‹ Ana sayfa
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi İş Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2012/13892 K.2012/15270

Esas No: 2012/13892 · Karar No: 2012/15270 · Karar Tarihi: 02.05.2012
Özet: (1) Davacı, belediyede 1991‑2004 yılları arasında işçi olarak çalışmasına rağmen, 1999‑2004 döneminde inşaat ve tarım işleri yerine büro memuru görevi üstlenildiği gerekçesiyle, Sendikalar Kanunu ve toplu iş sözleşmesinin ihlali nedeniyle 24 aylık maaş tutarında tazminat talep etti. (2) Mahkeme, davayı kısmen kabul ederek, icra dosyasına yapılan ödemeler nedeniyle alacağın konusuz kaldığını belirtti ve tazminat talebini reddetti.
MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

DAVA: Davacı, tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı ... Belediyesinde 22.04.1991 tarihinde tarım işçisi olarak işe başladığını, 18.04.1999 tarihinden itibaren statüsü değiştirilmeden Başkanlık Makamında büro memuru gibi 1. derecede özel kalem müdürlüğü ve halkla ilişkiler koordinasyonu görevini fiilen üstlendiğini, 28.03.2004 tarihine kadar bu görevini sürdürdüğünü, 01.06.2003 tarihinde Malatya ... Sendikasının yapmış olan şube seçimleri neticesinde yönetim kurulu üyeliğine getirildiğini, 10 yıla yakın bir süredir davalı kurum bünyesinde işyeri temsilciliği görevini sürdürdüğünü, 28.03.2004 tarihinde yapılan yerel seçimlerin sonrasında inşaat ve tarım işçisi olduğu, bu işlerde çalışması gerektiğinin ifade edildiğini, 12.05.2004 tarihinde davalı kuruma hitaben yazdığı dilekçe ile kendisinin 18.04.1999-28.03.2004 tarihleri arasında her ne kadar inşaat ve tarım işlerinde çalışmak üzere 22.04.1991 yılında işe alınmış ise de Malatya ... Sendikasının 10 yıla yakın bir süredir iş yeri temsilciliği görevini yaptığını, davalı kurumun bu uygulamasının Sendikalar Kanunun 29. ve 30. maddeleri ile yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesinin 12. ve 13. maddelerini ihlal ettiğini bildirdiğini, davalı kurumca gönderilen cevapta işe giriş tarihinden itibaren vasıfsız olarak belediyenin inşaat ve tarım işlerinde görevlendirilmiş olduğu, büro memuru olarak görevlendirmenin yapılmadığı, kadro işlemlerinde 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile işçi statüsünde çalışan bir personele belediyenin memur kadrolarında görev verilemez hükmü getirilmiş olduğundan böyle bir görevin verilmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, davalı kurumun Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi hükümlerini ihlal ettiğini bu nedenlerle 24 aylık maaş tutarı olan 13.000.000.000 TL. Tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini savunmuştur.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davalı, davacı tarafından kesinleşmeden icra takibine konulan Yeşilyurt Asliye Hukuk Mahkemesi 2005/20, 2008/207 E. sayılı dosyasına binaen icra dosyasına ödeme yapmıştır. Mahkeme daha önce bozulan mahkeme kararına dayalı olarak icra dosyasına yapılan ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığına karar vermiştir.

Gerçekten ödeme itiraz niteliğinde olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınır. Ancak, işçilik alacaklarının kesinleşmeden icra takibine konulması mümkün olup, artık alacağın tahsili işlemleri başlamış olmakla yapılan ödemeler hakkında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri uygulanacaktır. Dolayısıyla mahkemenin icra baskı ve tehdidi altında yapılan ödemeleri rızai bir ödeme olarak değerlendirmeden icra takibi yokmuş gibi alacakları hüküm altına alması gerekir.

Aksinin kabulü alacağın tahsiline yönelik açılmış eda davasında, eda talebinin ötesine geçerek icra dosyasında tüm alacak tahsil edilene kadar yapılan ödemelerin asıl alacağı, faizlerini, yargılama giderleri ve icra masraflarını karşılayıp karşılamadığı, alacağın icra dosyasında doğru tahsil edilip edilmediği konularının denetimi noktasına gelecektir. Sayılan işlemleri denetleme görevi yapılacak şikayet üzerine İcra Hukuk Mahkemesi ve kararın temyizi halinde Yargıtay 12. Hukuk Dairesine aittir.

Mahkemenin bozma ilamı doğrultusunda davacının alacak talebi hakkında bir karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?