetinin yanlış raporlandığının tespit edildiği, Kurumun düzenleme ve denetleme yetkisi kapsamında sektörün devamlılığı ve aynı ihlalin gerçekleşmesinin mutat hale getirilmemesi ve caydırıcı olması için idari para cezası vermeyi uygun gördüğü, idari para cezasının sabit oran olarak düzenlendiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu idari yaptırımın dayanağı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 24. maddesinin birinci fıkrasında, Kurum tarafından talep edilen veya mevzuat gereği verilmesi gereken bilgi ve belgelerin yanlış olması halinde verilecek olan idari para cezasının bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranda verileceğinin belirtildiği, dolayısıyla davalı idarece idari para cezasının sabit oran dikkate alınarak tesis edildiği açıktır.
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Yanlış bilgi ve/veya belge verilmesi" başlıklı 24. maddesinde, "(1) Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin yanlış olması halinde 44'üncü maddede yer alan ölçütler dikkate alınarak işletmeci uyarılır veya işletmeciye bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idari para cezası uygulanır. (2) Yanlış olan bilgi ve/veya belgelerin tekrar istenmesine rağmen tamamlanmaması halinde 44'üncü maddedeki ölçütler dikkate alınarak, işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisinin (%0,002) iki katından az olmamak üzere yüzde birine (%1) kadar idari para cezası uygulanır."; ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlaller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması halinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralları yer almaktadır.
Hukuk Devleti, "İnsan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir." şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık, yapılan idari işlemlerin, Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar.
Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmamasının takdiri halinde ise, uyarı yapılmama gerekçesinin Kurul kararında açıklanması gerekmektedir.
Dava konusu Kurul kararının tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2835
Karar No:2024/4983
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İletişim Hizmetleri A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 30/04/2015-29/04/2016 dönemine ilişkin 3G yatırım yükümlülüklerinin raporlanması kapsamında bilgi ve belgelerin yanlış raporlandığından bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 24. maddesinin birinci fıkrası ve 44. maddesi uyarınca 2015 yılı net satış tutarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemle bildirilen ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 3. maddesi ile bu karara istinaden düzenlenen 98.514,89-TL tutarındaki idari para cezası karar tutanağı ve tahakkuk fişinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun davalı idareye elektronik haberleşme sektöründe yer alan gerçek ve tüzel kişileri denetleme görevinin verildiği ve yapılan bu denetim sonucu yaptırım uygulama yetkisinin tanındığı, "elektronik haberleşme şebekesine ve haberleşme hizmetlerine ilişkin yatırımlarının belirli bir bölümünü Türkiye'de Ar-Ge merkezi bulunan tedarikçilerden, belli bir bölümünü Türkiye'de ürün veya sistem geliştirmek üzere kurulmuş olan KOBİ niteliğindeki tedarikçiler tarafından Türkiye'de üretilen ürünlerden ve belli bir kısmını ise ilgili mevzuat çerçevesinde yerli malı olduğu belirlenen ürünlerden sağlanmasına ilişkin yükümlülüğü yerine getirip getirmedikleri" hususunda yapılan denetim neticesi davacı şirketin, 30/04/2015-29/04/2016 dönemine ilişkin 3G yatırım yükümlülüklerinin raporlanması kapsamında fatura sınıflandırmalarının hatalı yapılması sonucu bilgi ve belgelerin yanlış raporlandığının tespit edildiği, fiilin davacı tarafından da kabul edildiği, her ne kadar sehven yapıldığı ve oranın küçük olduğu iddia edilmiş ise de, söz konusu aykırılığın diğer dönemlerde de devam ettiği anlaşıldığından, idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yanlış bilgi ve belge verilmesi hususunda bir kabulün söz konusu olmadığı, yanlış raporlamaya neden olduğu belirtilen faturalar derhal davalı idareye sunulduğu gibi bütünün içinde yok denecek kadar az bir yüzdeye sahip olduğu, binlerce evrakın incelendiği ve sürecin büyük bir kısmının manuel yürütüldüğü, oldukça az sayıdaki sehven müstenit durumun alt yapı yükümlülüklerini olumsuz etkileyen bir etkisinin de bulunmadığı, söz konusu işlemlerin kasıtlı olarak yapılmadığı, zira bu durumun gerçekleştirdikleri yatırım yükümlülükleri oranının olduğundan daha az görünmesine neden olduğu, adil yargılanma hakkının temeli olan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, inceleme sorgusu sonrasında konuya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin sunulduğu, dava konusu olay nedeniyle hiçbir tüketici mağduriyeti olmadığı, herhangi bir haksız kazanç elde edilmediği, ölçülülük ilkesine uygun olduğu kanıtlanamayan dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinin gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı tarafından ilgili yatırım dönemine ilişkin raporlamanın eksiksiz ve doğru yapılmasının yatırım yükümlülüklerinin doğruluğunun teyit edilmesi için önemli olduğu, raporlamada oluşabilecek hataların davacı şirket tarafından yerine getirildiği beyan edilen yükümlülüklerin durumunda değişikliğe neden olabildiği, davacının ilgili yatırım döneminde raporladığı 5108 adet fatura kalemine ilişkin örnekleme usulü ile seçilen 103 adet faturanın detaylı incelenmesi sonucunda 38 adetinin yanlış raporlandığının tespit edildiği, Kurumun düzenleme ve denetleme yetkisi kapsamında sektörün devamlılığı ve aynı ihlalin gerçekleşmesinin mutat hale getirilmemesi ve caydırıcı olması için idari para cezası vermeyi uygun gördüğü, idari para cezasının sabit oran olarak düzenlendiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu idari yaptırımın dayanağı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 24. maddesinin birinci fıkrasında, Kurum tarafından talep edilen veya mevzuat gereği verilmesi gereken bilgi ve belgelerin yanlış olması halinde verilecek olan idari para cezasının bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranda verileceğinin belirtildiği, dolayısıyla davalı idarece idari para cezasının sabit oran dikkate alınarak tesis edildiği açıktır.
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Yanlış bilgi ve/veya belge verilmesi" başlıklı 24. maddesinde, "(1) Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin yanlış olması halinde 44'üncü maddede yer alan ölçütler dikkate alınarak işletmeci uyarılır veya işletmeciye bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idari para cezası uygulanır. (2) Yanlış olan bilgi ve/veya belgelerin tekrar istenmesine rağmen tamamlanmaması halinde 44'üncü maddedeki ölçütler dikkate alınarak, işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisinin (%0,002) iki katından az olmamak üzere yüzde birine (%1) kadar idari para cezası uygulanır."; ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlaller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması halinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralları yer almaktadır.
Hukuk Devleti, "İnsan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir." şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık, yapılan idari işlemlerin, Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar.
Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmamasının takdiri halinde ise, uyarı yapılmama gerekçesinin Kurul kararında açıklanması gerekmektedir.
Dava konusu Kurul kararının tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.