Yargıtay9. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2012/7500 K.2013/3547
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın göçmen kaçakçılığı suçundan mahkum edilmesinin hukuki usul ve ceza miktarıyla ilgili temyiz talepleri. Mahkemenin sonucu: TCK 79/1-b, 53. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararı, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları nedeniyle bozulmuş ve karar iptal edilmiştir.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Göçmen kaçakçılığı
Hüküm: TCK’nın 79/1-b, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Temyiz edenler: Sanık müdafii, Cumhuriyet savcısı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 04.10.2010 tarihli ifadesinin, kendi avukatı olduğunu beyan ettiği Av. ... huzurunda alınmış olması ve adı geçen müdafiiye gerekçeli kararın tebliğ edilmesi gerekirken sanığa tebliğ edilmesi karşısında, sanık müdafiinin temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Göçmen kaçakçılığı suçu seçimlik hareketli bir suç olup, yasal olmayan yollardan bir yabancıyı ülkeye sokmak, yabancının ülkede kalmasına veya Türk vatandaşı ya da yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlamaktan ibarettir. Bu fiillerden birinin doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla gerçekleştirilmesi suçun oluşması için gereklidir.
Somut olayda sanığın maddi menfaat elde etmek amacıyla yaklaşık otuz kadar insanı çalıntı olduğu saptanan kapalı kasa kamyonetle İstanbul'dan İzmir'e götürmek isterken yol kontrolü sırasında yakalandığı dosya kapsamı ile sabit ise de; götürülen kişilerin yasal olmayan yollardan ülkeye giren ve ülkede kalmak isteyen yabancı veya yurt dışına çıkmaya teşebbüs eden Türk vatandaşı veya yabancı olup olmadıkları kuşkulu kalıp bu husus dosya kapsamı ile kesin biçimde belirlenemediğinden şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat hükmü kurulması gerekirken kaçan kişilerin göçmen olduğu varsayımıyla mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- Sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı ve TCK'nın 35. maddesi gereğince cezasından indirim yapılması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini,
2- Temel adli para cezasının belirlenen gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın çarpılması suretiyle bulunacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hesaplanması suretiyle TCK'nın 61/8. maddesine aykırı davranılması,
3- Hüküm kurulurken sanık hakkında tayin edilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4- TCK'nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/l-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Göçmen kaçakçılığı
Hüküm: TCK’nın 79/1-b, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Temyiz edenler: Sanık müdafii, Cumhuriyet savcısı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 04.10.2010 tarihli ifadesinin, kendi avukatı olduğunu beyan ettiği Av. ... huzurunda alınmış olması ve adı geçen müdafiiye gerekçeli kararın tebliğ edilmesi gerekirken sanığa tebliğ edilmesi karşısında, sanık müdafiinin temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Göçmen kaçakçılığı suçu seçimlik hareketli bir suç olup, yasal olmayan yollardan bir yabancıyı ülkeye sokmak, yabancının ülkede kalmasına veya Türk vatandaşı ya da yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlamaktan ibarettir. Bu fiillerden birinin doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla gerçekleştirilmesi suçun oluşması için gereklidir.
Somut olayda sanığın maddi menfaat elde etmek amacıyla yaklaşık otuz kadar insanı çalıntı olduğu saptanan kapalı kasa kamyonetle İstanbul'dan İzmir'e götürmek isterken yol kontrolü sırasında yakalandığı dosya kapsamı ile sabit ise de; götürülen kişilerin yasal olmayan yollardan ülkeye giren ve ülkede kalmak isteyen yabancı veya yurt dışına çıkmaya teşebbüs eden Türk vatandaşı veya yabancı olup olmadıkları kuşkulu kalıp bu husus dosya kapsamı ile kesin biçimde belirlenemediğinden şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat hükmü kurulması gerekirken kaçan kişilerin göçmen olduğu varsayımıyla mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- Sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı ve TCK'nın 35. maddesi gereğince cezasından indirim yapılması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini,
2- Temel adli para cezasının belirlenen gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın çarpılması suretiyle bulunacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hesaplanması suretiyle TCK'nın 61/8. maddesine aykırı davranılması,
3- Hüküm kurulurken sanık hakkında tayin edilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4- TCK'nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/l-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.