Danıştay13. Daireİdare Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2021/719 K.2024/5779
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/719
Karar No:2024/5779
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Portföy Yönetimi A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Menkul kıymet alım-satım faaliyeti ile uğraşan davacı şirket tarafından, yatırımcı R.Y.'ye yerindelik testi sonuçlarına uygun olmayan bireysel portföy yöneticiliği hizmeti sunulduğu ve bireysel portföy yönetim sözleşmesinde belirlenen yatırım yapılacak varlıklar dışındaki yatırım araçlarının portföye dahil edildiği ve bu durumun III-37.1 sayılı Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’in 37. maddesinin ikinci fıkrasına, 40. maddesinin birinci ve beşinci fıkraları ile 41. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 103. maddesi uyarınca 24.672,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin, yatırımcıya uyguladığı yerindelik testinde, yatırımcının kendisini genel müşteri olarak belirtmiş olduğu, risk tercihlerinde en düşük riski tercih ederek ana parasının korunmasını istediğini belirttiği ve daha önce yaptığı yatırımları da yine düşük riskli ürünler olarak belirttiği, böylece, davacı şirket tarafından yapılan "Yerindelik Testi Sonuç Bildirimi"nde de yatırımcı R.Y.'nin çok düşük riskli veya düşük riskli yatırım araçlarına yatırım yapabileceğinin belirlendiği, buna göre yatırımcının düşük risk düzeyli ve ana paranın korunmasını amaçlayan yatırım araçlarına yatırım yapılabileceği ve bu bağlamda 2-3 risk değerine sahip yatırım fonlarının katılma paylarının sunulması gerekirken ve yatırımcı tarafından yatırım yapılacak varlıkların belirlendiği tabloda "0-100" aralığında "B Tipi Yatırım Fonu" tercih edilmişken, yatırımcının portföyüne risk değeri 4 olan bir "Serbest Fon"un (IBR Fonu) dahil edilmesi üzerine idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer yandan, davacı şirket tarafından, söz konusu yüksek riskli fonda yatırımcının portföyünde işlem yapılmasının ardından, sonraki bir tarihte müşteriden nitelikli yatırımcı beyanının alındığının belirtildiği görülmekle, yerindelik testinin sonuçlarına uygun olmayan şekilde yatırımcıya portföy yöneticiliği hizmeti sunulduğunun davacı şirket tarafından kabul edilmiş olduğunun anlaşıldığı belirtilmiştir.
Öte yandan, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı kararının içeriğinin, 26/04/2017 tarih ve 5438 sayılı yazı ile davacıya bildirildiği ve yine İdari Para Cezası Bildirim Tutanağı'nın usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilmiş olmasına ek olarak, Kurul kararları ile 18/04/2017 ve 12/06/2017 tarihli İnceleme Raporlarının, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde davacıya iletildiği görülmekle davacının idari para cezası tesisini gerektiren gerekçelerin kendilerine bildirilmediğine ilişkin iddiasına itibar edilmediği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idari para cezasına konu işlemin müşterisinin ilgili işlemler gerçekleştirildikten sonra "nitelikli yatırımcı" konumuna geldiği, Mahkemece ilgili müşterinin işlem gerçekleştikten sonra nitelikli yatırımcı olduğunun işlemi hukuka aykırı hale getirdiği şeklinde hüküm kurulduğu, ancak ilgili müşterinin söz konusu fonu aldıktan sonra herhangi bir itirazda bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/719
Karar No:2024/5779
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Portföy Yönetimi A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Menkul kıymet alım-satım faaliyeti ile uğraşan davacı şirket tarafından, yatırımcı R.Y.'ye yerindelik testi sonuçlarına uygun olmayan bireysel portföy yöneticiliği hizmeti sunulduğu ve bireysel portföy yönetim sözleşmesinde belirlenen yatırım yapılacak varlıklar dışındaki yatırım araçlarının portföye dahil edildiği ve bu durumun III-37.1 sayılı Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’in 37. maddesinin ikinci fıkrasına, 40. maddesinin birinci ve beşinci fıkraları ile 41. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 103. maddesi uyarınca 24.672,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin, yatırımcıya uyguladığı yerindelik testinde, yatırımcının kendisini genel müşteri olarak belirtmiş olduğu, risk tercihlerinde en düşük riski tercih ederek ana parasının korunmasını istediğini belirttiği ve daha önce yaptığı yatırımları da yine düşük riskli ürünler olarak belirttiği, böylece, davacı şirket tarafından yapılan "Yerindelik Testi Sonuç Bildirimi"nde de yatırımcı R.Y.'nin çok düşük riskli veya düşük riskli yatırım araçlarına yatırım yapabileceğinin belirlendiği, buna göre yatırımcının düşük risk düzeyli ve ana paranın korunmasını amaçlayan yatırım araçlarına yatırım yapılabileceği ve bu bağlamda 2-3 risk değerine sahip yatırım fonlarının katılma paylarının sunulması gerekirken ve yatırımcı tarafından yatırım yapılacak varlıkların belirlendiği tabloda "0-100" aralığında "B Tipi Yatırım Fonu" tercih edilmişken, yatırımcının portföyüne risk değeri 4 olan bir "Serbest Fon"un (IBR Fonu) dahil edilmesi üzerine idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer yandan, davacı şirket tarafından, söz konusu yüksek riskli fonda yatırımcının portföyünde işlem yapılmasının ardından, sonraki bir tarihte müşteriden nitelikli yatırımcı beyanının alındığının belirtildiği görülmekle, yerindelik testinin sonuçlarına uygun olmayan şekilde yatırımcıya portföy yöneticiliği hizmeti sunulduğunun davacı şirket tarafından kabul edilmiş olduğunun anlaşıldığı belirtilmiştir.
Öte yandan, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı kararının içeriğinin, 26/04/2017 tarih ve 5438 sayılı yazı ile davacıya bildirildiği ve yine İdari Para Cezası Bildirim Tutanağı'nın usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilmiş olmasına ek olarak, Kurul kararları ile 18/04/2017 ve 12/06/2017 tarihli İnceleme Raporlarının, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde davacıya iletildiği görülmekle davacının idari para cezası tesisini gerektiren gerekçelerin kendilerine bildirilmediğine ilişkin iddiasına itibar edilmediği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idari para cezasına konu işlemin müşterisinin ilgili işlemler gerçekleştirildikten sonra "nitelikli yatırımcı" konumuna geldiği, Mahkemece ilgili müşterinin işlem gerçekleştikten sonra nitelikli yatırımcı olduğunun işlemi hukuka aykırı hale getirdiği şeklinde hüküm kurulduğu, ancak ilgili müşterinin söz konusu fonu aldıktan sonra herhangi bir itirazda bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.