Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/10111 K.2023/8
Özet: Uyuşmazlık, Yığılca Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.06.2015 tarihli kararında sanığın cinsel taciz suçundan 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin olup, sanık bu karara temyiz başvurusunda bulunmuştur. Mahkeme, sanığın temyiz isteğini kabul ederek, kararın bozulmasını ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiyine yönlendirilmesini hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI:
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yığılca Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2015 tarihli ve 2015/72 E, 2015/174 K sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğa karşı cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.06.2019 tarihli ve 2015/344721 sayılı onama görüşlü tebliğname ile daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde evli olan sanığın, düğünde gördüğü on sekiz yaşından küçük mağdureye uzun süre bakmasının ardından arkadaşlık teklifinde bulunması üzerine mağdure ve babası olan müşteki Mehmet'in Yığılca Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaatta bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiştir.
Tanık E.M.T ile müşteki Mehmet'in beyanları kısmen mağduru doğrular niteliktedir.
IV. GEREKÇE
Mağdurenin düğünde bulunduğu sırada sanığın uzun süre baktıktan sonra mağdureye arkadaşlık teklifinde bulunmak suretiyle gerçekleştirdiği eyleminin suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinde düzenlenen ve şikayet üzerine takip edilen cinsel taciz suçunu oluşturup, kovuşturma evresinde ifadesinin alındığı 12.05.2015 günlü duruşmada on sekiz yaşı içerisinde bulunan mağdurenin olaydan dolayı şikayetinden vazgeçtiği, mahkemece sanık hakkında delil değerlendirmesi yapılarak mahkumiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak neticesine göre 5237 sayılı Kanun'un TCK'nın 73 ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yığılca Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2015 tarihli ve 2015/72 Esas, 2015/174 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.
SAYISI:
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yığılca Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2015 tarihli ve 2015/72 E, 2015/174 K sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğa karşı cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.06.2019 tarihli ve 2015/344721 sayılı onama görüşlü tebliğname ile daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde evli olan sanığın, düğünde gördüğü on sekiz yaşından küçük mağdureye uzun süre bakmasının ardından arkadaşlık teklifinde bulunması üzerine mağdure ve babası olan müşteki Mehmet'in Yığılca Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaatta bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiştir.
Tanık E.M.T ile müşteki Mehmet'in beyanları kısmen mağduru doğrular niteliktedir.
IV. GEREKÇE
Mağdurenin düğünde bulunduğu sırada sanığın uzun süre baktıktan sonra mağdureye arkadaşlık teklifinde bulunmak suretiyle gerçekleştirdiği eyleminin suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinde düzenlenen ve şikayet üzerine takip edilen cinsel taciz suçunu oluşturup, kovuşturma evresinde ifadesinin alındığı 12.05.2015 günlü duruşmada on sekiz yaşı içerisinde bulunan mağdurenin olaydan dolayı şikayetinden vazgeçtiği, mahkemece sanık hakkında delil değerlendirmesi yapılarak mahkumiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak neticesine göre 5237 sayılı Kanun'un TCK'nın 73 ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yığılca Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2015 tarihli ve 2015/72 Esas, 2015/174 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.