Danıştay 10. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 10. Daire E.2025/1108 K.2025/4998
Özet: 1) 10/10/2015’te Ankara Garı önünde meydana gelen patlamada yaralanan davacının, maddi ve manevi zararlarını tazmin etmesini talep ettiği idare davası. 2) Mahkeme, tek başına maddi tazminatı kabul etse de, manevi tazminatı kısmen kabul edip ödenmesini şart koşarak kararını bozulmuştur.
T.C. DANIŞTAY ONUNCU DAİRE
Esas No: 2025/1108
Karar No: 2025/4998
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...
2- ... Valiliği / ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU: 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlama neticesinde yaralanan davacı tarafından, olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararlarının karşılanması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 57.034,21 TL) maddi tazminatın olay tarihinden ve 150.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine, maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat istemi yönünden ise davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 19/09/2024 tarih ve E:2024/2310, K:2024/3223 sayılı kısmen bozma kararına uyularak, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, idarenin kusurlu/kusursuz sorumluluğuna ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı, genel hükümler kapsamında gerçek zararın tespiti ile tazminata hükmedilmesi gerektiği, idarenin ağır hizmet kusurunun olduğu, duyulan acı ve eleme karşılık hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu, hükmedilecek tazminat miktarlarına olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, dava konusu olaya ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan E:... numaralı dosyanın karar sonucunun beklenilmesi gerektiği, olay nedeniyle meydana gelen zarardan idarelerinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu, olayın terör olayı niteliğinde olduğu bu nedenle 5233 sayılı Kanun kapsamında incelenmesi gerektiği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Ankara Valiliği tarafından, davada idarelerine husumetin yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğu, faizin başlangıç tarihinin dava dilekçesinde belirtilen kısım için dava tarihinden, miktar artırımı ile artırılan kısım için miktar artırım dilekçesinin idarelerine tebliğ tarihinden itibaren olması gerektiği, uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun uyarınca çözümlenmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğu, olayda idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Tarafların temyiz istemlerinin kısmen incelenmeksizin reddi, kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlama neticesinde yaralanan davacı tarafından, olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararlarının karşılanması istemiyle 07/12/2015 tarihinde İçişleri Bakanlığına başvurulmuş, yapılan başvuru cevap verilmek üzere 10/12/2015 tarihli yazı ile Ankara Valiliğine yönlendirilmiş, İçişleri Bakanlığı tarafından cevap verilmediğinden başvurunun zımnen reddedildiği belirtilerek zımnen redde ilişkin işlemin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 57.034,21 TL) maddi tazminatın olay tarihinden ve 150.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmış, yargılama devam ederken Ankara Valiliği 1 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun 02/09/2016 tarihli kararı ile bilgi ve belge eksikliğinden başvurunun reddine karar verilmiştir.
Diğer taraftan, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu tarafından davacıda olay nedeniyle oluşan maluliyetinin tespiti amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda, davacının terör saldırısına bağlı olarak oluşan sağ tibia saft kırığı yaralanması nedeniyle iyileşme süresinin olay sonrası 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içerisinde başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı, geçici iş göremezlik süresi sonunda sağ kruris kırığı arızası nedeniyle 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca %3,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı tespitlerine yer verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un, 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar; 7. maddesinde, ''Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar''; 8. maddesinin 1. fıkrasında, ''7 nci maddede belirtilen zararlar, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirlenir.''; 9. maddesinde, ''Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre, b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar, c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar, d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar, e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır. Nakdî ödemenin tespitine esas tutulacak miktar, ödeme yapılmasına ilişkin valinin veya Bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamları esas alınarak belirlenir. Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara intikalinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri uygulanır. Cumhurbaşkanı, nakdî ödemeye esas tutulan gösterge rakamını yüzde otuza kadar artırmaya veya kanunî sınıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu Kanun kapsamındaki zararlardan dolayı, zarar gören kişilere gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan ödemeler sebebiyle Devlete rücu edilemez. Nakdî ödemenin şekli, tutarı, yaralanma ve engellilik derecelerinin tespitine ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.''; 12. maddesinde, "Komisyon, doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile yaptığı tespitten sonra 8 inci maddeye göre belirlenen zararı, 9 uncu maddeye göre hesaplanan yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerindeki nakdî ödeme tutarını, 10 uncu maddeye göre ifa tarzını ve 11 inci maddeye göre mahsup edilecek miktarları dikkate alarak, uğranılan zararı sulh yoluyla karşılayacak safi miktarı belirler. Komisyonca, bu esaslara göre hazırlanan sulhname tasarısının örneği davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilir. Davet yazısında hak sahibinin sulhname tasarısını imzalamak üzere otuz gün içinde gelmesi veya yetkili bir temsilcisini göndermesi gerektiği, aksi takdirde sulhname tasarısını kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının saklı olduğu belirtilir. Davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisi sulhname tasarısını kabul ettiği takdirde, bu tasarı kendisi veya yetkili temsilcisi ve komisyon başkanı tarafından imzalanır. Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya ikinci fıkraya göre kabul edilmemiş sayılması hâllerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği ilgiliye gönderilir. Sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ilgililerin yargı yoluna başvurma hakları saklıdır.'' hükümleri bulunmaktadır.
Anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde yapılacak ödemeler" başlıklı 21. maddesinde de, "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara, altı katı tutarını geçmemek üzere, onda birinin doktor veya sağlık kurulu raporu ile belirlenen iş ve güce engel olma süresi ile çarpımı sonucunda belirlenecek tutarda, b) Çalışma gücü kaybı derece ve oranları için ekli cetvelde (EK-D) belirlenen katı tutarında, c) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır." kuralı bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Davacının Davalı Ankara Valiliğinin Temyize Konu Kararın Manevi Tazminata İlişkin Kısmına Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesi:
Dosyanın incelenmesinden; ... İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddi, maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulü, manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, taraflarca anılan karara karşı temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Danıştay Onuncu Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2021/4234, K:2022/957 sayılı kararı ile bu kararın davacının maddi ve manevi zararlarının karşılanması isteminin zımnen reddine ilişkin kısmının onandığı, maddi ve manevi tazminata ilişkin kısımlarının bozulduğu, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozma kararına uyularak, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, Danıştay Onuncu Dairesinin 19/09/2024 tarih ve E:2024/2310, K:2024/3223 sayılı kararı ile bu kararın manevi tazminata ilişkin kısmının onandığı, maddi tazminata ilişkin kısmının ise bozulduğu, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince de, ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu karar ile anılan kısmen bozma kararına uyularak, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, taraflarca bu kararın temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı ve davalı Ankara Valiliği tarafından ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği, ancak temyize konu kararın manevi tazminat istemine ilişkin kısmının onanarak kesinleştiği, davacının ve davalı Ankara Valiliğinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarının bir kısmının kararın kesinleşen kısmına yönelik olduğu dikkate alındığında, davacı ve davalı Ankara Valiliğinin temyize konu kararın manevi tazminata ilişkin kısmına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
B) Tarafların Temyize Konu Kararın Maddi Tazminata İlişkin Kısmına Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesi:
Uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince çalışma gücü kaybının dikkate alındığı Yönetmeliğin 21. maddesinin (b) bendine göre tazminata hükmedildiği buna karşın olay sonucu hastanede kalınan süre ve istirahat raporu süresinin dikkate alındığı 21. maddesinin (a) bendi uyarınca zarar hesabı yapılmadığı görülmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendine göre hesaplanacak tutarın da davacıya maddi tazminat olarak ödenmesi gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 25/06/2009 tarih ve E:2006/79, K:2009/97 sayılı kararında; "Gösterge ve katsayı rakamlarının her yıl artış göstermesi nedeniyle, son işlem tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamlarının esas alınmasının, tazminat alacaklısının lehine bir uygulama olduğu açıktır." tespit ve gerekçesine yer verilmiş olup, bu husus Dairemiz kararlarında da benimsendiğinden yapılacak hesaplamada son işlem tarihi olarak İçişleri Bakanılığına yapılan başvurunun zımnen reddedildiği tarihin esas alınması gerekmektedir.
Buna göre; Mahkemece yapılacak hesapta, İçişleri Bakanılığına yapılan başvurunun zımnen reddedildiği tarihteki memur aylık kat sayısı ile (7000) gösterge rakamının çarpımı sonucunda bulunan miktarın; Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendine göre 60 gün (her ne kadar hastanede yattığı süre, fizik tedavi gördüğü süre ve istirahat raporu süresinin toplamı daha fazla olsa da mevzuat gereğince 6 katı tutarını geçmediğinden) ile çarpımının onda birinin hesaplanması sonucunda belirlenecek maddi tazminatın da davalı idarece ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yalnızca Yönetmeliğin 21. maddesinin (b) bendine göre hesap yapılıp maddi tazminata hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Bu itibarla, maddi tazminat isteminin kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının anılan kısmının bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının ve davalı Ankara Valiliğinin temyiz istemlerinin kısmen İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, davacının temyiz isteminin kısmen REDDİNE, kısmen KABULÜNE, davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/11/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2025/1108
Karar No: 2025/4998
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...
2- ... Valiliği / ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU: 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlama neticesinde yaralanan davacı tarafından, olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararlarının karşılanması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 57.034,21 TL) maddi tazminatın olay tarihinden ve 150.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine, maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat istemi yönünden ise davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 19/09/2024 tarih ve E:2024/2310, K:2024/3223 sayılı kısmen bozma kararına uyularak, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, idarenin kusurlu/kusursuz sorumluluğuna ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı, genel hükümler kapsamında gerçek zararın tespiti ile tazminata hükmedilmesi gerektiği, idarenin ağır hizmet kusurunun olduğu, duyulan acı ve eleme karşılık hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu, hükmedilecek tazminat miktarlarına olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, dava konusu olaya ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan E:... numaralı dosyanın karar sonucunun beklenilmesi gerektiği, olay nedeniyle meydana gelen zarardan idarelerinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu, olayın terör olayı niteliğinde olduğu bu nedenle 5233 sayılı Kanun kapsamında incelenmesi gerektiği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Ankara Valiliği tarafından, davada idarelerine husumetin yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğu, faizin başlangıç tarihinin dava dilekçesinde belirtilen kısım için dava tarihinden, miktar artırımı ile artırılan kısım için miktar artırım dilekçesinin idarelerine tebliğ tarihinden itibaren olması gerektiği, uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun uyarınca çözümlenmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğu, olayda idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Tarafların temyiz istemlerinin kısmen incelenmeksizin reddi, kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlama neticesinde yaralanan davacı tarafından, olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararlarının karşılanması istemiyle 07/12/2015 tarihinde İçişleri Bakanlığına başvurulmuş, yapılan başvuru cevap verilmek üzere 10/12/2015 tarihli yazı ile Ankara Valiliğine yönlendirilmiş, İçişleri Bakanlığı tarafından cevap verilmediğinden başvurunun zımnen reddedildiği belirtilerek zımnen redde ilişkin işlemin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 57.034,21 TL) maddi tazminatın olay tarihinden ve 150.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmış, yargılama devam ederken Ankara Valiliği 1 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun 02/09/2016 tarihli kararı ile bilgi ve belge eksikliğinden başvurunun reddine karar verilmiştir.
Diğer taraftan, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu tarafından davacıda olay nedeniyle oluşan maluliyetinin tespiti amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda, davacının terör saldırısına bağlı olarak oluşan sağ tibia saft kırığı yaralanması nedeniyle iyileşme süresinin olay sonrası 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içerisinde başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı, geçici iş göremezlik süresi sonunda sağ kruris kırığı arızası nedeniyle 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca %3,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı tespitlerine yer verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un, 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar; 7. maddesinde, ''Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar''; 8. maddesinin 1. fıkrasında, ''7 nci maddede belirtilen zararlar, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirlenir.''; 9. maddesinde, ''Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre, b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar, c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar, d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar, e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır. Nakdî ödemenin tespitine esas tutulacak miktar, ödeme yapılmasına ilişkin valinin veya Bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamları esas alınarak belirlenir. Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara intikalinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri uygulanır. Cumhurbaşkanı, nakdî ödemeye esas tutulan gösterge rakamını yüzde otuza kadar artırmaya veya kanunî sınıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu Kanun kapsamındaki zararlardan dolayı, zarar gören kişilere gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan ödemeler sebebiyle Devlete rücu edilemez. Nakdî ödemenin şekli, tutarı, yaralanma ve engellilik derecelerinin tespitine ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.''; 12. maddesinde, "Komisyon, doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile yaptığı tespitten sonra 8 inci maddeye göre belirlenen zararı, 9 uncu maddeye göre hesaplanan yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerindeki nakdî ödeme tutarını, 10 uncu maddeye göre ifa tarzını ve 11 inci maddeye göre mahsup edilecek miktarları dikkate alarak, uğranılan zararı sulh yoluyla karşılayacak safi miktarı belirler. Komisyonca, bu esaslara göre hazırlanan sulhname tasarısının örneği davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilir. Davet yazısında hak sahibinin sulhname tasarısını imzalamak üzere otuz gün içinde gelmesi veya yetkili bir temsilcisini göndermesi gerektiği, aksi takdirde sulhname tasarısını kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının saklı olduğu belirtilir. Davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisi sulhname tasarısını kabul ettiği takdirde, bu tasarı kendisi veya yetkili temsilcisi ve komisyon başkanı tarafından imzalanır. Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya ikinci fıkraya göre kabul edilmemiş sayılması hâllerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği ilgiliye gönderilir. Sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ilgililerin yargı yoluna başvurma hakları saklıdır.'' hükümleri bulunmaktadır.
Anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde yapılacak ödemeler" başlıklı 21. maddesinde de, "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara, altı katı tutarını geçmemek üzere, onda birinin doktor veya sağlık kurulu raporu ile belirlenen iş ve güce engel olma süresi ile çarpımı sonucunda belirlenecek tutarda, b) Çalışma gücü kaybı derece ve oranları için ekli cetvelde (EK-D) belirlenen katı tutarında, c) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır." kuralı bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Davacının Davalı Ankara Valiliğinin Temyize Konu Kararın Manevi Tazminata İlişkin Kısmına Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesi:
Dosyanın incelenmesinden; ... İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddi, maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulü, manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, taraflarca anılan karara karşı temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Danıştay Onuncu Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2021/4234, K:2022/957 sayılı kararı ile bu kararın davacının maddi ve manevi zararlarının karşılanması isteminin zımnen reddine ilişkin kısmının onandığı, maddi ve manevi tazminata ilişkin kısımlarının bozulduğu, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozma kararına uyularak, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, Danıştay Onuncu Dairesinin 19/09/2024 tarih ve E:2024/2310, K:2024/3223 sayılı kararı ile bu kararın manevi tazminata ilişkin kısmının onandığı, maddi tazminata ilişkin kısmının ise bozulduğu, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince de, ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu karar ile anılan kısmen bozma kararına uyularak, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, taraflarca bu kararın temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı ve davalı Ankara Valiliği tarafından ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği, ancak temyize konu kararın manevi tazminat istemine ilişkin kısmının onanarak kesinleştiği, davacının ve davalı Ankara Valiliğinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarının bir kısmının kararın kesinleşen kısmına yönelik olduğu dikkate alındığında, davacı ve davalı Ankara Valiliğinin temyize konu kararın manevi tazminata ilişkin kısmına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
B) Tarafların Temyize Konu Kararın Maddi Tazminata İlişkin Kısmına Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesi:
Uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince çalışma gücü kaybının dikkate alındığı Yönetmeliğin 21. maddesinin (b) bendine göre tazminata hükmedildiği buna karşın olay sonucu hastanede kalınan süre ve istirahat raporu süresinin dikkate alındığı 21. maddesinin (a) bendi uyarınca zarar hesabı yapılmadığı görülmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendine göre hesaplanacak tutarın da davacıya maddi tazminat olarak ödenmesi gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 25/06/2009 tarih ve E:2006/79, K:2009/97 sayılı kararında; "Gösterge ve katsayı rakamlarının her yıl artış göstermesi nedeniyle, son işlem tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamlarının esas alınmasının, tazminat alacaklısının lehine bir uygulama olduğu açıktır." tespit ve gerekçesine yer verilmiş olup, bu husus Dairemiz kararlarında da benimsendiğinden yapılacak hesaplamada son işlem tarihi olarak İçişleri Bakanılığına yapılan başvurunun zımnen reddedildiği tarihin esas alınması gerekmektedir.
Buna göre; Mahkemece yapılacak hesapta, İçişleri Bakanılığına yapılan başvurunun zımnen reddedildiği tarihteki memur aylık kat sayısı ile (7000) gösterge rakamının çarpımı sonucunda bulunan miktarın; Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendine göre 60 gün (her ne kadar hastanede yattığı süre, fizik tedavi gördüğü süre ve istirahat raporu süresinin toplamı daha fazla olsa da mevzuat gereğince 6 katı tutarını geçmediğinden) ile çarpımının onda birinin hesaplanması sonucunda belirlenecek maddi tazminatın da davalı idarece ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yalnızca Yönetmeliğin 21. maddesinin (b) bendine göre hesap yapılıp maddi tazminata hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Bu itibarla, maddi tazminat isteminin kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının anılan kısmının bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının ve davalı Ankara Valiliğinin temyiz istemlerinin kısmen İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, davacının temyiz isteminin kısmen REDDİNE, kısmen KABULÜNE, davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/11/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.