‹ Ana sayfa
Danıştay 10. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 10. Daire E.2024/2273 K.2024/3505

Esas No: 2024/2273 · Karar No: 2024/3505 · Karar Tarihi: 30.09.2024
Özet: 1) 10/10/2015’te Ankara Garı önünde meydana gelen patlamada davacının kısırlaştığı eşi nedeniyle maddi ve manevi zarar taleplerini içeren idari tazminat davası. 2) Mahkeme, davacının maddi tazminat talebini (zarf olarak 250.835,44 TL + yasa faizleri) yanı sıra manevi tazminatını 250.000 TL olarak kabul edip, davanın kısmen reddiyle birlikte kararını kesinleştirdi.
T.C. DANIŞTAY ONUNCU DAİRE
Esas No: 2024/2273
Karar No: 2024/3505

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI): 1- ... Bakanlığı / ANKARA

VEKİLİ: 1. Huk. Müş. Yrd. V. ...

2- ... Valiliği

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN KONUSU: 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlama neticesinde eşi ...'ı kaybeden davacı tarafından, olay nedeniyle uğradıklarını iddia ettikleri maddi ve manevi zararların karşılanması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile uğradığını iddia ettiği zararlara karşılık şimdilik 35.000,00 TL (miktar artırımı ile 250.835,44 TL) maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin incelenmeksizin reddine, tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2021/6215, K:2022/985 sayılı kısmen bozma kararına uyularak davalı idarelerin istinaf başvurusunun kabulüne, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, 5233 sayılı Kanun'a göre hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğu, sosyal risk ilkesine dayalı olarak genel hükümler kapsamında gerçek zararın tespiti ile tazminata hükmedilmesi gerektiği, idarenin hizmetin işleyişine ilişkin kusurunun bulunmadığına yönelik tespitin kabul edilmediği, duyulan acı ve eleme karşılık hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu, yeniden hüküm kurulmuş olması nedeniyle lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin yeni Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenmesi gerektiği, reddedilen hem maddi hem de manevi tazminat miktarları yönünden davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, olayın terör eylemi olduğu, uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun uyarınca çözümlenmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminatın düzenlenmediği, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği iddialarıyla; davalı Ankara Valiliği tarafından ise davada idarelerine husumetin yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğu, faizin başlangıç tarihinin dava dilekçesinde belirtilen kısım için dava tarihinden, miktar artırımı ile artırılan kısım için miktar artırım dilekçesinin idarelerine tebliğ tarihinden itibaren olması gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminatın düzenlenmediği, olayda idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı idarelerden Ankara Valiliği ile davacı tarafından karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup davalı İçişleri Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım talebi kabul edildiğinden davacı tarafından ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, davalı idare tarafından ödenmiş olan temyiz yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?