Danıştay10. Daireİdare Hukuku
Danıştay 10. Daire E.2022/715 K.2023/968
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/715
Karar No : 2023/968
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : ... ve …'e velayeten ...
**VEKİLİ:** Av…
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
UETS…
**VEKİLLERİ:** Hukuk Müşaviri Av. …
TEMYİZ EDEN MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA) : …
**VEKİLİ:** Av…
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca ve davalı idare yanında müdahil tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları …'in … Murat Kölük Devlet Hastanesindeki tedavisi sırasında gereken özenin gösterilmemiş olması ve ciddi durumunun ihmal edilmiş olması nedeniyle vefatında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğunu iddiasıyla 400.000,00 TL manevi ve 2.000,00 TL (miktar artırımı ile 150.000,00 TL) maddi tazminatın işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu olayda hizmet kusuru bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişiliğine başvurulan … Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi uzmanları tarafından düzenlenen rapordaki saptamalar hükme esas alınarak olayda hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle davacılardan … yönünden 12.785.00 TL, (Kararda sehven 12.875,00 TL olarak yazılmıştır.) … yönünden 26.662.00 TL olmak üzere toplam 39.447,00 TL maddi tazminatın miktar artırım tarihi olan 20/11/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi, … yönünden 100.000,00 TL, … yönünden 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 26/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, maddi tazminat hesabının kusur oranına göre hesaplanmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğu, idarenin dava konusu olaydan tamamıyla kusurlu bulunduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, davalı idare tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, tazminata hükmedilmesi için gerekli şartların oluşmadığı, davalı idare yanında müdahil tarafından, olayda sunulan hizmetten ayrılabilen kişisel bir kusurunun bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar ve davalı idare yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının, kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Davacıların yakını … ile boşandığı eşi …'ın yolda yürüdükleri sırada ... 'ın fenalaşması üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi aranmış, ... ambulansla en yakın hastane olan … Devlet Hastanesine götürülmüştür. Ambulans görevlisi, hastanın hastaneye bayılma sonrası kusma ile geldiğini hastanede hastayı karşılayan Dr. …'e söylemiş, Dr. …, hastadan ilk olarak kan tahlili, kalp EKG'si ve BT çekilmesini istemiş, hasta bu esnada hastanede kusmaya devam etmiştir. ...'in BT sonuçları Dr. … yerine nöbete gelen Dr…'a gösterilmiş, Dr. …y ...'in eski eşi …a hastanın bir şeyi olmadığı, eve gidebileceğini söylemiştir.
Davacılar yakınının evde tekrardan fenalaşması üzerine tekrar 112 Acil Çağrı Merkezi aranmış, hasta ambulansla tekrar … Kölük Hastanesine götürülmüştür. Yeniden çekilen BT sonucunda kanama tespit edilince davacılar yakını … Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmiş, acil servisinde beyin cerrahı tarafından muayene edilmiş, durumunun ciddi olduğu ve ameliyat edilmesinin gerektiği belirtildikten sonra yoğun bakıma alınmış, altı gün boyunca tansiyonunun düşük olması nedeniyle ameliyata alınamamış, sonrasında 15/06/2016 tarihinde davacılar yakını ... vefat etmiştir.
Bunun üzerine davacılar tarafından, yakınlarının vefat etme nedeninin … Hastanesindeki ihmaller ile teşhis ve tedavideki hatalar olduğu iddiasıyla bakılmakta olan dava açılmıştır.
Olayda, davalı idareye bağlı Hastanece sunulan sağlık hizmetinde hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti için Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi sonucu Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi uzmanları tarafından düzenlenen raporda; özetle "1. ... Devlet Hastanesinde görevli Dr. ...'in senkop ve kusma şikayetiyle başvuran hastaya ilk yaklaşımının (hastanın genel muayenesinin yapılması, hemogram, biyokimya ve beyin bilgisayarlı tomografi istenmesi ve tedavi olarak saat 23:00 da 500cc izotonik ve 1 amp im diclomec yapılması ) tıp kurallarına uygun olduğu,
2. İlerleyen saatlerde ... Devlet Hastanesinde ...'in beyin tomografisinde subaraknoid kanama bulunmasına rağmen tanının atlanarak evine gönderilmesinin tıbbi hata olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu hatanın Dr. Seçil Meray tarafından mı, yoksa Dr. ... tarafından mı işlendiğinin dava dosyasından ve tarafların ifadelerinden (Dr. …'ın ifadesinde: " Söz konusu tarihteki nöbetimde bahsi geçen hasta, tarafımdan görülmemiştir....) ( Dr. ...'in İfadesinde "... Bu süreç sonrası hastanede diğer servislerde yatmakta olan hastaları dolaşmak ve servis hemşireleri tarafından yapılan takipler esnasında tarafımıza bildirilen sorunları gidermek amacı ile acil servisteki hastaları Dr. Seçil Meray'a devrederek acil servisten ayrıldığı"... ) anlaşılamadığı, bu ayrımın adli tahkikatle aydınlatılmasının uygun olacağı,
3. Anevrizma kaynaklı subaraknoid kanamalarda bir ay içinde ortalama ölüm riski %30 civarındadır, bu riski doğuran faktörlerin en önemlileri birinci kanamaya bağlı gelişen komplikasyonlar ve özellikle ikincil kanamalardır. Hastalara acil tedavi yaklaşımlarının bazı komplikasyonların gelişme riskini arttırdığı ve bu nedenle de hastaların klinik stabilizasyonunun sağlanması ve ondan sonra tedavi edilmeleri gerekliliği şeklinde uygulamalarda bulunmaktadır. Bu bilgiler ışığında hasta ...'in radyoloji raporunda subaraknoid kanama belirtilmesine rağmen, tanının atlanması eve gönderilmesi nedeniyle bir uygulama hatası yapılsa da, hastaya tanısının saat 04:00 sırasında erken konulması durumunda (eve gönderilmeyip ilgili hastaneye sevk edilmesi halinde) bile, ölümüyle sonuçlanan komplikasyonların önleminin alınmayacağı göz önüne alındığında; sorulduğu üzere tanının atlanarak evine gönderilmesi nedeniyle yapılan tıbbi hatada kusur oranının 2/8 olarak değerlendirilmesi gerektiği " yönünde görüş bildirilmiştir.
İlk derece Mahkemesince, yukarıda anılan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış bulunmaktadır. İdarenin belirtilen bu sorumluluğu hukuk devleti ilkesinin doğal sonucudur.
İdarenin bir eylem ya da işleminden dolayı tazminatla yükümlü kılınabilmesi için olayda hizmet kusurunun ya da kusursuz sorumluluğunun bulunması zorunludur. İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek içinse, bir zararın mevcut olması ve bu zararın idari bir işlem veya eylemden meydana gelmesi ve oluşan zararla idari işlem veya eylem arasında illiyet bağının kurulabilmesi gerekmektedir.
İdarenin üstlendiği kamu hizmetlerini gereği gibi yerine getirmekle zorunlu olduğu; hizmetin işleyiş ve ifası sırasında gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle gerçek veya tüzel kişilere verilen zararların -hukuken geçerli biçimde ispatlanması şartıyla- idarece tazmininin gerekeceği idare ve sorumluluk hukukunun bilinen ilkelerindendir.
İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar, idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan zararı ifade eder.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
I. Bölge İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminata ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, taraflarca ve davalı idare yanında müdahil tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
II. Bölge İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminata ilişkin kısmının incelenmesi:
Davacılar tarafından, ...'in ölümünde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla davalı idare aleyhine açılan işbu tam yargı davasında olayla ilgili düzenlenen bilirkişi raporunda, ...'in beyin tomografisinde subarakniod kanama bulunmasına rağmen tanının atlanarak evine gönderilmesinin tıbbi hata olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildiğinden, ...'in hayatını kaybetmesinde hizmet kusurunun bulunduğu açıktır.
Bununla birlikte, olaya yönelik olarak düzenlenen bilirkişi raporu değerlendirildiğinde; davacıların yakınının vefatının, sağlık hizmetinin kusurlu yürütülmesinden kaynaklandığı, raporda yazılı kusur oranının, davacılar yakınının sağlık durumuna ilişkin yüksek riski ifade ettiği, başka bir ifadeyle sağlık hizmeti doğru yürütülmüş olsa dahi ölüm hadisesinin önüne geçilemeyeceğinden hareketle sağlık hizmetine ilişkin tespit edilen hatada kusur oranı ayrımına gidildiği, bu anlamda belirtilen kusur oranının davalı idare ile kusuru tespit edilen idare personeli arasındaki rücu ilişkisi bakımından bir önem arz edebileceği, buna karşı olayda davacıların ya da müteveffa yakınlarının bir kusurlarının olduğuna dair herhangi bir tespitin olmadığı, belirlenen 2/8 oranını aşan 6/8 oranına tekabül eden zarara davacıların katlanması düşüncesinin hakkaniyet ile bağdaşmayacağı anlaşıldığından, davacıların yoksun kaldıkları maddi tazminatın hesabında davalı idarenin tam kusurlu kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamakta olup, Bölge İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davacıların maddi tazminat istemleri hakkında yeni bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin REDDİNE, davacıların temyiz isteminin kısmen REDDİNE, kısmen KABULÜNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin …. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının manevi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/03/2023 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/715
Karar No : 2023/968
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : ... ve …'e velayeten ...
**VEKİLİ:** Av…
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
UETS…
**VEKİLLERİ:** Hukuk Müşaviri Av. …
TEMYİZ EDEN MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA) : …
**VEKİLİ:** Av…
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca ve davalı idare yanında müdahil tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları …'in … Murat Kölük Devlet Hastanesindeki tedavisi sırasında gereken özenin gösterilmemiş olması ve ciddi durumunun ihmal edilmiş olması nedeniyle vefatında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğunu iddiasıyla 400.000,00 TL manevi ve 2.000,00 TL (miktar artırımı ile 150.000,00 TL) maddi tazminatın işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu olayda hizmet kusuru bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişiliğine başvurulan … Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi uzmanları tarafından düzenlenen rapordaki saptamalar hükme esas alınarak olayda hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle davacılardan … yönünden 12.785.00 TL, (Kararda sehven 12.875,00 TL olarak yazılmıştır.) … yönünden 26.662.00 TL olmak üzere toplam 39.447,00 TL maddi tazminatın miktar artırım tarihi olan 20/11/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi, … yönünden 100.000,00 TL, … yönünden 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 26/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, maddi tazminat hesabının kusur oranına göre hesaplanmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğu, idarenin dava konusu olaydan tamamıyla kusurlu bulunduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, davalı idare tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, tazminata hükmedilmesi için gerekli şartların oluşmadığı, davalı idare yanında müdahil tarafından, olayda sunulan hizmetten ayrılabilen kişisel bir kusurunun bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar ve davalı idare yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının, kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Davacıların yakını … ile boşandığı eşi …'ın yolda yürüdükleri sırada ... 'ın fenalaşması üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi aranmış, ... ambulansla en yakın hastane olan … Devlet Hastanesine götürülmüştür. Ambulans görevlisi, hastanın hastaneye bayılma sonrası kusma ile geldiğini hastanede hastayı karşılayan Dr. …'e söylemiş, Dr. …, hastadan ilk olarak kan tahlili, kalp EKG'si ve BT çekilmesini istemiş, hasta bu esnada hastanede kusmaya devam etmiştir. ...'in BT sonuçları Dr. … yerine nöbete gelen Dr…'a gösterilmiş, Dr. …y ...'in eski eşi …a hastanın bir şeyi olmadığı, eve gidebileceğini söylemiştir.
Davacılar yakınının evde tekrardan fenalaşması üzerine tekrar 112 Acil Çağrı Merkezi aranmış, hasta ambulansla tekrar … Kölük Hastanesine götürülmüştür. Yeniden çekilen BT sonucunda kanama tespit edilince davacılar yakını … Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmiş, acil servisinde beyin cerrahı tarafından muayene edilmiş, durumunun ciddi olduğu ve ameliyat edilmesinin gerektiği belirtildikten sonra yoğun bakıma alınmış, altı gün boyunca tansiyonunun düşük olması nedeniyle ameliyata alınamamış, sonrasında 15/06/2016 tarihinde davacılar yakını ... vefat etmiştir.
Bunun üzerine davacılar tarafından, yakınlarının vefat etme nedeninin … Hastanesindeki ihmaller ile teşhis ve tedavideki hatalar olduğu iddiasıyla bakılmakta olan dava açılmıştır.
Olayda, davalı idareye bağlı Hastanece sunulan sağlık hizmetinde hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti için Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi sonucu Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi uzmanları tarafından düzenlenen raporda; özetle "1. ... Devlet Hastanesinde görevli Dr. ...'in senkop ve kusma şikayetiyle başvuran hastaya ilk yaklaşımının (hastanın genel muayenesinin yapılması, hemogram, biyokimya ve beyin bilgisayarlı tomografi istenmesi ve tedavi olarak saat 23:00 da 500cc izotonik ve 1 amp im diclomec yapılması ) tıp kurallarına uygun olduğu,
2. İlerleyen saatlerde ... Devlet Hastanesinde ...'in beyin tomografisinde subaraknoid kanama bulunmasına rağmen tanının atlanarak evine gönderilmesinin tıbbi hata olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu hatanın Dr. Seçil Meray tarafından mı, yoksa Dr. ... tarafından mı işlendiğinin dava dosyasından ve tarafların ifadelerinden (Dr. …'ın ifadesinde: " Söz konusu tarihteki nöbetimde bahsi geçen hasta, tarafımdan görülmemiştir....) ( Dr. ...'in İfadesinde "... Bu süreç sonrası hastanede diğer servislerde yatmakta olan hastaları dolaşmak ve servis hemşireleri tarafından yapılan takipler esnasında tarafımıza bildirilen sorunları gidermek amacı ile acil servisteki hastaları Dr. Seçil Meray'a devrederek acil servisten ayrıldığı"... ) anlaşılamadığı, bu ayrımın adli tahkikatle aydınlatılmasının uygun olacağı,
3. Anevrizma kaynaklı subaraknoid kanamalarda bir ay içinde ortalama ölüm riski %30 civarındadır, bu riski doğuran faktörlerin en önemlileri birinci kanamaya bağlı gelişen komplikasyonlar ve özellikle ikincil kanamalardır. Hastalara acil tedavi yaklaşımlarının bazı komplikasyonların gelişme riskini arttırdığı ve bu nedenle de hastaların klinik stabilizasyonunun sağlanması ve ondan sonra tedavi edilmeleri gerekliliği şeklinde uygulamalarda bulunmaktadır. Bu bilgiler ışığında hasta ...'in radyoloji raporunda subaraknoid kanama belirtilmesine rağmen, tanının atlanması eve gönderilmesi nedeniyle bir uygulama hatası yapılsa da, hastaya tanısının saat 04:00 sırasında erken konulması durumunda (eve gönderilmeyip ilgili hastaneye sevk edilmesi halinde) bile, ölümüyle sonuçlanan komplikasyonların önleminin alınmayacağı göz önüne alındığında; sorulduğu üzere tanının atlanarak evine gönderilmesi nedeniyle yapılan tıbbi hatada kusur oranının 2/8 olarak değerlendirilmesi gerektiği " yönünde görüş bildirilmiştir.
İlk derece Mahkemesince, yukarıda anılan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış bulunmaktadır. İdarenin belirtilen bu sorumluluğu hukuk devleti ilkesinin doğal sonucudur.
İdarenin bir eylem ya da işleminden dolayı tazminatla yükümlü kılınabilmesi için olayda hizmet kusurunun ya da kusursuz sorumluluğunun bulunması zorunludur. İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek içinse, bir zararın mevcut olması ve bu zararın idari bir işlem veya eylemden meydana gelmesi ve oluşan zararla idari işlem veya eylem arasında illiyet bağının kurulabilmesi gerekmektedir.
İdarenin üstlendiği kamu hizmetlerini gereği gibi yerine getirmekle zorunlu olduğu; hizmetin işleyiş ve ifası sırasında gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle gerçek veya tüzel kişilere verilen zararların -hukuken geçerli biçimde ispatlanması şartıyla- idarece tazmininin gerekeceği idare ve sorumluluk hukukunun bilinen ilkelerindendir.
İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar, idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan zararı ifade eder.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
I. Bölge İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminata ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, taraflarca ve davalı idare yanında müdahil tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
II. Bölge İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminata ilişkin kısmının incelenmesi:
Davacılar tarafından, ...'in ölümünde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla davalı idare aleyhine açılan işbu tam yargı davasında olayla ilgili düzenlenen bilirkişi raporunda, ...'in beyin tomografisinde subarakniod kanama bulunmasına rağmen tanının atlanarak evine gönderilmesinin tıbbi hata olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildiğinden, ...'in hayatını kaybetmesinde hizmet kusurunun bulunduğu açıktır.
Bununla birlikte, olaya yönelik olarak düzenlenen bilirkişi raporu değerlendirildiğinde; davacıların yakınının vefatının, sağlık hizmetinin kusurlu yürütülmesinden kaynaklandığı, raporda yazılı kusur oranının, davacılar yakınının sağlık durumuna ilişkin yüksek riski ifade ettiği, başka bir ifadeyle sağlık hizmeti doğru yürütülmüş olsa dahi ölüm hadisesinin önüne geçilemeyeceğinden hareketle sağlık hizmetine ilişkin tespit edilen hatada kusur oranı ayrımına gidildiği, bu anlamda belirtilen kusur oranının davalı idare ile kusuru tespit edilen idare personeli arasındaki rücu ilişkisi bakımından bir önem arz edebileceği, buna karşı olayda davacıların ya da müteveffa yakınlarının bir kusurlarının olduğuna dair herhangi bir tespitin olmadığı, belirlenen 2/8 oranını aşan 6/8 oranına tekabül eden zarara davacıların katlanması düşüncesinin hakkaniyet ile bağdaşmayacağı anlaşıldığından, davacıların yoksun kaldıkları maddi tazminatın hesabında davalı idarenin tam kusurlu kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamakta olup, Bölge İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davacıların maddi tazminat istemleri hakkında yeni bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin REDDİNE, davacıların temyiz isteminin kısmen REDDİNE, kısmen KABULÜNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin …. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının manevi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/03/2023 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.