‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku

Danıştay 13. Daire E.2022/2834 K.2024/5814

Esas No: 2022/2834 · Karar No: 2024/5814 · Karar Tarihi: 24.12.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2834
Karar No:2024/5814

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Hizmetleri A.Ş.

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 27/10/2016-26/10/2017 dönemine yönelik olarak 4.5G yatırım yükümlülüklerinin raporlanması kapsamında, Ar-Ge merkezlerindeki öğretim elemanlarının ilgili projede çalıştığına ilişkin sözleşmelerin/protokollerin, mühendis ve araştırmacılara ilişkin aylık bazda SGK bildirimlerinin, araştırmacı çalıştırma yükümlülüğü kapsamında raporlanması gereken işletmeciye ait Ar-Ge merkezinde istihdam edilen araştırmacılara ilişkin bilgilerin Kuruma iletilmemesi suretiyle bilgi ve belgeleri eksik raporlandığından bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 25. maddesinin birinci fıkrası ve 44. maddesi uyarınca 2017 yılı net satış tutarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemle bildirilen ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 4. maddesi ile bu karara istinaden düzenlenen 131.925,94-TL tutarındaki idari para cezası karar tutanağı ve tahakkuk fişinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun davalı idareye elektronik haberleşme sektöründe yer alan gerçek ve tüzel kişileri denetleme görevinin verildiği ve yapılan bu denetim sonucu yaptırım uygulama yetkisinin tanındığı, "elektronik haberleşme şebekesine ve haberleşme hizmetlerine ilişkin yatırımlarının belirli bir bölümünü Türkiye'de Ar-Ge merkezi bulunan tedarikçilerden, belli bir bölümünü Türkiye'de ürün veya sistem geliştirmek üzere kurulmuş olan KOBİ niteliğindeki tedarikçiler tarafından Türkiye'de üretilen ürünlerden ve belli bir kısmını ise ilgili mevzuat çerçevesinde yerli malı olduğu belirlenen ürünlerden sağlanmasına ilişkin yükümlülüğü yerine getirip getirmedikleri" hususunda yapılan denetim neticesi davacı şirketin, 27/10/2016-26/10/2017 dönemine ilişkin 4.5G yatırım yükümlülüklerinin raporlanması kapsamında Ar-ge merkezlerindeki öğretim elemanlarının ilgili projede çalıştığına ilişkin sözleşmelerin/protokollerin, mühendis ve araştırmacılara ilişkin aylık bazda SGK bildirimlerinin, araştırmacı çalıştırma yükümlülüğü kapsamında raporlanması gereken işletmeciye ait Ar-Ge merkezinde istihdam edilen araştırmacılara ilişkin bilgilerin Kuruma iletilmemesi suretiyle bilgi ve belgeleri eksik raporlandığı tespit edildiği, fiilin davacı tarafından da kabul edildiği, her ne kadar eksik raporlamanın sehven olduğu, kasıt bulunmadığı iddia edilmiş ise de, söz konusu usul ve esasların yeterince açık olduğu, söz konusu aykırılığın diğer dönemlerde de devam ettiği ve mevzuatta kasıt şartı aranılmadığı anlaşıldığından, idari para cezası verilmesine ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Ar-Ge merkezine lişkin bilgi ve belgelerin eksik raporlanmasına ilişkin bir kabulün söz konusu olmadığı, yatırım yükümlülükleri kapsamında şirket tarafından her dönem 30 bin civarında fatura ve evrak kontrol edilerek raporların hazırlandığı, işlemlerin manuel olarak yürütüldüğü, raporun altyapı yükümlülüklerinin esasına etkili olmadığı, inceleme sorgusu sonrasında derhal düzeltildiği, Mahkeme kararının gerekçesinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 25. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerekirken 24. maddesi çerçevesinde değerlendirme yapıldığı, elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasına yönelik olmayan ve sehven müstenit bir durum nedeniyle doğrudan idari para cezasına maruz kalmasının hukuka aykırı olduğu, dava konusu olay nedeniyle hiçbir tüketici mağduriyeti olmadığı, herhangi bir haksız kazanç elde edilmediği, kasti davranışının bulunmadığı, ölçülülük ilkesine uygun olduğu kanıtlanamayan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesinin gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacı tarafından ilgili yatırım dönemine ilişkin gerçekleşmeleri gösteren raporlamanın eksiksiz ve doğru yapılmasının yatırım yükümlülüklerinin doğruluğunun teyit edilmesinde çok önemli olduğu, öğretim elemanlarına ilişkin sözleşme/protokoller ile mühendis ve araştırmacılara ilişkin SGK bildirimlerini gösteren belgelerin davacının dönem yatırımları kapsamında yaptığı binlerle ifade edilen ve birçok kalemden oluşan faturalar gibi olmadığı, Mahkeme kararında maddenin yanlış gösterilmesinin esası etkileyecek nitelikte olmadığı gibi yeniden yargılamayı gerektirir bir nitelikte de olmadığı, somut vakıanın koşulları dikkate alınarak maktu olarak belirlenen idari para cezasının verildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Her ne kadar davacı tarafından temyiz dilekçesinde, Mahkeme kararının gerekçesinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 25. maddesi kapsamında değerlendirme yapması gerekirken 24. madde çerçevesinde değerlendirme yapıldığı iddia edilmiş ise, Mahkeme kararının mevzuat kısmında 24. maddeye yönelik bilgilere yer verildiği görülmekle birlikte, Mahkeme kararının gerekçesinde somut olayın 25. madde çerçevesinde değerlendirildiği görüldüğünden, mevzuata uygun olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu idari yaptırımın dayanağı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 25. maddesinin birinci fıkrasında, Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin eksik olması durumunda verilecek olan idari para cezasının bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında verileceğinin belirtildiği, dolayısıyla davalı idarece idari para cezasının sabit oran dikkate alınarak tesis edildiği açıktır.
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Eksik bilgi ve/veya belge verilmesi" başlıklı 25. maddesinde, "(1) Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin eksik olması halinde 44'üncü maddede yer alan ölçütler dikkate alınarak işletmeci uyarılır veya işletmeciye bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idari para cezası uygulanır. (2) Eksik olan bilgi ve/veya belgelerin tekrar istenmesine rağmen tamamlanmaması halinde 44'üncü maddedeki ölçütler dikkate alınarak, işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisinin (%0,002) iki katından az olmamak üzere yüzde birine (%1) kadar idari para cezası uygulanır."; ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlaller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması halinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralları yer almaktadır.
Hukuk Devleti, "İnsan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir." şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık, yapılan idari işlemlerin, Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar.
Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmamasının takdiri halinde ise, uyarı yapılmama gerekçesinin Kurul kararında açıklanması gerekmektedir.
Dava konusu Kurul kararının tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?