Danıştay13. Daireİdare Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2021/1815 K.2024/5784
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/1815
Karar No:2024/5784
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Portföy Yönetimi A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Menkul kıymet alım-satım faaliyeti ile uğraşan davacı şirket tarafından, yatırımcı B.Y.'ye ait bireysel portföy yönetim sözleşmesinin eki protokolün müşterinin risk getiri ve tercihine göre portföye alınacak varlıkların belirlendiği ilk sayfasında yatırımcının imzasının/parafının bulunmadığının ve bu durumun III-37.1 sayılı Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’in 41. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi ile 42. maddesinin birinci fıkrasına aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. maddesi uyarınca 24.672,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; menkul kıymet alım-satım faaliyeti ile uğraşan davacı şirketin, yatırımcı B.Y.'ye ait bireysel portföy yönetim sözleşmesinin eki protokolün müşterinin risk getiri ve tercihine göre portföye alınacak varlıkların belirlendiği ilk sayfasında yatırımcının imzasının/parafının bulunmadığının yatırımcının şikayeti üzerine tespit edilmesi üzerine idari para cezası verildiği görülmekle; yatırımcı tarafından imzalanan bireysel portföy yönetim sözleşmesinin eki protokolün her sayfasının ayrı ayrı paraflanması veya imzalanmasının zorunlu olduğuna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, protokolün birbirini takip eden sayfalardan oluştuğu ve ikinci sayfasında yatırımcının imzasının bulunduğu, ayrıca sözleşmenin bir nüshasının yatırımcı tarafından teslim alındığı ve yatırımcı tercihlerine aykırı davranıldığına ilişkin bir tespitin de bulunmadığı hususlarının birlikte değerlendirilmesinden, evrensel boyutta bir hukuk prensibi olan cezada kanunilik ilkesi gereğince kimsenin kanunda öngörülenden daha ağır bir ceza ile cezalandırılamayacağı kuralı ve bir eylemin suç sayılabilmesi için kanunda yazan tipe uygun olmasının gerekliliği karşısında davacı şirketin eylemine uyan fiilin cezalandırılacağı hususu öngörülmediğinden, bireysel portföy yönetim sözleşmesinin eki protokolün müşterinin risk getiri ve tercihine göre portföye alınacak varlıkların belirlendiği ilk sayfasında yatırımcının imzasının/parafının bulunmaması nedeniyle idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı şirketin yatırımcısı tarafından yapılan şikayet üzerine başlatılan incelemede yatırımcıya ait bireysel portföy yönetim sözleşmesinin eki protokolün müşterinin risk getiri ve tercihine göre portföye alınacak varlıkların belirlendiği ilk sayfasında yatırımcının imzasının/parafının bulunmadığı hususunun yatırımcı tarafından da şikayet konusu yapıldığı, söz konusu sayfanın varlık seçimine ilişkin olması nedeniyle sözleşmenin diğer standart sayfalarından ayrıştığı, sözleşmenin imzalanmasından sonraki süreçte davacı şirketin iç kontrol birimlerince söz konusu eksikliğin tespit edilerek giderilmemesinin davacının iç kontrol sürecinde de eksiklik olduğunu gösterdiği, davacı şirketin yerleşik uygulamasına da aykırı davranıldığı, bu durumun davacının faaliyetleri ve hukuki sorumlulukları açısından sorun doğurabileceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/1815
Karar No:2024/5784
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Portföy Yönetimi A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Menkul kıymet alım-satım faaliyeti ile uğraşan davacı şirket tarafından, yatırımcı B.Y.'ye ait bireysel portföy yönetim sözleşmesinin eki protokolün müşterinin risk getiri ve tercihine göre portföye alınacak varlıkların belirlendiği ilk sayfasında yatırımcının imzasının/parafının bulunmadığının ve bu durumun III-37.1 sayılı Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’in 41. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi ile 42. maddesinin birinci fıkrasına aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. maddesi uyarınca 24.672,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; menkul kıymet alım-satım faaliyeti ile uğraşan davacı şirketin, yatırımcı B.Y.'ye ait bireysel portföy yönetim sözleşmesinin eki protokolün müşterinin risk getiri ve tercihine göre portföye alınacak varlıkların belirlendiği ilk sayfasında yatırımcının imzasının/parafının bulunmadığının yatırımcının şikayeti üzerine tespit edilmesi üzerine idari para cezası verildiği görülmekle; yatırımcı tarafından imzalanan bireysel portföy yönetim sözleşmesinin eki protokolün her sayfasının ayrı ayrı paraflanması veya imzalanmasının zorunlu olduğuna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, protokolün birbirini takip eden sayfalardan oluştuğu ve ikinci sayfasında yatırımcının imzasının bulunduğu, ayrıca sözleşmenin bir nüshasının yatırımcı tarafından teslim alındığı ve yatırımcı tercihlerine aykırı davranıldığına ilişkin bir tespitin de bulunmadığı hususlarının birlikte değerlendirilmesinden, evrensel boyutta bir hukuk prensibi olan cezada kanunilik ilkesi gereğince kimsenin kanunda öngörülenden daha ağır bir ceza ile cezalandırılamayacağı kuralı ve bir eylemin suç sayılabilmesi için kanunda yazan tipe uygun olmasının gerekliliği karşısında davacı şirketin eylemine uyan fiilin cezalandırılacağı hususu öngörülmediğinden, bireysel portföy yönetim sözleşmesinin eki protokolün müşterinin risk getiri ve tercihine göre portföye alınacak varlıkların belirlendiği ilk sayfasında yatırımcının imzasının/parafının bulunmaması nedeniyle idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı şirketin yatırımcısı tarafından yapılan şikayet üzerine başlatılan incelemede yatırımcıya ait bireysel portföy yönetim sözleşmesinin eki protokolün müşterinin risk getiri ve tercihine göre portföye alınacak varlıkların belirlendiği ilk sayfasında yatırımcının imzasının/parafının bulunmadığı hususunun yatırımcı tarafından da şikayet konusu yapıldığı, söz konusu sayfanın varlık seçimine ilişkin olması nedeniyle sözleşmenin diğer standart sayfalarından ayrıştığı, sözleşmenin imzalanmasından sonraki süreçte davacı şirketin iç kontrol birimlerince söz konusu eksikliğin tespit edilerek giderilmemesinin davacının iç kontrol sürecinde de eksiklik olduğunu gösterdiği, davacı şirketin yerleşik uygulamasına da aykırı davranıldığı, bu durumun davacının faaliyetleri ve hukuki sorumlulukları açısından sorun doğurabileceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.