Yargıtay 9. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/9960 K.2013/13692
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 2013/9960 E. ve 2013/13692 K. dosyasında, sanığa yönelik iftira suçundan mahkumiyet kararını, temyiz itirazlarının kanıtlanmasızlık sebebiyle reddi nedeniyle bozdu.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: İftira
Hüküm: TCK’nın 267/1, 43/2, 62, 51, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Küçük mağdurun yasal temsilcisinin, duruşmada şikayetçi olmadığını beyan etmesi ve davaya katılma talebi de bulunmaması karşısında, mağdurun zorunlu vekilinin hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından temyiz isteğinin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyizine gelince;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Sanığa yüklenen mağdur ...'a yönelik iftira suçunda; tanıklar ... ve ...'ın kolluk beyanlarına göre sanığın, annesi ...'ın parasını ...'ın çaldığını söylemesi üzerine mağdur hakkında hırsızlık suçundan şikayetçi olması şeklindeki eyleminin, suç işlemediğini bildiği bir kimseye suç atmak biçiminde olmayıp Anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu, iddiasının kanıtlanamaması nedeniyle mağdur hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş olmasının iftira suçuna vücut vermeyeceği, bu nedenle mağdur ...'a yönelik isnadı nedeniyle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilerek, yalnızca sübuta eren ve unsurları itibarıyla oluşan, mağdur ...'a yönelik iftira suçundan mahkûmiyeti yerine, sanığın suçu birden fazla kişiye karşı işlediği kabul edilip TCK'nın 43. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 1. fıkrası uyarınca cezası arttırılarak ve arttırım sırasında hesap hatası da yapılarak sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: İftira
Hüküm: TCK’nın 267/1, 43/2, 62, 51, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Küçük mağdurun yasal temsilcisinin, duruşmada şikayetçi olmadığını beyan etmesi ve davaya katılma talebi de bulunmaması karşısında, mağdurun zorunlu vekilinin hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından temyiz isteğinin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyizine gelince;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Sanığa yüklenen mağdur ...'a yönelik iftira suçunda; tanıklar ... ve ...'ın kolluk beyanlarına göre sanığın, annesi ...'ın parasını ...'ın çaldığını söylemesi üzerine mağdur hakkında hırsızlık suçundan şikayetçi olması şeklindeki eyleminin, suç işlemediğini bildiği bir kimseye suç atmak biçiminde olmayıp Anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu, iddiasının kanıtlanamaması nedeniyle mağdur hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş olmasının iftira suçuna vücut vermeyeceği, bu nedenle mağdur ...'a yönelik isnadı nedeniyle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilerek, yalnızca sübuta eren ve unsurları itibarıyla oluşan, mağdur ...'a yönelik iftira suçundan mahkûmiyeti yerine, sanığın suçu birden fazla kişiye karşı işlediği kabul edilip TCK'nın 43. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 1. fıkrası uyarınca cezası arttırılarak ve arttırım sırasında hesap hatası da yapılarak sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.