Danıştay13. Daireİdare Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2019/233 K.2023/4927
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/233
Karar No:2023/4927
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından "Bağbaşı Regülatörü ve HES" projesi için 2016 yılı YEK Destekleme Mekanizması'ndan (YEKDEM) yararlanma istemiyle yapılan başvurunun ve söz konusu başvurunun davacı şirkete ait üretim tesisinin başvuru tarihi itibarıyla kısmen ya da tamamen işletmeye geçmediğinden bahisle ön YEK listesinde yer verilmemesine yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; YEKDEM'den yararlanabilmek için, 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun (Kanun) uyarınca, Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/05/2005 tarihinden 31/12/2015 tarihine kadar işletmeye girmiş veya girecek YEK Destekleme Mekanizması'na tâbi üretim lisansı sahibi olmak yeterli iken, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik uyarınca (Yönetmelik), başvuru yapan tüzel kişilerin üretim tesislerinin, başvuru tarihi itibarıyla kısmen veya tamamen işletmeye girmiş olması gerektiği, bu kapsamda söz konusu Yönetmelik kuralıyla, Kanun ile tanınan bir hakkın idarî işlemle daraltıldığı, bu durumun kurallar hiyerarşisine aykırı olduğu, davacı şirket tarafından 2016 yılı YEKDEM'den yararlanma istemiyle 26/10/2015 tarihinde başvuruda bulunulduğu, davacı şirkete ait üretim tesisinin 19/12/2015 tarihinde geçici kabulü yapılarak 31/12/2015 tarihinden önce işletmeye girdiği anlaşıldığından söz konusu şartın da sağlandığı, bu kapsamda, Kanun'u aşar nitelikteki Yönetmelik düzenlemesi gerekçe gösterilmek suretiyle davacı şirketin başvurusunun reddi yolundaki dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 07/05/2018 tarih ve E:2018/194, K:2018/1641 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; YEKDEM'den yararlanmak için başvuru sahiplerinin YEK Belgesi ile üretim lisansı alması ve 31 Ekim tarihine kadar Kurum'a başvurmalarının mevzuat gereği bir zorunluluk olduğu, her yıl 31 Ekim tarihinden sonra ileriye dönük olarak üretim tesislerinin işletmeye geçeceğinin taahhüt edilmesinin cari yıl içerisinde YEKDEM'den yararlanılabileceği anlamına gelmediği, çünkü sistemden yararlanmak için öngörülen sürelerin tesislerin işletmeye girdiği tarihten itibaren başlayacağı, kaldı ki YEKDEM'e tâbi olanların listesi ile bunlara ait tesislerin işletmeye giriş tarihlerine, yıllık elektrik enerjisi üretim kapasitelerine ve yıllık üretim programına ilişkin bilgilerin her yıl 30 Kasım tarihine kadar Kurum tarafından yayımlanacağının kurala bağlandığı;
Davacı şirket tarafından, YEKDEM'den yararlanmak için başvuru tarihi itibarıyla üretim tesislerinin kısmen veya tamamen işletmeye girmiş olması koşuluna ilişkin Yönetmelik hükmünün Kanun'a aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, takvim yılı bazında işletilen YEKDEM'den yararlanacakların belirlenmesi için tesislerin 31 Ekim tarihine kadar üretim faaliyetine başlamış olmasının kanunî bir zorunluluk olduğu, aksi takdirde, yıl içerisinde herhangi bir zaman diliminde yapılacak başvuruların da değerlendirmeye alınması gerektiği sonucuna ulaşılabileceği, bu durumun ise sistemin işleyiş amacına uygun düşmediği;
Bu itibarla, 2016 yılı için YEKDEM'den yararlanmak amacıyla süresinde başvuruda bulunan davacı şirkete ait Bağbaşı Regülatörü ve HES projesinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 19/12/2015 tarihinde geçici kabulünün yapıldığı, oysa ki YEKDEM'e ilişkin sürelerin işletmeye girmemiş olan tesisler için işletmeye girecekleri tarihten itibaren başladığı, sisteme ilişkin üretim döneminin ise takvim yılı bazında işlediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 5346 sayılı Kanun uyarınca, 31/12/2020 tarihine kadar işletmeye girecek olan şirketlerin YEK Belgesi alması ve 31 Ekim tarihine kadar başvuruda bulunması yeterli iken, Bölge İdare Mahkemesi'nin üretim tesisinin 31 Ekim tarihine kadar üretim faaliyetine başlanması gerektiği yönündeki gerekçesinde hukukî isabet bulunmadığı, Kanun hükmünün Yönetmelik düzenlemesi ile daraltılmasının kurallar hiyerarşisine aykırı olduğu, şirketlerince süresinde yapılan başvurunun reddi yönündeki dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usûl ve hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak esastan incelenen davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/233
Karar No:2023/4927
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından "Bağbaşı Regülatörü ve HES" projesi için 2016 yılı YEK Destekleme Mekanizması'ndan (YEKDEM) yararlanma istemiyle yapılan başvurunun ve söz konusu başvurunun davacı şirkete ait üretim tesisinin başvuru tarihi itibarıyla kısmen ya da tamamen işletmeye geçmediğinden bahisle ön YEK listesinde yer verilmemesine yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; YEKDEM'den yararlanabilmek için, 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun (Kanun) uyarınca, Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/05/2005 tarihinden 31/12/2015 tarihine kadar işletmeye girmiş veya girecek YEK Destekleme Mekanizması'na tâbi üretim lisansı sahibi olmak yeterli iken, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik uyarınca (Yönetmelik), başvuru yapan tüzel kişilerin üretim tesislerinin, başvuru tarihi itibarıyla kısmen veya tamamen işletmeye girmiş olması gerektiği, bu kapsamda söz konusu Yönetmelik kuralıyla, Kanun ile tanınan bir hakkın idarî işlemle daraltıldığı, bu durumun kurallar hiyerarşisine aykırı olduğu, davacı şirket tarafından 2016 yılı YEKDEM'den yararlanma istemiyle 26/10/2015 tarihinde başvuruda bulunulduğu, davacı şirkete ait üretim tesisinin 19/12/2015 tarihinde geçici kabulü yapılarak 31/12/2015 tarihinden önce işletmeye girdiği anlaşıldığından söz konusu şartın da sağlandığı, bu kapsamda, Kanun'u aşar nitelikteki Yönetmelik düzenlemesi gerekçe gösterilmek suretiyle davacı şirketin başvurusunun reddi yolundaki dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 07/05/2018 tarih ve E:2018/194, K:2018/1641 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; YEKDEM'den yararlanmak için başvuru sahiplerinin YEK Belgesi ile üretim lisansı alması ve 31 Ekim tarihine kadar Kurum'a başvurmalarının mevzuat gereği bir zorunluluk olduğu, her yıl 31 Ekim tarihinden sonra ileriye dönük olarak üretim tesislerinin işletmeye geçeceğinin taahhüt edilmesinin cari yıl içerisinde YEKDEM'den yararlanılabileceği anlamına gelmediği, çünkü sistemden yararlanmak için öngörülen sürelerin tesislerin işletmeye girdiği tarihten itibaren başlayacağı, kaldı ki YEKDEM'e tâbi olanların listesi ile bunlara ait tesislerin işletmeye giriş tarihlerine, yıllık elektrik enerjisi üretim kapasitelerine ve yıllık üretim programına ilişkin bilgilerin her yıl 30 Kasım tarihine kadar Kurum tarafından yayımlanacağının kurala bağlandığı;
Davacı şirket tarafından, YEKDEM'den yararlanmak için başvuru tarihi itibarıyla üretim tesislerinin kısmen veya tamamen işletmeye girmiş olması koşuluna ilişkin Yönetmelik hükmünün Kanun'a aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, takvim yılı bazında işletilen YEKDEM'den yararlanacakların belirlenmesi için tesislerin 31 Ekim tarihine kadar üretim faaliyetine başlamış olmasının kanunî bir zorunluluk olduğu, aksi takdirde, yıl içerisinde herhangi bir zaman diliminde yapılacak başvuruların da değerlendirmeye alınması gerektiği sonucuna ulaşılabileceği, bu durumun ise sistemin işleyiş amacına uygun düşmediği;
Bu itibarla, 2016 yılı için YEKDEM'den yararlanmak amacıyla süresinde başvuruda bulunan davacı şirkete ait Bağbaşı Regülatörü ve HES projesinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 19/12/2015 tarihinde geçici kabulünün yapıldığı, oysa ki YEKDEM'e ilişkin sürelerin işletmeye girmemiş olan tesisler için işletmeye girecekleri tarihten itibaren başladığı, sisteme ilişkin üretim döneminin ise takvim yılı bazında işlediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 5346 sayılı Kanun uyarınca, 31/12/2020 tarihine kadar işletmeye girecek olan şirketlerin YEK Belgesi alması ve 31 Ekim tarihine kadar başvuruda bulunması yeterli iken, Bölge İdare Mahkemesi'nin üretim tesisinin 31 Ekim tarihine kadar üretim faaliyetine başlanması gerektiği yönündeki gerekçesinde hukukî isabet bulunmadığı, Kanun hükmünün Yönetmelik düzenlemesi ile daraltılmasının kurallar hiyerarşisine aykırı olduğu, şirketlerince süresinde yapılan başvurunun reddi yönündeki dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usûl ve hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak esastan incelenen davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.