Danıştay13. Daireİdare Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2018/3177 K.2023/5222
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/3177
Karar No:2023/5222
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu
**VEKİLLERİ:** Av. ..., Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının kullanıcısı olduğu "..." adlı web sitesi hakkında Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararıyla uygulanan idari tedbir kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan ve dosyaya sunulan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, söz konusu bilirkişi raporundan davaya konu sitenin içeriklerinin müstehcenlik suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu internet sitesi hakkında uygulanan idari tedbir kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesi'nce; dosyanın içeriğinde yer alan bilgi ve belgelerden, dava konusu erişimin engellenmesi tedbirinin, "..." adlı internet sitesinin katalog suçlardan olan müstehcenlik suçunu oluşturması nedeniyle uygulandığı, Anayasa Mahkemesi'nin 07/02/2018 tarih ve 30325 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 15/11/2017 tarih ve E:2015/76, K:2017/153 sayılı kararı ile, 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 4. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan, "İçeriği birinci fıkrada belirtilen suçları oluşturan yayınların içerik veya yer sağlayıcısının yurt dışında bulunması hâlinde...." ibaresi, Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (5) numaralı alt bendi ile "....yayınlara ilişkin olarak erişimin engellenmesi kararı re'sen Başkanlık tarafından verilir." ibaresi, "içeriği birinci fıkrada belirtilen suçları oluşturan yayınların içerik veya yer sağlayıcısının yurt dışında bulunması hâlinde...." ibaresi ve Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (5) numaralı alt bendi yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptallerine, iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, Anayasa Mahkemesi'nin anılan kararında özetle, kamu gücüne, temel hak ve özgürlüklere yönelik sınırlama yetkisi tanıyan yasal düzenlemelerin bu yetkinin kullanılmasına ilişkin kapsam ve usulleri yeterli bir açıklıkta tanımlaması gerektiği, Kanun'un erişimin engellenmesine imkân tanıyan 8/A ve 9. maddelerinde, engelleme kararının öncelikle ilgili yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) verilmesi ancak teknik olarak ilgili içeriğe erişimin engellenmesinin yapılamadığı veya yalnızca ilgili içeriğe erişimin engellenmesi ile Kanun'da belirtilen amaca ulaşılamayacağı durumlarda internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararının verileceğinin düzenlendiği, itiraz konusu kuralda, TİB tarafından müstehcenlik suçu oluşturan yayınlara re'sen erişimin engellenmesi kararının verileceğinin belirtilmekle yetinildiği, Kanun'un anılan hükümlerinde öngörüldüğü gibi erişimin kademeli olarak engellenip engellenemeyeceğine ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, böylece itiraz konusu kuralla idareye kapsam ve sınırları belirsiz şekilde erişimin engellenmesi yetkisinin tanındığı, erişimin engellenmesi kararı verilmesinin dayanağı olan itiraz konusu kuralın anlaşılır, açık ve net olma zorunluluğunu karşılamadığı, Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen, temel hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlandırılması güvencesiyle bağdaşmadığı gerekçesiyle iptal kararı verildiği, anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nce bir kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği hâlde, eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemeyeceği, Anayasa Mahkemesi'nin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması öncelikle yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak yeni bir düzenleme yapması için olanak tanımak ve ortada hukuki boşluk yaratmamak amacına yönelik olduğu, yargı mercilerince bakılan uyuşmazlıklarda hukuka ve Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş kuralları uygulaması ve uyuşmazlıkları bu kurallara göre çözümlemesi sonucunu doğurmayacağı;
Bu durumda, dava konusu işlemin dayanağı Kanun maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması nedeniyle işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, www.funnyordie.com adlı internet sitesindeki yayın içeriğinin müstehcenlik suçunu oluşturduğuna yönelik yeterli şüphe bulunduğu, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından ilgili kanun ve yönetmeliğin verdiği yetki ve görevler kapsamında 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 4. fıkrası ve 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 5 numaralı alt bendine istinaden internet sitesine erişimin engellenmesine karar verildiği, bu kararın hukuka, usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarece Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ve Bölge İdare Mahkemesi'nin bu karara dayanan iptal kararına hiç değinilmediği, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın www.funnyordie.com adlı siteye yönelik verdiği erişimi engelleme kararı ile sadece mevcut bilgiye ulaşma hakkının ihlâl edilmediği, aynı zamanda erişimi engellenen sitede ileri tarihlerde yayınlanacak olan binlerce bilgi ve belgeyi ulaşılmaz kılarak bilgiye ulaşma hakkının da ihlâl edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 04/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/3177
Karar No:2023/5222
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu
**VEKİLLERİ:** Av. ..., Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının kullanıcısı olduğu "..." adlı web sitesi hakkında Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararıyla uygulanan idari tedbir kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan ve dosyaya sunulan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, söz konusu bilirkişi raporundan davaya konu sitenin içeriklerinin müstehcenlik suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu internet sitesi hakkında uygulanan idari tedbir kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesi'nce; dosyanın içeriğinde yer alan bilgi ve belgelerden, dava konusu erişimin engellenmesi tedbirinin, "..." adlı internet sitesinin katalog suçlardan olan müstehcenlik suçunu oluşturması nedeniyle uygulandığı, Anayasa Mahkemesi'nin 07/02/2018 tarih ve 30325 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 15/11/2017 tarih ve E:2015/76, K:2017/153 sayılı kararı ile, 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 4. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan, "İçeriği birinci fıkrada belirtilen suçları oluşturan yayınların içerik veya yer sağlayıcısının yurt dışında bulunması hâlinde...." ibaresi, Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (5) numaralı alt bendi ile "....yayınlara ilişkin olarak erişimin engellenmesi kararı re'sen Başkanlık tarafından verilir." ibaresi, "içeriği birinci fıkrada belirtilen suçları oluşturan yayınların içerik veya yer sağlayıcısının yurt dışında bulunması hâlinde...." ibaresi ve Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (5) numaralı alt bendi yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptallerine, iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, Anayasa Mahkemesi'nin anılan kararında özetle, kamu gücüne, temel hak ve özgürlüklere yönelik sınırlama yetkisi tanıyan yasal düzenlemelerin bu yetkinin kullanılmasına ilişkin kapsam ve usulleri yeterli bir açıklıkta tanımlaması gerektiği, Kanun'un erişimin engellenmesine imkân tanıyan 8/A ve 9. maddelerinde, engelleme kararının öncelikle ilgili yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) verilmesi ancak teknik olarak ilgili içeriğe erişimin engellenmesinin yapılamadığı veya yalnızca ilgili içeriğe erişimin engellenmesi ile Kanun'da belirtilen amaca ulaşılamayacağı durumlarda internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararının verileceğinin düzenlendiği, itiraz konusu kuralda, TİB tarafından müstehcenlik suçu oluşturan yayınlara re'sen erişimin engellenmesi kararının verileceğinin belirtilmekle yetinildiği, Kanun'un anılan hükümlerinde öngörüldüğü gibi erişimin kademeli olarak engellenip engellenemeyeceğine ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, böylece itiraz konusu kuralla idareye kapsam ve sınırları belirsiz şekilde erişimin engellenmesi yetkisinin tanındığı, erişimin engellenmesi kararı verilmesinin dayanağı olan itiraz konusu kuralın anlaşılır, açık ve net olma zorunluluğunu karşılamadığı, Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen, temel hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlandırılması güvencesiyle bağdaşmadığı gerekçesiyle iptal kararı verildiği, anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nce bir kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği hâlde, eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemeyeceği, Anayasa Mahkemesi'nin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması öncelikle yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak yeni bir düzenleme yapması için olanak tanımak ve ortada hukuki boşluk yaratmamak amacına yönelik olduğu, yargı mercilerince bakılan uyuşmazlıklarda hukuka ve Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş kuralları uygulaması ve uyuşmazlıkları bu kurallara göre çözümlemesi sonucunu doğurmayacağı;
Bu durumda, dava konusu işlemin dayanağı Kanun maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması nedeniyle işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, www.funnyordie.com adlı internet sitesindeki yayın içeriğinin müstehcenlik suçunu oluşturduğuna yönelik yeterli şüphe bulunduğu, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından ilgili kanun ve yönetmeliğin verdiği yetki ve görevler kapsamında 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 4. fıkrası ve 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 5 numaralı alt bendine istinaden internet sitesine erişimin engellenmesine karar verildiği, bu kararın hukuka, usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarece Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ve Bölge İdare Mahkemesi'nin bu karara dayanan iptal kararına hiç değinilmediği, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın www.funnyordie.com adlı siteye yönelik verdiği erişimi engelleme kararı ile sadece mevcut bilgiye ulaşma hakkının ihlâl edilmediği, aynı zamanda erişimi engellenen sitede ileri tarihlerde yayınlanacak olan binlerce bilgi ve belgeyi ulaşılmaz kılarak bilgiye ulaşma hakkının da ihlâl edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 04/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.