Danıştay 12. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 12. Daire E.2023/2638 K.2023/4942
Özet: Uyuşmazlık, Devlet Hastanesi Nisaiye Servisinde görevli bir hemşirenin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca 1/8 oranında aylık kesinti cezasına tabi tutulması ve bu kesintinin iptaline yönelik temyize dayanıyor. Mahkeme, id
T.C. DANIŞTAYONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/2638
Karar No: 2023/4942
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Devlet Hastanesi Nisaiye Servisinde hemşire olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 08/07/2014 tarihli ve 5329 sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesi'nin 07/02/2019 tarih ve E:2015/3260, K:2019/781 sayılı bozma kararına uyularak; uyuşmazlıkta, soruşturma raporu ve eki bilgi ve belgeler ile hastanede görev yapan doktor, hemşire ve ebelerin alınan ifadeleri incelendiğinde; 24 haftanın altındaki gebeliklerin sonlandırılması işlemlerinin nisaiye servisinde yapıldığı, hastanın gebelik haftası 20 haftanın altında olduğu için yapılacak işlemlerin sorumluluğunun nisaiye servisinde bulunduğu, anne karnındaki bebek ölümlerinin gerçek nedenini araştırmak, ölüm nedeni olarak düşünülen klinik yorumun doğruluğunu irdelemek, konjenital anomalileri belirlemek ve sonraki gebelikleri takip etmek amacı ile anne karnında ölen bebek üzerinde patoloji incelemesi yaptırılmakta, patoloji incelemesiyle bebeğin anne karnındaki ölüm sebebi araştırılarak, bir sonraki gebelikte patoloji incelemesi sonucunda bulunan nedene yönelik tedaviyle bir daha aynı olayı anne adayının yaşamasının engellenmesinin amaçlandığı, dava konusu olaydaki hasta H. K.'nin daha önceden benzer öyküsünün olduğu, bu düşükle birlikte üçüncü defa bebeğini hamile iken kaybettiği de görüldüğünden, söz konusu bu hasta için patoloji incelemesinin yapılması çok daha önem arz ettiği; olayda, hasta ile ilgili müdahaleleri, işlemleri yapma sorumluluğunun nisaiye servisinde ve davacıda bulunduğu, hastanın suni sancının etkisiyle yapmış olduğu düşük sonrasında davacının, ölü bebeği hasta bezine sararak, kendisi hastaya refakat etmeksizin temizlik görevlisiyle birlikte hastayı doğumhaneye gönderdiği, göndermiş olduğu doğumhane çalışanlarıyla herhangi bir irtibat kurmadığı, hastaya doğumhanede müdahale eden doktorun sorumlu nisaiye servisi hemşiresini doğumhaneye çağırmasına rağmen gitmediği; bununla birlikte, hasta doğumhaneden servise gönderildikten sonra, ölü bebeğin servislerine gönderilmemesinin nedeninin ve o servisten patolojiye gönderilip gönderilmediğinin araştırılmadığı, ölü bebeğin patolojiye nisaiye servisince gönderilmesi gerekirken ortadan kaybolduğunun görüldüğü, bu durumda; sağlık personeli olarak görev yapan davacının, hastaların sıhhate kavuşmaları için yapması gereken iş ve eylemleri bildiği veya bilmesi gerektiği halde yapmadığı anlaşıldığından, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN İDDİALARI: Görev yaptığı birimde tek başına sorumlu olmamasına rağmen disiplin cezasının kendisi hakkında tesis edildiği, cezanın orantılı olmadığı, yedi aylık hamile iken disiplin cezasına konu olayın gerçekleştiği, hastane talimatnamesinin olaydan bir gün önce revize edildiği ve kendisine tebliğ edilmediği, sorumlu doktorun sorumluluğunda olan görevleri yerine getirmediği, adli yargı yerince yapılan yargılamada kasıt değil, ihmal olduğunun tespit edildiği, kasıt varlığı üzerinden disiplin cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Usul ve yasaya uygun kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2023/2638
Karar No: 2023/4942
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Devlet Hastanesi Nisaiye Servisinde hemşire olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 08/07/2014 tarihli ve 5329 sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesi'nin 07/02/2019 tarih ve E:2015/3260, K:2019/781 sayılı bozma kararına uyularak; uyuşmazlıkta, soruşturma raporu ve eki bilgi ve belgeler ile hastanede görev yapan doktor, hemşire ve ebelerin alınan ifadeleri incelendiğinde; 24 haftanın altındaki gebeliklerin sonlandırılması işlemlerinin nisaiye servisinde yapıldığı, hastanın gebelik haftası 20 haftanın altında olduğu için yapılacak işlemlerin sorumluluğunun nisaiye servisinde bulunduğu, anne karnındaki bebek ölümlerinin gerçek nedenini araştırmak, ölüm nedeni olarak düşünülen klinik yorumun doğruluğunu irdelemek, konjenital anomalileri belirlemek ve sonraki gebelikleri takip etmek amacı ile anne karnında ölen bebek üzerinde patoloji incelemesi yaptırılmakta, patoloji incelemesiyle bebeğin anne karnındaki ölüm sebebi araştırılarak, bir sonraki gebelikte patoloji incelemesi sonucunda bulunan nedene yönelik tedaviyle bir daha aynı olayı anne adayının yaşamasının engellenmesinin amaçlandığı, dava konusu olaydaki hasta H. K.'nin daha önceden benzer öyküsünün olduğu, bu düşükle birlikte üçüncü defa bebeğini hamile iken kaybettiği de görüldüğünden, söz konusu bu hasta için patoloji incelemesinin yapılması çok daha önem arz ettiği; olayda, hasta ile ilgili müdahaleleri, işlemleri yapma sorumluluğunun nisaiye servisinde ve davacıda bulunduğu, hastanın suni sancının etkisiyle yapmış olduğu düşük sonrasında davacının, ölü bebeği hasta bezine sararak, kendisi hastaya refakat etmeksizin temizlik görevlisiyle birlikte hastayı doğumhaneye gönderdiği, göndermiş olduğu doğumhane çalışanlarıyla herhangi bir irtibat kurmadığı, hastaya doğumhanede müdahale eden doktorun sorumlu nisaiye servisi hemşiresini doğumhaneye çağırmasına rağmen gitmediği; bununla birlikte, hasta doğumhaneden servise gönderildikten sonra, ölü bebeğin servislerine gönderilmemesinin nedeninin ve o servisten patolojiye gönderilip gönderilmediğinin araştırılmadığı, ölü bebeğin patolojiye nisaiye servisince gönderilmesi gerekirken ortadan kaybolduğunun görüldüğü, bu durumda; sağlık personeli olarak görev yapan davacının, hastaların sıhhate kavuşmaları için yapması gereken iş ve eylemleri bildiği veya bilmesi gerektiği halde yapmadığı anlaşıldığından, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN İDDİALARI: Görev yaptığı birimde tek başına sorumlu olmamasına rağmen disiplin cezasının kendisi hakkında tesis edildiği, cezanın orantılı olmadığı, yedi aylık hamile iken disiplin cezasına konu olayın gerçekleştiği, hastane talimatnamesinin olaydan bir gün önce revize edildiği ve kendisine tebliğ edilmediği, sorumlu doktorun sorumluluğunda olan görevleri yerine getirmediği, adli yargı yerince yapılan yargılamada kasıt değil, ihmal olduğunun tespit edildiği, kasıt varlığı üzerinden disiplin cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Usul ve yasaya uygun kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.