Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/8707 K.2012/14493
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın hırsızlık ve firar suçlarından dolayı ikinci kez mükerrir olup olmadığı ve ilgili tekerrür hükümlerinin uygulanması; Mahkeme sonucu: Tekerrür hükümleri uyarınca sanığın ikinci kez mükerrir sayılmadığı, hükümdeki hak yoksunluklarının düzeltilmesi ve mahkumiyetin kanuni şekilde devam ettirilmesine karar verildi.
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Hükümlünün kaçması
Hüküm : TCK'nın 292/1, 62/1, 58/6, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın hırsızlık suçundan dolayı Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2006 gün 1183/899 sayılı ilamıyla 1 yıl hapis cezasına mahkum edildiği, bu kararın 09.10.2006 tarihinde kesinleştiği, bu cezanın 22.01.2008 tarihinde infazından sonra 15.04.2008 tarihinde işlediği genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan dolayı Gaziantep 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2010 gün 397/438 sayılı kararı ile 1 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edildiği, bu cezanın da 14.09.2010 tarihinde kesinleşmesinden sonra 02.06.2011 tarihinde yargılamaya konu firar suçunu işlediğinin saptanması karşısında, sanığın ikinci kez mükerrir olmasına karşın hakkında ilk kez tekerrür uygulanan kişi olarak değerlendirilmesi ve ayrıca tekerrüre esas Gaziantep 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 397/438 karar sayılı daha ağır cezayı içeren başkaca mahkumiyeti bulunmasına rağmen daha az cezayı içeren Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesince 16.02.2010 gün ve 2006/450, 2010/86 sayı ile silahla tehdit suçundan dolayı 765 sayılı TCK'nın 191/2, 59 ve 647 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddeleri uyarınca hükmolunan 1650 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması hususları aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bentlerin hükümden çıkarılarak, TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına dair bölümün yerine "Sanığın mahkum olduğu hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a, b, d ve e bentlerindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya, (c) bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ifadesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.12.2012 tarihinde üye ...'un yargılama konusu olayda ikinci kez mükerrir sayılma koşullarının gerçekleşmemesi nedeniyle yerel mahkeme uygulamasının isabetli bulunduğu yolundaki görüşüyle eleştirinin bu kısmı yönünden oyçokluğu, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY:
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin 3. fıkrasındaki "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlünün koşullu salıverilmeyeceğini" ilişkin hükmün uygulanabilmesi için; sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanıp bu cezanın 5275 sayılı Kanunun 108/1. maddesi uyarınca infazı yapıldıktan sonra tekrar suç işlemesi halinde ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği ancak somut olayımızda mükerrir cezanın infazına halen devam edilmesi nedeniyle ikinci kez mükerrirliğin şartlarının oluşmadığı düşüncesiyle ikinci kez mükerrirliğin oluştuğuna dair eleştiride sayın çoğunluğun bu yöndeki düşüncesine katılmıyorum. 04.12.2012
Suç : Hükümlünün kaçması
Hüküm : TCK'nın 292/1, 62/1, 58/6, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın hırsızlık suçundan dolayı Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2006 gün 1183/899 sayılı ilamıyla 1 yıl hapis cezasına mahkum edildiği, bu kararın 09.10.2006 tarihinde kesinleştiği, bu cezanın 22.01.2008 tarihinde infazından sonra 15.04.2008 tarihinde işlediği genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan dolayı Gaziantep 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2010 gün 397/438 sayılı kararı ile 1 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edildiği, bu cezanın da 14.09.2010 tarihinde kesinleşmesinden sonra 02.06.2011 tarihinde yargılamaya konu firar suçunu işlediğinin saptanması karşısında, sanığın ikinci kez mükerrir olmasına karşın hakkında ilk kez tekerrür uygulanan kişi olarak değerlendirilmesi ve ayrıca tekerrüre esas Gaziantep 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 397/438 karar sayılı daha ağır cezayı içeren başkaca mahkumiyeti bulunmasına rağmen daha az cezayı içeren Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesince 16.02.2010 gün ve 2006/450, 2010/86 sayı ile silahla tehdit suçundan dolayı 765 sayılı TCK'nın 191/2, 59 ve 647 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddeleri uyarınca hükmolunan 1650 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması hususları aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bentlerin hükümden çıkarılarak, TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına dair bölümün yerine "Sanığın mahkum olduğu hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a, b, d ve e bentlerindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya, (c) bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ifadesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.12.2012 tarihinde üye ...'un yargılama konusu olayda ikinci kez mükerrir sayılma koşullarının gerçekleşmemesi nedeniyle yerel mahkeme uygulamasının isabetli bulunduğu yolundaki görüşüyle eleştirinin bu kısmı yönünden oyçokluğu, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY:
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin 3. fıkrasındaki "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlünün koşullu salıverilmeyeceğini" ilişkin hükmün uygulanabilmesi için; sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanıp bu cezanın 5275 sayılı Kanunun 108/1. maddesi uyarınca infazı yapıldıktan sonra tekrar suç işlemesi halinde ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği ancak somut olayımızda mükerrir cezanın infazına halen devam edilmesi nedeniyle ikinci kez mükerrirliğin şartlarının oluşmadığı düşüncesiyle ikinci kez mükerrirliğin oluştuğuna dair eleştiride sayın çoğunluğun bu yöndeki düşüncesine katılmıyorum. 04.12.2012
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.