‹ Ana sayfa
Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/9012 K.2023/7514

Esas No: 2021/9012 · Karar No: 2023/7514 · Karar Tarihi: 20.11.2023
Özet: Uyuşmazlık, suça sürüklenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve resmi evlilik olmaksızın dinî tören gerçekleştirmesi nedeniyle hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm gereği oluşturmuştur. Mahkeme, 15.01.2015 tarihli Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla, ilgili tutanakları and incelemeleri sonucunda hükümlerin bozulmasına karar vererek 20.11.2023 tarihinde kararını vermiştir.
MAHKEMESİ: Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2013/187 E., 2015/12 K.

SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, aralarında resmi evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yaptırma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından yapılan itirazın mahallinde değerlendirildiği anlaşılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve aralarında resmi evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yaptırma suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli ve 2013/187 Esas, 2015/12 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan suç tarihinde yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel tören suçundan 5237 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.04.2019 tarihli ve 14-2015/340031 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
2011 yılı içinde mağdurenin ağabeyi ile suça sürüklenen çocuğun kardeşi ... isimli şahsın evlendiği, anılan evlilik için belirlenen başlık parasının mağdurenin ailesince ödenememesi üzerine bu kez mağdurenin suça sürüklenen çocuk ile evlenmesi hususunda anlaşmaya varıldığı ve anılan tarihte kayden on üç yaşında bulunan mağdurenin içinde yaşadığı sosyal çevre ve yetişme tarzı nedeniyle bu duruma itiraz edemediği ve 2011 yılı Temmuz ayı içinde bu kez suça sürüklenen çocuk ile mağdure arasında dini merasim yapılarak birlikte yaşama döneminin başladığı ve anılan tarih itibarıyla suça sürüklenen çocuğun vajinal yoldan mağdure ile cinsel ilişki yaşamaya başladığının kabulüne dair Mahkeme gerekçesinde suça sürüklenen çocuğun savunması, tanık beyanları, mağdurenin beyanları, iç beden muayene raporu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla suça sürüklenen çocuğun eylemleri sabit görülmekle mağdurenin yaşının tespiti maksadıyla alınan adli raporda kemik grafilerinin çekildiği 13.09.2012 tarihinde on altı yaş sonunda olduğu bildirilmekle anılan tespite göre mağdurenin gerçekte 01.01.1997 doğumlu olduğu anlaşılmış ise de, bu belirlemeye göre de eylem tarihi olan 2011 yılı Temmuz-Ağustos-Eylül aylarında on beş yaşından küçük olduğu anlaşıldığından hukuki sonuca etki etmemesi nedeniyle yaş tashihi yoluna gidilmemiş fakat on beş yaşını ikmaliyle suçun tamamlandığı nazara alınarak suç tarihinin 01.01.2012 olarak kabulü ile sabit görülen eylemlerden ötürü mahkûmiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrasına göre itirazı kabil nitelikte olup, esasen mahallinde itiraz merciince karar verildiği anlaşıldığından söz konusu karara yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Aralarında Resmî Evlenme Olmaksızın Evlenmenin Dinsel Törenini Yaptırma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı “Aralarında resmi evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yaptırma” suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin beşinci fıkrasının, 10.06.2015 tarihli ve 29382 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27.05.2015 gün ve 2014/36 Esas, 2015/51 sayılı Kararı ile iptal edilmesi karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması karşısında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.

C. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Adlî Tıp Kurumu Diyarbakır Adlî Tıp Şube Müdürlüğü 17.09.2012 tarihli raporunda; 13.09.2012 tarihli grafilerinin tetkikine göre çekim tarihi itibarıyla nüfus kaydına göre on dört yaş sekiz aylık bulunan mağdurenin kemik yaşının on altı yaş sonu ile uyumlu olduğunun bildirilmesi karşısında suçun vasfına etkisi bakımından mağdurenin resmî kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının belirlenmesi halinde yaş tespitine esas olacak 13.09.2012 tarihli grafilerinin içinde radyoloji uzmanının bulunduğu sağlık kurulunca tetkiki ile ayrıntılı rapor alınıp, gerektiğinde Adlî Tıp Kurumundan da görüş sorularak mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması, mağdurenin on beş yaşını bitirmediğinin belirlenmesi veya resmî kurumda doğduğunun tespiti halinde ise; suça sürüklenen çocuğun cinsel ilişki sırasında mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunu bilmediği yönündeki savunması ile tüm dosya içeriği nazara alınarak olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılmasından sonra karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca oy birliğiyle REDDİNE,

B. Aralarında Resmî Evlenme Olmaksızın Evlenmenin Dinsel Törenini Yaptırma Suçu ve Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümünde açıklanan nedenlerle; Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli ve 2013/187 Esas, 2015/12 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?