Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2015/17074 K.2015/8134
Özet: Uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurma suçundan hüküm giyen sanığın, cezasının infazı sırasında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle açılan kamu davasının düşürülmesine dair Sulh Ceza Mahkemesi kararının, 309. maddesi uyarınca kanun yararıyla bozulmasına karar verildi. Yargıtay, ilgili kararın bozulmasını ve dosyanın mahkeme başına tevdi edilmesini emrederek, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyma konusundaki hükmü geçersiz kıldı.
Mahkemesi: Sulh Ceza
Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymaması halinde cezasının infazına dair kapatılan ... Sulh Ceza Mahkemesinin 15.03.2011 tarihli ve 2010/777 esas, 2011/226 sayılı kararının infazını müteakip hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğunun anlaşılması sebebiyle açılan kamu davasının düşürülmesine dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 20.01.2014 tarihli ve 2010/777 esas, 2011/226 sayılı kararı ile ilgili olarak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkum olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 03.09.2015 tarih ve 2014-18079/58294 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2015 tarih ve 2015/310767 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran bu gerekçelerle yerinde görüldüğünden, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 20.01.2014 tarihli ve 2010/777-2011/226 sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymaması halinde cezasının infazına dair kapatılan ... Sulh Ceza Mahkemesinin 15.03.2011 tarihli ve 2010/777 esas, 2011/226 sayılı kararının infazını müteakip hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğunun anlaşılması sebebiyle açılan kamu davasının düşürülmesine dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 20.01.2014 tarihli ve 2010/777 esas, 2011/226 sayılı kararı ile ilgili olarak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkum olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 03.09.2015 tarih ve 2014-18079/58294 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2015 tarih ve 2015/310767 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran bu gerekçelerle yerinde görüldüğünden, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 20.01.2014 tarihli ve 2010/777-2011/226 sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.