Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2015/17056 K.2015/7474
Özet: Uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan sanığın denetimli serbestlik tedbiri kapsamında yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle açılan kamu davası; Asliye Ceza Mahkemesi, 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesine göre davayı bozalık karar vererek, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğu ve yükümlülüklerini yerine getirdiği gerekçesiyle kamu davasını düşürme kararı aldı.
Mahkemesi: Asliye Ceza
Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. maddesi gereğince 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin Kadıköy (kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.12.2009 tarihli ve 2009/1337 esas, 2009/882 sayılı kararının infazı sırasında sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine, denetim süresi içerisinde 1 yıl süre ile sanığa rehberlik edecek uzman görevlendirilmesine dair aynı Mahkemenin 12.04.2012 tarihli ve 2011/229 esas, 2012/805 sayılı kararını müteakip, sanığın yeniden denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama neticesinde sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğu ve yükümlülüklerini yerine getirdiği anlaşıldığından hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanunun 191/5. maddesi gereğince düşürülmesine ilişkin ... Ceza Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli ve 2011/8 esas, 2012/8 sayılı ek kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 191/1. maddesi gereğince verilen 10 ay hapis cezasının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve henüz 5 yıllık denetim süresi dolmadığı halde, sanığa aynı Kanun'un 191/3. maddesi gereğince 1 yıl süre ile rehberlik etmek üzere bilirkişi görevlendirilmesi yönündeki tedbirin infazının tamamlanması gerekçesiyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 08.07.2015 tarih ve 2015/14355/45811 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2015 tarih ve 2015/256947 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran bu gerekçelerle yerinde görüldüğünden, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli ve 2011/8-2012/8 sayılı ek kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. maddesi gereğince 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin Kadıköy (kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.12.2009 tarihli ve 2009/1337 esas, 2009/882 sayılı kararının infazı sırasında sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine, denetim süresi içerisinde 1 yıl süre ile sanığa rehberlik edecek uzman görevlendirilmesine dair aynı Mahkemenin 12.04.2012 tarihli ve 2011/229 esas, 2012/805 sayılı kararını müteakip, sanığın yeniden denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama neticesinde sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğu ve yükümlülüklerini yerine getirdiği anlaşıldığından hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanunun 191/5. maddesi gereğince düşürülmesine ilişkin ... Ceza Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli ve 2011/8 esas, 2012/8 sayılı ek kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 191/1. maddesi gereğince verilen 10 ay hapis cezasının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve henüz 5 yıllık denetim süresi dolmadığı halde, sanığa aynı Kanun'un 191/3. maddesi gereğince 1 yıl süre ile rehberlik etmek üzere bilirkişi görevlendirilmesi yönündeki tedbirin infazının tamamlanması gerekçesiyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 08.07.2015 tarih ve 2015/14355/45811 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2015 tarih ve 2015/256947 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran bu gerekçelerle yerinde görüldüğünden, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli ve 2011/8-2012/8 sayılı ek kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.