‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku

Danıştay 10. Daire E.2023/3178 K.2024/3875

Esas No: 2023/3178 · Karar No: 2024/3875 · Karar Tarihi: 09.10.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/3178
Karar No : 2024/3875

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : ...'e velayeten ..., ...

**VEKİLİ:** Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA

**VEKİLLERİ:** Huk. Müş. Av. ...

TEMYİZ EDEN MÜDAHİLLER
(DAVALI YANINDA) : 1- ...

**VEKİLİ:** Av. ...
2- ...

**VEKİLİ:** Av. ...
Av. ...

DİĞER DAVACILAR : 1- ... 4- ...
2- ... 5- ...
3- ...

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, ...'in 11/07/2014 tarihinde gerçekleştirilen ameliyat nedeniyle oluşan sağlık sorunlarının idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığından bahisle uğranılan zararlara karşılık 3.000,00 TL (miktar artırımı ile 3.356.545,23 TL) maddi ve 950.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itbaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Maddi tazminat isteminin kabulü, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile kısmen reddi yolunda verilen ilk karara karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 22/09/2021 tarih ve E:2019/9642, K:2021/4222 sayılı kararı ile manevi tazminata ilişkin kısmının onanması maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesinin ardından ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; maddi tazminat isteminin kabulü ile 3.094.714,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, olay tarihi ile kararın verildiği 2022 yılı arasında geçen süre için hesaplanan 254.365,35 TL bakıcı gideri ve 7.465,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 3.356.545,23 TL'nin, 2.900,00 TL'lik kısmına davalı idareye başvuru tarihi (tebliğ) olan 15/12/2014 tarihinden itibaren, 3.353.645,23 TL'lik kısmına miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 19/10/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, 100,00 TL tıbbi ve teknik araç gideri istemine ilişkin kısım yönünden feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine, bakıcı giderinin, bakımı üstlenilen ağır engelli hasta ...'in hayatta olduğunun belgelendirildiği sürece, aylık brüt asgari ücret üzerinden hesaplanarak, her takvim yılı başında ve yıllık peşin olarak ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Mahkeme kararının, maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmına yönelik davalı idare ve müdahillerin istinaf başvurularının reddine, maddi tazminatın reddine ilişkin kısmına yönelik davacıların istinaf başvurusunun reddine, miktar artırım suretiyle artırılan maddi tazminata faiz uygulanmasının başlangıç tarihi yönünden davacıların istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmı kaldırılarak kabul edilen maddi tazminatın tamamının 15/12/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, güncel asgari ücret miktarları dikkate alınarak maddi tazminat yönünden yeniden hesaplama yapılması gerektiği, davalı idare ve davalı idare yanında müdahiller tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, olayla ilgili düzenlenen raporlarda hizmet kusuru olmadığının sabit olduğu, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verildiği, davanın reddedilmesi gerektiği, davacıların ikinci kez miktar artırım talebinde bulunamayacakları açıklanan nedenlerle kararın maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar ve davalı idare yanında müdahiller tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 17/3 ve 38/1-(b) maddeleri uyarınca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, Danıştay idari dava dairelerinin yalnızca ilk derece mahkemesi olarak baktıkları davalarda verdikleri yürütmenin durdurulması istemleri hakkındaki kararları itiraz yoluyla, nihai kararları ise temyiz yoluyla incelemekle görevli kılınması ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 52/4. maddesinde, temyiz incelemesi sırasında yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararların kesin olduğunun belirtilmesi karşısında, Dairemizce temyiz mercii sıfatıyla, yürütmenin durdurulması isteminin savunmaya kadar kabulü yolunda verilen 12/09/2023 tarih ve E:2023/3178 sayılı kararın itiraz yoluyla incelenme olanağı bulunmadığından, davacıların anılan kararın itirazen kaldırılması isteminin incelenmeksizin reddi ile birlikte, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
MADDİ

**OLAY:**
Davacılardan ...'in, göğüs ön duvarında doğuştan çöküklük şikayetiyle ... Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurduğu, yapılan muayene ve tetkikler sonrasında toraks duvarı deformitesi tanısı ile ameliyat edilmek üzere 10/07/2014 tarihinde göğüs cerrahisi kliniğine yatırıldığı, 11/07/2014 tarihinde ameliyata alındığı, ameliyata göğüs cerrahisi uzmanı ..., Asistan ..., hemşire ... ve anestezi uzmanı ...'nın katıldığı, ameliyat esnasında kardiyak yaralanma meydana geldiği, söz konusu yaralanmanın fark edilmesi akabinde açık kalp ameliyatına geçilerek göğüs cerrahisi uzmanı ... ile kalp damar cerrahisi uzmanı Op. Dr. ...'nın ameliyata dahil edildiği, kalp ile ilgili gerekli müdahale yapıldıktan sonra hastanın kalbinin durduğu (kardiyak arrest), yapılan kardiyopulmoner resüsitasyona (kalp ve akciğerin canlandırılması) cevap alındığı, kanama ve hava kaçağı kontrolü yapıldıktan sonra da ameliyatın sonlandırıldığı, davacılar tarafından, kalbin durması sırasında beynin oksijensiz kalması sebebiyle adı geçenin engelli hale gelmesinde davalı idarenin hizmet kusuru olduğundan bahisle oluşan maddi ve manevi zararların ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı; Mahkemece olayda idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda, özetle, "pektus ekskavatum (gögüs duvarı deformitesi) nedeni ile operasyon endikasyonunun bulunduğu, meydana gelen kardiak hasarın her türlü özene rağmen oluşabilen herhangi bir tıbbi ihmal veya kusura izafe edilemeyen komplikasyon olarak değerlendirildiği, komplikasyon yönetiminin tıp kurallarına uygun yapıldığı cihetle ilgili sağlık personellerine ve davalı idareye atfı kabil bir kusur tespit edilemediği" yönünde görüş bildirildiği; ... Hastanesince düzenlenen 19/01/2016 tarihli sağlık kurulu raporunda da, davacı küçüğün %99 oranında engelli olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Hukuk sistemimizde "Taleple Bağlılık İlkesi" geçerlidir. Nitekim, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesine göre; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Taleple bağlılık ilkesinin en önemli sonuçlarından biri de "Aleyhe Bozma Yasağı"dır. Aleyhe bozma yasağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, "Sanık lehine başvurma hâlinde verilecek hüküm" başlığını taşıyan 283. maddesinde "İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." denilmek suretiyle açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.
Medeni yargılama hukukuna ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve idari yargılama hukukuna ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, 5271 sayılı Kanunda olduğu gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte, "Aleyhe Bozma Yasağı" gerek hukuk yargılamasında, gerekse idari yargı alanında uygulanan temel prensiplerden biridir.
Bir hüküm, davanın taraflarından yalnız biri tarafından temyiz edilirse, kamu düzenine ilişkin emredici kurallar hariç olmak üzere, temyiz edilen hüküm temyiz eden tarafın aleyhine olarak bozulamaz. Buna dar anlamda aleyhe bozma yasağı denilmektedir.
Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde ya da taraflardan yalnız birinin lehine olarak verilen bozma kararında, bozma kararına uyan ilk derece mahkemesi artık temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karardan daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna, geniş anlamda aleyhe bozma yasağı ya da aleyhe hüküm verme yasağı denilmektedir.
Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, bozulan karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm verememesi ilkesi, usule dair kazanılmış hak müessesesi ile yakından ilgilidir. Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... tarih ve E...., K.... sayılı kararında da "Önceki karar davacı tarafından temyiz edilmemiş olduğundan, o kararda hükmedilen miktar davalı yararına kazanılmış bir hak oluşturmuştur. O halde, mahkemenin davalı yararına kazanılmış hakkı ihlal ederek aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olacak şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir." denilmektedir.
Buna göre, davalı idarenin temyiz talebi üzerine, davalı idare lehine verilen bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararda, davalı idarenin önceki (bozulan) karardan daha aleyhine bir hüküm kurulamayacağı açıktır.
Bakılmakta olan davada; ilk olarak davacıların toplam 1.153.732,92 TL (miktar artırım dilekçesi ile artırılarak) maddi ve toplam 250.000,00 TL manevi tazminat istemlerinin kabulü, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyiz edildiği ancak davacılar tarafından yapılan temyiz isteminin yalnızca manevi tazminat isteminin kısmen reddine ve faiz başlangıç tarihine ilişkin kısma olduğu, temyiz incelemesi üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin 22/09/2021 tarih ve E:2019/9642, K:2021/422 sayılı kararı ile kararın manevi tazminata ilişkin kısmının onanarak kesinleştiği, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının bozulduğu ve bozma kararının maddi tazminatla ilgili kısmının davalı idarenin temyiz istemi sebebiyle verildiği dikkate alındığında, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı neticesinde sonuç itibarıyla davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat miktarının toplam 3.356.545,23 TL olduğu bu durumda da uyuşmazlığın önceki aşamasında hükmedilen toplam 1.153.732,92 TL maddi tazminat miktarı aşılarak aleyhe hüküm verme yasağına uyulmadığı, davalı idarenin usuli kazanılmış hakkının ihlal edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince aleyhe hüküm verme yasağı gereğince daha önce hükmedilen maddi tazminat miktarını geçmemek suretiyle bir karar verilmesi gerekmekte iken belirtilen yasağa uyulmadan verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarenin ve müdahillerin temyiz istemlerinin KABULÜNE,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?