‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku

Danıştay 10. Daire E.2018/970 K.2023/4317

Esas No: 2018/970 · Karar No: 2023/4317 · Karar Tarihi: 06.07.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/970
Karar No : 2023/4317

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ...

**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından; ... 'in 31/05/2013 tarihinde İstanbul Gezi Parkı eylemlerine destek vermek amacıyla katıldığı protesto gösterisi sırasında polis tarafından atılan gaz kapsülünün sol gözüne isabet etmesi sonucu yaralandığından bahisle oluşan zararlara karşılık ... için 1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi; anne, babası ve kardeşlerinin her biri için 3.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 116.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; olayın eylem alanında değil, eylem alanından ayrıldığı esnada meydana geldiği, hastane raporlarının ve polis memurları hakkında yapılan suç duyurusunun Mahkemece göz önünde bulundurulmadan karar verildiği, zararın idarenin kusurlu eylemi neticesinde meydana geldiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/07/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.


(X)-KARŞI OY :

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için; ortada bir zararın bulunması, zarara sebebiyet veren işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağının bulunması şartları aranmaktadır. Bu şartlardan birinin yokluğu, kural olarak idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırır.
Dava, davacılardan ... 'in, kamuoyunda Gezi Parkı olayları olarak bilinen eylemlerden ayrılarak Kızılay'da bulunan ODTÜ dolmuşları yönüne doğru yürümeye başladığı esnada, Ankara ili, Atatürk Bulvarı üzerinde Ankara Sanayi Odası ve ABD Büyükelçilik binalarının bulunduğu yerde polis tarafından atılan gaz kapsülünün sol gözüne isabet etmesi neticesinde yaralandığı ve sol gözünün işlevini yitirdiği, bu durumdan dolayı birçok ameliyat geçirdiği, bu sebeple oluşan maddi ve manevi zararların tazmini talebine ilişkindir.
Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2021 tarih ve Başvuru Numarası:2018/2697 sayılı kararında özetle; "56. Somut olayda başvurucu, Savcılığa verdiği beyanında katıldığı gösteriye kolluğun müdahalesi sırasında başına gaz fişeği kapsülü isabet ettiğini söylemiş; başına gaz fişeği kapsülü isabet etmesi sonucunda yaralandığı şikâyetiyle hastanede tedavi altına alınmış; başvurucunun bu şikâyet nedeniyle tedavi altına alındığı yönünde sağlık raporları düzenlenmiş, epilepsi hastalığına yakalanması ile yaralanma olayı arasında illiyet bağı bulunduğu ise Adli Tıp Kurumu raporuyla tespit edilmiştir. Başvurucunun 18/12/2012 tarihli gösteriye katıldığı yönünde Ceza Mahkemesi kararı ile bu gösterilerde yaralandığını tespit eden İdare Mahkemesinin kararı dikkate alındığında başvurucunun katıldığı toplantı ve gösteri yürüyüşüne kolluğun müdahalesi sırasında yaralandığı ve kamu makamlarının bu durumun aksini ortaya koyamadığı anlaşılmaktadır. Bu aşamadan sonra güç kullanımının kaçınılmaz hâle geldiğini ve kullanılan gücün orantılı olduğunu kanıtlama yükümlülüğü kamu makamlarına aittir.
...
58. Olayda her ne kadar görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği gerekçesiyle başvurucunun mahkûmiyetine karar verilmişse de başvurucunun hangi eylemleri gerçekleştirdiği yönünde bir tespitte bulunulmamış, bir başka ifadeyle başvurucunun eylemleri somutlaştırılmamıştır (bkz. § 21). Öte yandan kolluğun yakalamaya veya etkisiz hâle getirmeye çalışırken başvurucuyu yaraladığı yönünde bir bulguya da rastlanmamıştır. Kaldı ki İdare Mahkemesi de başvurucunun yaralanması olayında idarenin hizmet kusuru olduğu sonucuna ulaşmış ve başvurucunun yaralandığı gösteriye katılması dışında bir kusurunun olduğundan bahsetmemiştir. Dolayısıyla güç kullanımının gerekliliği ve orantılığı kolluk birimlerince ortaya konulamamıştır.
59. Ayrıca başvurucunun kendi tutumundan dolayı kendisine karşı fiziksel güce başvurulduğunu düşünmeye sevk edecek bir delil soruşturma veya başvuru dosyasına yansımamıştır. Dolayısıyla başvurucuya yönelik güç kullanılmasının kaçınılmaz hâle geldiğinin kamu makamlarınca kanıtlanamadığı sonucuna ulaşılmıştır.
60. Somut olayın gerçekleşme koşulları ve özellikleri, başvurucunun yaralanmasının niteliği ile başvurucu üzerindeki muhtemel fiziksel ve ruhsal etkileri dikkate alındığında kolluk görevlileri tarafından gerçekleştirilen muamelenin belli bir ağırlık derecesine ulaştığı ve olayda Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının gerektirdiği asgari ağırlık eşiğinin aşıldığı sonucuna varılmıştır.
61. Bu tespitten sonra kolluk görevlilerinin gerçekleştirdiği eylemin hangi boyuta ulaştığı değerlendirilmelidir. Bu kapsamda somut olay bir bütün olarak değerlendirildiğinde, özellikle başvurucuda yarattığı etki nazara alındığında eylemin eziyet olarak nitelendirilmesi mümkün görülmüştür.
62. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan eziyet yasağının maddi boyutunun ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir." değerlendirmesine yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, dosya kapsamında yer alan hastane kayıtları olay tarihi ile örtüşmektedir. Anılan hastane kayıtlarından, davacı ...'in sol gözüne gaz bombası isabet ettiği şikayetiyle söz konusu hastanelere başvurduğu görülmektedir.
Ayrıca, yukarıda aktarılan Anayasa Mahkemesi kararı da dikkate alındığında, davacının güvenlik güçlerinin olayın gerçekleştiği yerde yaptıkları uyuşmazlığa konu müdahaleyi gerektirecek eylemlerinin davalı idarece kanıtlanması gerektiği, oysa uyuşmazlıkta güç kullanımının gerekliliğinin ve orantılığının ve davacının emniyet güçlerine yönelik herhangi bir eyleminin de ortaya konulamadığı görülmektedir. Dolayısıyla davacı ...'in yaralanma anına ilişkin görüntü kayıtları bulunmasa da bu hususun davacıya yüklenemeyeceği açıktır.
Bu haliyle davacının gezi eylemler sırasında güvenlik güçlerince atılan gaz fişeğinin sol gözüne isabet etmesi sonucu yaralandığı kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davacının idarenin müdahalesi neticesinde yaralandığının kabulü ile davacılar lehine tazminata hükmedilmesi ve bu nedenle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?