Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2015/6510 K.2015/4724
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, hükümlünün uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı TCK’nın 191/1, 31/2, 62 ve 50/1‑a maddeleriyle adli para cezası ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanması; (2) Mahkeme, 2006/192-367 kararını kesinleştirerek infazına başlattıktan sonra 2013/200-1043 kararıyla 5 yıl süreli denetimli serbestliği ve 1 yıl sürenin devamını onaylayarak, ilgili kanunların düzenlemelerine göre hüküm açıklanmasını geri bırakıp davayı düşme kararını vermeye karar verdi.
Mahkemesi: Sulh Ceza
Kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan hükümlü ..... hakkında yapılan yargılama sonucunda, TCK'nın 191/1, 31/2, 62, 50/1-a maddeleri gereğince 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 191/2-3-4-5. ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23/1-3-5-6-8. maddeleri gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair verilen ... Sulh Ceza Mahkemesinin 09.05.2006 tarih 2006/192-367 sayılı kararı sonrasında hükümlünün TCK'nın 191/2. maddesinden kaynaklanan denetimli serbestlik tedbirine uygun davranmadığı gerekçesiyle hükümlü hakkında TCK'nın 191/1, 62, 50/1-a, 52/2-3-4. maddeleri gereğince 6000 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 191/2-3. maddeleri gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 25.12.2013 tarihli ve 2013/200-1043 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre; sanığın savunması alınmadan doğrudan ceza hükmü kurulmasında ve suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olmasına rağmen 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31/2. maddesinin uygulanmayarak, sanığın aleyhine olacak şekilde fazla ceza verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 23.06.2014 tarih ve 2014/12704/42453 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2014 tarih ve 2014/239960 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümlü hakkında TCK'nın 191/1, 31/2, 62, 50/1-a maddeleri gereğince 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 191/2-3-4-5. ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23/1-3-5-6-8. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, herhangi bir yükümlülük yüklenmeksizin 5 yıl süre denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, TCK'nın 191/2. maddesi gereğince de 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair ..... Sulh Ceza Mahkemesinin 09.05.2006 tarih 2006/192-367 sayılı kararının kesinleştirilerek infazına başlandığı, .... Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2011 tarihli yazısında hükümlü hakkında verilen 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin gereğinin yapıldığının bildirildiği ve 09.05.2006 tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinin 5. fıkrasında "Denetimli serbestlik süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum olmadığı ve yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, davanın düşmesine karar verilir" ve 25.12.2013 tarihi itibarıyla da yürürlükte bulunan CMK'nın 231. maddesine 5560 sayılı Kanunla eklenen 10. fıkrasında "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verilir." şeklindeki düzenlemeler dikkate alınarak; bu hususta da kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdirinin sağlanması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan hükümlü ..... hakkında yapılan yargılama sonucunda, TCK'nın 191/1, 31/2, 62, 50/1-a maddeleri gereğince 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 191/2-3-4-5. ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23/1-3-5-6-8. maddeleri gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair verilen ... Sulh Ceza Mahkemesinin 09.05.2006 tarih 2006/192-367 sayılı kararı sonrasında hükümlünün TCK'nın 191/2. maddesinden kaynaklanan denetimli serbestlik tedbirine uygun davranmadığı gerekçesiyle hükümlü hakkında TCK'nın 191/1, 62, 50/1-a, 52/2-3-4. maddeleri gereğince 6000 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 191/2-3. maddeleri gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 25.12.2013 tarihli ve 2013/200-1043 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre; sanığın savunması alınmadan doğrudan ceza hükmü kurulmasında ve suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olmasına rağmen 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31/2. maddesinin uygulanmayarak, sanığın aleyhine olacak şekilde fazla ceza verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 23.06.2014 tarih ve 2014/12704/42453 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2014 tarih ve 2014/239960 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümlü hakkında TCK'nın 191/1, 31/2, 62, 50/1-a maddeleri gereğince 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 191/2-3-4-5. ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23/1-3-5-6-8. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, herhangi bir yükümlülük yüklenmeksizin 5 yıl süre denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, TCK'nın 191/2. maddesi gereğince de 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair ..... Sulh Ceza Mahkemesinin 09.05.2006 tarih 2006/192-367 sayılı kararının kesinleştirilerek infazına başlandığı, .... Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2011 tarihli yazısında hükümlü hakkında verilen 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin gereğinin yapıldığının bildirildiği ve 09.05.2006 tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinin 5. fıkrasında "Denetimli serbestlik süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum olmadığı ve yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, davanın düşmesine karar verilir" ve 25.12.2013 tarihi itibarıyla da yürürlükte bulunan CMK'nın 231. maddesine 5560 sayılı Kanunla eklenen 10. fıkrasında "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verilir." şeklindeki düzenlemeler dikkate alınarak; bu hususta da kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdirinin sağlanması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.