Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/8884 K.2013/229
Özet: Uyuşmazlık, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme ve kamu malına zarar verme eylemlerinin cezai sorumluluğu üzerineydi; mahkeme, 6352 sayılı Kanun ve ilgili TCK maddelerine göre sanığın eylemlerini suç olarak tanımlayarak hüküm verdi. Sonuç olarak mahkeme kararını bozdu ve yeni bir takdir için yeniden inceleme talep etti.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme
Hüküm: 1- TCK'nın 314/3 ve 220/6. madde delaletiyle TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62, 53 ve 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- TCK'nın 152/1-a, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62, 53 ve 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- TCK'nın 265/1-3, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62, 53 ve 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet (2 kez)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın kastı da dikkate alındığında; 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklaması yöntemi olarak kabul edilemeyecek olan TCK'nın 265/1. maddesine uygun "kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme" eylemlerinden açılan davalara ilişkin dosyanın 6352 sayılı Kanunun geçici 2/1. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemeye gönderilmeyip incelenmesi gerektiği anlaşılmakla;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1- Kamu kurumu niteliğinde olmayan Türk Telekom A.Ş.'ye ait bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmiş eşya niteliği de taşımayan hizmet binasının camına taş atarak kırmak suretiyle zarar veren sanığın kanıtlanan eyleminin TCK'nın 151/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden suç niteliğinin tayininde yanılgıya düşerek yazılı biçimde anılan Kanunun 152/1-a maddesi uyarınca uygulama yapılması kanuna aykırı,
2- Hükümden sonra 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 85. maddesiyle TCK'nın 220/6. maddesinde yapılan değişiklik ve anılan Kanunun 105/2-b maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 13. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nazara alınarak; sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 08.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme
Hüküm: 1- TCK'nın 314/3 ve 220/6. madde delaletiyle TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62, 53 ve 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- TCK'nın 152/1-a, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62, 53 ve 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- TCK'nın 265/1-3, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62, 53 ve 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet (2 kez)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın kastı da dikkate alındığında; 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklaması yöntemi olarak kabul edilemeyecek olan TCK'nın 265/1. maddesine uygun "kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme" eylemlerinden açılan davalara ilişkin dosyanın 6352 sayılı Kanunun geçici 2/1. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemeye gönderilmeyip incelenmesi gerektiği anlaşılmakla;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1- Kamu kurumu niteliğinde olmayan Türk Telekom A.Ş.'ye ait bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmiş eşya niteliği de taşımayan hizmet binasının camına taş atarak kırmak suretiyle zarar veren sanığın kanıtlanan eyleminin TCK'nın 151/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden suç niteliğinin tayininde yanılgıya düşerek yazılı biçimde anılan Kanunun 152/1-a maddesi uyarınca uygulama yapılması kanuna aykırı,
2- Hükümden sonra 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 85. maddesiyle TCK'nın 220/6. maddesinde yapılan değişiklik ve anılan Kanunun 105/2-b maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 13. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nazara alınarak; sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 08.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.